Gürbüz ÖZALTINLI
Dillerde bir “dava” sözü var. Bunun üzerinde durmak gerekir.
Toplum-siyaset ilişkisi neyin üzerinde yürür? Bu önemli bir soru.
Gündelik hayatımız sürüyor. İyi bir işimiz olsun istiyoruz. Çocuklarımız kaliteli eğitime ulaşabilsin; konforlu bir çevrede yaşayalım; kaliteli konutlarda oturalım; olabildiğince dilediğimiz malları tüketelim; tatil yapalım; dünya görüşümüze, değerlerimize karışılmasın, onlara uygun yaşayalım; etnik kimliğimiz nedeniyle ayrımcılığa uğramayalım; güvenlik içinde olalım, geceleri rahat uyuyalım istiyoruz…
Bu kadar değil elbette. Fikirlerimiz var hayata dair. Sorumluluk duyduğumuz sorunlar var. Konuşalım; gruplaşalım, sesimizi duyuralım arzusundayız. Neler oluyor “yükseklerde”; haber alalım, kanaat oluşturalım; yanlış kararlardan kaçınalım; beğenmediğimiz yöneticilerin değişmesini savunabilelim… Kurallar buna elversin diye düşünüyoruz.
Hiç kimse kuralların dışına çıkamasın. Güç kullananlar da denetlensin…
Budur siyasetten beklediğimiz dünya.
“Yeni başlayanlar” kıvamında oldu; farkındayım. Ama bana “dava” diye büyük harflerle seslenildiğinde içimden bunlar geçiyor.
***
Ne davası?
Bu saydıklarımsa dava; hayır bu “normal siyaset”… Saydıklarım önemsiz mi? Ulaşmak kolay mı? Hiç değil. Siyasi partiler bunun için var ve bu başlı başına çok zorlu bir mücadele.
Ama hayır; “dava” sözünün başka bir tınısı var. “Bu işlerle yetinmeyin; onların da en iyisini biz yaparız ama sizi daha büyük, daha ulvi bir dünyaya çağırıyoruz”diyen bir romantizm kokusu saçıyor üstümüze. Sanki bizi “adanmışlığa” çağıran bir yanı var. “Yüce bir yolda” katlanılması gereken meşakkatli bir yürüyüş ister gibi bizden…
O sadece bir parti değil; bir “hareket”… Bizim en derinde yatan varoluşsal sorunlarımıza “büyük ideal” üzerinden çare vadediyor gibi…
Böylelikle kendi varlığını, diğer siyasi rakiplerinden farklılaştırıyor. “Onlar sıradan. Onlar bu ‘küçük çıkarlar dünyasına’ ait. Onu da beceremezler; ama zaten bunlar bu topluma yetmez…” İma edilen bu.
***
“Büyük diriliş” vaadleri…” Dünyaya adalet taşıma” arayışları… “Mazlum halkların hamisi olma” iddiaları… Bunlar pırıltılı idealler. Bölgesel-küresel bir aktör olmayı hedef alan siyaset stratejisi açısından, elverişli popülerleşme konuları. Üstelik içeride de ahlaki üstünlük ve özgüven arayan topluma iyi geliyor…
Bu söyleme; başarılı, sonuç alıcı bir dış politika eşlik ediyorsa sakıncası yok.
Fakat bildiğimiz “sıradan siyaset”in gerçekleri, “dava” retoriğinden çok daha belirleyici.
Rus uçağının düşürülmesinin sonuçları; tepkiler, ambargolar, Kilis’e roket yağarken burnumuzu sınırdan çıkartamamamız; ABD’nin bizi bırakıp PYD ile savaş ittifakı yapması; AB’nin ise sadece göçmen korkusu yüzünden alttan alması… Bütün bunlar, dünyanın “ruh halinin” pek de bizim “büyük davamızı”kaldırmaya müsait olmadığını gösteriyor.
***
Daha önemlisi bu söylemin kendi içimizde yarattığı “yan etkiler”...
Bu büyülü bir söylem. Sıradan beklentilerimizi geriye iten; itebildikçe kendi gücüne alan açan bizi neredeyse sorgusuz sualsiz kendisine bağlayan; varlığını eleştirilemez kılan bir heyecanı kışkırtıyor.
Dahası; dışında kalanları değersizleştiriyor. Bir adım ötede de “düşmanlaştırma”duruyor. Farklı düşüncelerin varlığı, toplum olmanın doğal sonucu değil, “düşmanlık” olarak görülüyor. “Dava” ve “ihanet” sözcüklerinin aynı terminolojik dünyaya ait olması rastlantı değil.
İşte sağduyu böyle atmosferlerde ölür. Kitlesel tapınma buralarda başlar. Lider; bir siyasetçi olmaktan çıkar, tanrılaşır.
Ortalık entelektüelite adına bu mistisizmi üzerimize boca etmeye çalışanlardan geçilmiyor. İçeride bunca tartışmalı pratik yaşanırken; Ortadoğu’daki tıkanma ortadayken, “Sayın Erdoğan”a tek bir eleştiri; mahcup bir itiraz; bir küçük uyarı duymadığımız “aydınlar” köşelerde oturuyor. Hep “dava”ya çağırıyorlar bizi.
Açık söyleyeyim; ben dava adamı olma yollarından geçtim. Ne olduğunu biliyorum. Siyasetten beklediklerimi başlarken yazdım…
Gerisi tehlikeli bir hamaset…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023