Halil BERKTAY
Bernstein’in görüşleri, Manifesto’dan henüz elli yıl sonra, Marksizmin Marksizm içinden ilk ciddî sorgulanışıydı. Bu yüzden 19. yüzyıl sonunda birleşik SPD içinde büyük bir tartışma çıktı. Bebel, Kautsky, Wilhelm Liebknecht gibi önemli isimler, Bernstein’ın revizyonizmine karşı çıktı. Kendisi de demokrasi ile ihtilâlcilik arasında gidip gelen; 1917 Ekim Devrimi’ne de, 1919 Spartakist ayaklanmasına da karşı çıkan; “özgürlük daima farklı düşünenin özgürlüğüdür” diyen ama “parti diktatörlüğüne dönüşmeyecek bir proletarya diktatörlüğü” hayalinden de vazgeçemeyen Rosa Luxemburg, Reform mu, Devrim mi broşürünü (1900) keza Bernstein’a karşı yazdı.
Demokratik sosyalizm, kendi içinde de demokratik ve hoşgörülüydü
Ama gene de aynı parti içinde yer almaya ve birlikte mücadele etmeye devam ettiler, çünkü o dönemin sosyalizmi henüz çok daha demokrat ve çoğulcuydu. Marksizm ve SPD özdeş değildi; biri “sıkı” ve bütünsel bir teori, diğeri genel olarak işçi ve emekçi çıkarları temelinde kurulmuş, içinde derece derece Marksistler olsa da Marksizmi biricik temel saymayan bir siyasî parti, bir kitle partisiydi. “Doğru Marksizm”den “sapmak” ihanet ve burjuvaziye hizmet olarak tanımlanmıyordu. Herhangi bir parti programının Marksizmi (sonra Marksizm-Leninizmi) veya “bilimsel sosyalizm”i birinci maddesinden vazgeçilmez ilân ederek başlaması söz konusu değildi.
Daha önce de belirttiğim gibi, bütün bunlar Leninizm, Ekim Devrimi ve Komintern’le değişti. Sırat köprüsü gibi, kıldan ince kılıçtan keskince bir “doğru teori” anlayışı yerleşti. “Proletaryanın safı” ile “burjuvazinin safı” artık kaba hatlarıyla, açık aidiyetler ve kamuoyunda deklare yer tutuşlar temelinde değil, her türlü dolayım, çıkarsama ve imâyı da içeren çok detaylı bir tarzda ayrıştırıldı. Öyle ki, nasıl 16. yüzyılda şeytan her yerdeydiyse ve rüyanda gökte uçmak şeytanla işbirliğine yeterli kanıt sayılıyorduysa, aynı şekilde burjuvazi de her yere girdi ve “parti çizgisi”nden en küçük sapma tolere edilmez oldu. “Hain”liğin sınırları, bugün Türk popüler kültüründe olduğu gibi, alabildiğine genişledi ve belirsizleşti; oportünizm suçlaması müebbet, revizyonizm suçlaması ölüm fermanı haline geldi.
Komünizm, dışa ve içe karşı, her alanda despotizm ve sektarizm anlamına geldi
Bu süreçte sosyal demokrasi ile komünizm artık farklı anlamlar kazanır ve kesin çizgilerle ayrışırken, birbirlerine ilişkin tavırları bakımından bir asimetri de doğdu, çünkü komünizmin sosyal demokrasiye karşı tavrı, sosyal demokrasinin komünizme ilişkin tavrından daha fazla değişti ve çok sert bir konuma girdi. Sosyal demokratlar genellikle komünistleri hatâlı bir yola girmiş, biraz maceracı ve biraz diktatörlük düşkünü “uzak akraba”ları gibi “aileden” saymayı sürdürdüler. Komünistler ise “aile”ye sızmış “burjuva ajanları” olarak teorileştirdikleri sosyal demokratları atıp dışladıkları gibi, kestirmeden düşman, hattâ 1931-34 arasında en büyük düşman kabul ettiler.
Bu, Bernstein gibi eleştirel bir Marksist ve sosyalistin, bırakalım bir komünist partisini veya tarihselpanteon’unu; kendine komünizmin yeni düşünsel evreninde hiç yer bulamayıp olabilecek en aşağılık “ultra” revizyonist diye lânetlenerek Dante’nin Cehennem’inin Dokuzuncu Daire’sine atılması demekti. Ne kadar muazzam bir haksızlık olduğunu ancak bugün daha iyi anlıyoruz, çünkü Bernstein sosyalizm tarihinin çok ciddî, bünyesel, endemik bir sorununa çare arıyordu. Mesele, sosyalist devrimin ve devrim yoluyla sosyalizmin (en hafif deyimiyle) ufukta gözükmediği, üstelik bu devrim inadının güncel pratiğe açıkça zarar verdiği durum ve koşullarda, sosyalist (sosyal demokrat) bir partinin ne yapıp ne yapamıyacağıyla ilgiliydi.
19. yüzyılda sosyalist devrim projesi geleceğe ilişkin bir beklentiden ibaretti
19. yüzyıl sosyalizminde, sosyalist devrim fikri (yani devrimlerin devam edeceği ve bir sonraki devrimin artık bir işçi sınıfı devrimi veya sosyalist devrim olacağı düşüncesi), bir umut, bir beklenti, hattâ Marksizmin “bilimsel”liğini ne kadar benimsediğinize göre bir inanç olarak kuvvetle mevcuttu. Ama henüz devrim fikri sosyalizm fikrini tümüyle ele geçirmemiş, sosyalizme damgasını vurmamış, sosyalizmi devrim ve devrime giden yol dışında düşünülemez hale getirmemişti. Özetle, devrimin kendi Blankist veya Leninist “patika bağımlılığı”nı yaratması söz konusu değildi.
Görülüyor ki epey bir süre devam edeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024