Halil BERKTAY
Halim ağabeyin ölüm haberi beni Floransa’da yakaladı. Böyle anlarda ilkin kaydetmem; uyuşmuş gibi olurum. GerçekliğiDuomo’nun zar zor çıktığım kubbesinden etraftaki tepelere bakarken vurdu. Yumuşaklığını, inceliğini, efendiliğini düşündüm. Geçen yılları düşündüm. Etrafıma bakındım. Şu gördüklerimi görebilseydi ne kadar mutlu olurdu; Rönesans ne kadar Halim Spatar’a göreydi ve Halim Spatar da ne kadar (hiç Maoculuğa değil) tam Rönesansa göreydi diye geçirdim aklımdan. Ona Pazzi Şapeli ile Brancacci’deki Masaccio fresklerini göstermenin ve birpalazzo avlusunda Vivaldi dinletmenin hayalini kurdum.
Çağdan çağa, kıtadan kıtaya
Geçen yıl da tam bu vakitlerde olduğu gibi (bkzFloransa’dan Kürdistan’a, 11 Nisan 2012) ve iki ayağımı kimbilir kaçıncı defa bir pabuca sokmak pahasına, bir öğrenim projesi için tekrar gitmiştim Floransa’ya. Pazar akşam döndüm; gazetelere hızla göz gezdirip barış sürecinde ne olup bittiğini anlamaya çalıştım; sonra yeniden ve daha büyük bir bavul hazırladım; Pazartesi sabah o vaziyette üniversiteye gittim; akşam üç saat ders yaptım ve 20:30’da fırlayıp taksiyle İstanbul’un Tuzla’ya göre öbür ucuna, Yeşilköy’e vardım; gece 00:45’te bu sefer dünyanın öbür ucuna, Seoul’a uçtum.
Evet, işe bakın ki, siz 17 Nisan Çarşamba günü bu satırları okurken, ben haftalardır artan bir gerilimin yaşandığı Güney Kore’deyim. Ama bu gazetecilik fırsatı, “işte olayın göbeğindeyim” türü hiçbir özel heyecan vermiyor bana. Tedirgin de değilim; biliyorum, savaş filân çıkmayacak. Tek müttefiki Çin’den bile azar işiten Pyongyang’ın, her halde iç politika kökenli blöfleri, bir şekilde sona erecek. Bense buraya görünüşte hiç alâkasız bir nedenle geldim.Bellek Politikaları ve Hatırlayış Pratikleri konulu bir sempozyumda,“Ulusal”ın “toplumsal”ı bastırıp yeraltına sürmesi: Türkiye’nin Ermeni soykırımını hatırlama ve hatırlamama biçimleri başlıklı bir tebliğ vereceğim.
Ama daha yedi sekiz yaşlarımdayken — dile kolay, 60 yıla yakın süredir — tanıdığım Halim ağabeyin ölümüyle birlikte, şimdi kafam, kendimi bildim bileli içinde yer aldığım Marksist, sosyalist solun da hatırlayış ve hatırlamayışlarına kayıyor.
1922’de Kocatepe’de şayak kalpaklı nöbetçi “şimdi yalnız suların yaptığı bir yolculuğu” düşler. Bense 2013’te, yalnız zamanın yaptığı, zaman ile birlikte çıkılan bir yolculukta, çağımızın büyük yanılsamasının büyük kederini yaşıyorum.
Soğuk Savaşın barış anlayışı
Halim ağabey 23 yaşındayken 1951’de Doğu Berlin’de Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivalleri’nin üçüncüsüne katıldığında, Soğuk Savaş başlayalı (1947’den itibaren sayarsak) dört yıl oluyordu ve Kore Savaşı da ikinci yılına girmişti. Uluslararası komünist hareket için bu, tek sorumlusunun ABD emperyalizmi olduğu bir saldırganlık örneğiydi. Barış hareketi de yeryüzünün her köşesinde bu neo-kolonyalizme karşı çıkmalı; Amerika’yı tecrit etmeye ve elini kolunu bağlamaya çalışmalı; özellikle de nükleer silâh üstünlüğünü nötralize etmeliydi. Berlin festivali bu yüzden “Barış ve dostluk için — nükleer silâhlara karşı” sloganıyla yapılmaktaydı.
Hayır, bugün daha iyi görüyoruz ki mesele bu kadar basit değildi. Altmış yıl sonra ne Stalin’e ilişkin illüzyonlarımız kaldı, ne de Kim İl-sung’a. Bizatihî Soğuk Savaşın başlamasında, 1947 Eylül Szklarska Poreba toplantısında Stalin’in empoze ettiği hızlandırılmış darbecilik politikalarının payı büyüktü. Bundan sonradır ki ABD ve Sovyetler “ara bölgeler” için birbirine girdi ve nasıl Almanya doğu-batı diye ikiye bölündüyse, Kore de 1945’te kuzey-güney diye iki ayrı işgal bölgesine dönüştü. Bu bağlamda, birleşik serbest seçimleri de (Doğu Avrupa’daki gibi) Sovyetler ve Kuzey engelledi. 25 Haziran 1950’de “bütün ülkeyi ele geçirip devrimi tamamlayabiliriz” hesabıyla Güneye saldıran da, Sovyetlerin eğittiği, ama Kim’in hırsıyla Stalin’den de habersiz davranıp Moskova’yı bir emrivakiyle yüz yüze bırakan Kuzey Kore ordusu oldu.
Peki ya Kuzey Kore kazansaydı
Sonrası, ilk çocukluk anılarım arasındadır. İzmir’de, heykele, Cumhuriyet Meydanı’na, eski liman girişine ve Pasaport vapur iskelesine bakan iki katlı bir Akdeniz Apartımanı vardı. Orada doğup büyüdüm. Konumu benzersizdi. Bütün törenler hemen önümüzde yapılır; Kore’den gelen askerî nakliye ve hastane gemileri de gene önümüzdeki rıhtıma yanaşırdı. Babaannem ağlardı, tabutlar ve ağır yaralı sedyeleri vinçle indirilir, kolu bacağı, kafası gözü sarılı diğerleri ise koltuk değnekleriyle kıyıya çıkarken. Babam olsa buna kızıp söylenirdi de, yoktu tabii; Amerikan nüfuz alanına girmenin iç politika bedeli olan 1951-52 TKP tevkifatında tutuklu, İstanbul’daydı.
Böyle böyle, ben de bu kutuplaşmada bir yere oturdum elbet. “Emperyalizmin duvarı” üzerindeki her olaya “onlar” ve “bizimkiler” diye bakmayı öğrendim. ABD ve Güney Kore birliklerini Pusan hattına hapsetmişken İnçon Körfezi çıkartmasıyla arkadan kuşatılıp zaferden olmamıza hayıflanmak da bu perspektifin bir parçasıydı.
Fakat hiç düşündünüz mü — ya Kuzey Kore kazansaydı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024