Halil BERKTAY
T.S. Eliot’ın “en zalim ay” dediği nisanın ortasına geldik : “leylâklar / Yeşerttiği için ölü topraktan, anıları / Yeni arzularla kardığı, eski kökleri / Uyandırdığı için bahar yağmuruyla” (April is the cruellest month, breeding / Lilacs out of the dead land, mixing / Memory and desire, stirring / Dull roots with spring rain).
Ben de bakıyorum, bu 2011 ilkbaharında uyanacak köklerim, yeni arzularım, yeşerecek leylâklarım var mı (kaldı mı) diye.
Dört ay boyunca Kürt sorununa ilişkin bazı düşüncelerimi yazdım. Hani, yazarsın da, bir umudun olur, çözüme dair. Benim pek yok, açıkçası. Daha doğrusu, olması gerekirken yok, olmaması gerekirken var gibi. Bir yandan, bütün savaş söylemleri yorgun, inandırıcılığını yitirmiş. Dolayısıyla silâhlar tekrar konuşmaya başlayamazmış gibi geliyor insana. Ama diğer yandan, herşey gelip gelip siyasetin körlüğüne takılıyor. AKP bu aşamada elini göstermiyor; parlamenter mücadelede en ufak bir olumlu muhteva ortaya koymuyor; hazirandan sonra yeni bir açılım başlatabileceğine inanmayı, sırf sizin iyimserliğinize bırakıyor.
Buna karşılık PKK cephesinde de herhangi bir zekâ pırıltısı, yaratıcılık belirtisi yok. BDP bir taktik tıkanma noktasındayken, sivil itaatsizlik hareketini Mısır özentisi bir sindirmemişlikle başlattı. Bayraklı, öz savunmalı, köy komünlü “demokratik özerklik” gibi, bu geniş talepler paketini de hükümete dayatıp barışın önünü açması, pratikte çok zayıf bir olasılık. Ve tabii, iki taraf birbirinin bileğini bükmeye çalışırken kaybedilen her gün, çözümsüzlüğün pususuna yatmış bekleyen militarizme yarıyor. Bir yerde bir grup gerilla öldürülüyor; başka bir yerde, misilleme olarak mayın patlatılıyor ve askerler yaralanıyor.
Tarih, bütün hatâ ve yanılgılarıyla insanlar katından, insanî bir dolayımdan geçmeksizin ilerleyen mekanik bir süreç değil. Böyle tek bir özne bile yok, “tarih” diye. Belirli bir soyutlama düzeyinde olabilir, olacak, kaçınılmaz görünen şeyler, pekâlâ gerçekleşmeyebilir, sırf insan faktörü nedeniyle. Marx ve Engels, Komünist Manifesto‘nun girişinde, sınıf mücadelesinin bazen zaferler ve yenilgilerle, ama bazen de çatışan sınıfların birbirini yoketmesiyle (yani hiç kazanan olmamasıyla) sonuçlanabileceğini söylemişlerdi. “Sınıf” yerine başka hangi grup aidiyetini koyarsanız koyun, aynı uyarı geçerli.
Buradan siyaset ve Türkiye nereye gider, bir mesele; ben nereye giderim, o da ayrı bir mesele. Önümde üç dört ayrı patika uzanıyor. Bir ihtimal, Kürtlerden Ermenilere sıçramak; hazır 24 Nisan yaklaşırken, 1915 soykırımını yazmak enine boyuna, 96. yıldönümünde. Zira ortalığı gene yalan ve riya kaplayacak, beş on günlüğüne. Son yıllarda durum hayli değişti gerçi. Bir duvar yıkıldı; yirmi, on, hattâ beş yıl öncesinden çok farklı ve geri dönüşsüz bir ortam doğdu. Siyasî çözüm ne olur, bilemem, ama namuslu sesler hep çoğalacak ve tarihî gerçeklerin tartışılması olağanlaşmaya devam edecek. Fakat bu çerçevede de olsa, daha söylenecek çok şey var, kuşkusuz.
Yeri gelmişken belirteyim; bu alanda en umut verici gelişmelerden biri, Türkiye’nin gerçek, özgür, eleştirel tarihçilerinin seslerini duyurma kanallarının giderek çoğalıyor olması. Cemil Koçak, Hakan Erdem ve Mehmet Alkan, üçlü bir televizyon programına başlıyorlar, çok yakında. Bomba gibi bir şey yapacaklarına, hele Türkiye yakın tarihine ilişkin efsanelerin iyice tozunu atacaklarına eminim. Star‘da her pazar çıkan tarih sayfalarıyla Cemil Koçak, buna girişti zaten. İki hafta önce, Atatürk’ün öte âlemden kendisine seslendiğini öne süren Neclâ Çarpan diye birini anlatmıştı. Ben de, Atatürkçülüğün bu tür meczupları olmasa bile neden tam anlamıyla bir dine dönüştüğünü yazmaya hazırlanıyordum, ne zamandır. Acaba artık sırası geldi mi ?
Lâkin bir üçüncü olasılık var ki beni en fazla o çekiyor sanırım : Kürtlerden Ermenilere veya Atatürkçülere değil, “sol”a ve “sol”culara geçmek. Zaten sendrom ve semptomları çok benziyor (BDP de kendine “Türk solcusu” diye -Akın Birdal’a ilâveten- bula bula Ertuğrul Kürkçü’yü buldu). Kızıldere’nin yıldönümü geldi geçti; bu vesileyle bir kere daha akıl almaz “şanlı tarihimiz” güzellemeleri yazılıp çizildi (ve herhalde en hayalcilerinden birini de gene Kürkçü kaleme aldı).
Tony Judt’ın daha önce de değindiğim Postwar‘unu (Türkçeye Savaş Sonrası diye çevrilmiş; Yapı Kredi Yayınları) aylardır bir alıp bir bırakıyorum. Bu konu açısından en kritik bölümleri, herhalde 1945-53 arasıyla ilgili. (a) Sovyetler Birliği’nin ve uluslararası komünist hareketin, bizde hâlâ pek az konuşulan, ama asla “tarihin yönü”ne atfen bağışlanamayacak kötülüklerine ışık tutuyor. (b) Başta Fransa olmak üzere Avrupa’da sağ ile sol arasında ne tür “kültür savaşları”nın şekillendiğine; solu, “anti-komünistlerle aynı paralele düşmemeyi” yani bir noktada “anti-anti-komünist” olmayı her şeyin üstünde tutan bir zihniyet yapısının nasıl esir alıp dumura uğrattığına ışık tutuyor.
Önümüzdeki haftalarda herhalde bunlarla uğraşacağım. Ama hangi sırayla?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024