Halil BERKTAY
Murat Karayılan’ın Ahmet Altan’a mektubu söylemeye çalıştığım her şeyin teyidi gibi oldu. Tesadüf, tam da 6-8 Ekim’de, Altan Tan ve Aysel Tuğluk’un ne dediklerinden çok nerede dediklerine dikkat çekmiş; Taraf’ın “hiç kabul etmek istemedikleri derecede etkili ve prestijli” olduğu ve Kürt sorununda da “en merkezî” konuma oturduğunu vurgulamıştım.
Üstüne Karayılan’ın mektubu geldi ve birkaç şeyi birden kanıtladı. PKK önderliğinin kendisi, seçim öncesinden bu yana izledikleri siyasetin doğruluğu konusunda, aslında hiç kendinden emin değil. Eleştirilerle sarsılıyor ve bugüne kadar olmadığı derecede diyalog kurmak, Kürt ve Türk kamuoyuna seslenmek, savaşa dönüş tercihinin gerekçelerini uzun uzadıya anlatmak gereğini duyuyor.
Bu amaçla söyledikleri eksik, tek yanlı, hep kendine yontulmuş. Bir bölümü ise örgüt birliği ve disiplini uğruna proforma tekrarlanan şeyler. Taraf’a suçlamaları da hep haksızlığını koruyor. Varsın olsun. 9 Ekim’de yazdığım bu satırlar 13 Ekim’de yayınlanacak. Aradaki beş günde, eminim ayrıntılı cevaplar verilecektir Karayılan’a. Ve bunlar da PKK ve BDP için çok yararlı olacak.
Çünkü artık çok açık ki, hangi gerekçeyle olursa olsun, radikal Kürt milliyetçi hareketine karşı eleştirisizlik tavrı çok yanlış. Taraf’ın Kürt halkının haklarını savunurken PKK ve BDP’yi de icabında cepheden, dobra dobra eleştirme tavrı ise son derece doğru, bin kat daha doğru. Nabi Yağcı da birkaç kez dikkat çekti; “yetmez ama evet”çi demokratik kamuoyu, kendisinin bile farkında olmadığı kadar güçlü ve önemli. Üçüncü bir kutup olabilmesi, eleştirel ağırlığını hissettirmesi lâzım. Esasen Taraf bunu yaptı, yapıyor. PKK ve BDP’nin de “her şeye rağmen” habire desteklenme ve okşanmaya değil, asıl buna ihtiyacı var.
Bütün bunların bugün olabiliyor olması, kamusal alanda ve aydınlar nezdindeki büyük değişimle –ve dolayısıyla benim ana konumla ilgili. Geçmişte de sosyalist solun bazı grupları aylık veya haftalık örgüt dergisi formatını aşıp günlük gazete çıkarmayı denedi. Ama hiçbiri fraksiyon militanlığını aşamadı, kendini bütün topluma dinletmeyi başaramadı. Hep “kendi gerçeği”ni; ileriden geriye, ütopyasından bugüne doğru türeyen özel paradigmasını; buradan kaynaklanan yanlılık ve çarpıklıkları öne çıkardı. Buna karşılık sadece Taraf, yayın çizgisi, editoryal politikaları, haberciliği ve köşe yazarlarıyla, “gerçeğin, eksiksiz gerçeğin ve sadece gerçeğin” takipçisi olduğu güvenini uyandırdı.
8 Ekim Cumartesi akşamı, ilk defa birçok Taraf yazar ve çizeri Yakup-2’nin terasındaki bir akşam yemeğinde buluştu. Kimimiz erken geldik, kimimiz daha geç saatlerde damladık. Sohbet sırasında, ara ara uzun masanın çevresindeki simalara dalıp gittim. Hatırımda kalanlar : Alper Görmüş, Ümit Kıvanç, Murat Belge, Mithat Sancar, Namık Çınar, Orhan Miroğlu, Ayşe Hür, Ayhan Aktar, Mehmet Güreli, Erol Katırcıoğlu, Ferhat Kentel, Cahit Koytak, Melih Altınok, Mehmet Baransu, Akın Özçer, Tan Oral, Roni Margulies, Gürbüz Özaltınlı, Esra Yalazan... Baktım ve sordum kendi kendime : nerelerden geldik biz ? Niçin ve nasıl Taraf’ta toplandık ? Bir yığın kişisel farkımızla birlikte, nedir bizi böyle beş parasız gazetede ve bir arada tutan ?
Bence cevabın önemli bir bölümü 12 Eylül sonrasında ve komünizmin çöküşüyle yaşanan kırılmalarla ilgili. 1920’ler ve 30’lardan 60’lar ve 70’lere, Kemalizmi, komünizmi ve ikisinin karışımlarıyla uzanan belirli bir kültür dokusu ve belirli aydın aidiyetleri vardı. 80’lerde hepsi çöktü, yırtıldı, dağıldı. Kültürün, beğenilerin değişimi çok kafamı kurcalıyor; buna ayrıca eğileceğim. Aydın angajmanlarına gelince, şunlar hemen göze çarpıyor :
(a) 12 Eylül rejimi Atatürkçülük diye diye insanların kafasına vurdukça Atatürkçülüğün büyüsü bozuldu. Aydınlar, sosyal bilimciler, tarihçiler, solcular, derece derece “Kemalist devrimin kazanımlarını koruma ve daha ileri götürme” perspektifinden uzaklaşmaya başladı. Resmî ideoloji çok daha dikkatli bir eleştirelliğe hedef oldu.
(b) Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve Doğu Avrupa’daki dönüşümle birlikte, komünist partilerin ideo-kültürel hegemonyası diye bir şey de kalmadı. Tarihin geri dönülmez yönünü ve sosyalizmin insanlığın geleceği olacağını savunmak imkânsızlaştı. Hayat, komünizmin epistemolojik özgüveninin burnunu fena halde sürttü. Bu imparator da çıplakmış meğer. Her yerde, komünizm dâvâsına omuz vermişlikten bağımsız eleştirelliğe daha rahat bir dönüş oldu. Türkiye’nin düşünsel geriliği komünizmin daha bir süre Kemalizme tutunmasını, ondan güç almasını sağladı. Ama bu bağımsızlaşma sonuçta bizde de yaşandı. (Bunun özel bir örneği, feminizmin Marksizmden, feminist kadınların ataerkil örgütlerin “abi”lerinden tam da bu dönemde özerklik kazanmasıdır.)
Kamusal alanı bir havza veya havuz gibi düşünün. 1970’lerde bile birçok aydın hâlâ havuzun çeperinde; Kemalizme, komünizme veya her ikisinin karışımına şu veya bu ölçüde zihinsel angajman içindeydi. 1980’lerin ikinci yarısında, dairenin ortasına doğru göç başladı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024