Hasan Bülent KAHRAMAN
Seçim sonuçları açıklandıktan sonra medyada en çok duyulan sözcük 'şok.' Biz, 'şok' sözcüğüyle 'şoke olmak' sözcüğünü bir tuttuğumuz için sonuçlara da 'şok' diyoruz, sonuçlar karşısında 'şoke olanlar' da durumlarını 'şok oldum' diye açıklıyor. Velhasıl bir 'şok durumu' yaşıyoruz.
Seçimden sonra konuştuğum, hayli aklı başında olduğunu sandığım bazı insanların durumu değerlendirirken 'geldiler' dediğini duydum.
Sürekli olarak aynı sözcüğü tekrarlıyorlardı. Sonunda dayanamayıp, 'affedersiniz uzaydan mı geldiler' diye sordum. 'Geldiler' denen bu insanların 13 yıldır (hatta bir dostumun düzeltmesiyle bin yıldır) burada ve iktidarda olduğunu belirttim, kendime de şaşarak. Anladım ki, bu sürenin iktidarını hiç mi hiç kaydetmemişler.
Kimseyi rencide etmek istemiyorum. Ama bu durumu iki şekilde açıklayabiliriz. Birincisi, daha 2002'de 'geldiler' derlerken de 1994'ten beri muhafazakârların, hiç değilse diyelim İstanbul'da ve Ankara'da yerel yönetimlerde iktidar olduğunu unutuyorlardı ve 'büyük korkularını' dile getiriyorlardı. (Bu 'büyük korku' ('la grande peur') Fransız Devrimi sonrasında ortaya saçılan kralcı söylentiler nedeniyle köylünün duyduğu 'büyük korkuya' verilen addır. Tamamen hayalidir. Bence üstünde düşünelim derim.)
Aradan geçen 13 yılda kimin iktidar olduğunu bu kesim, belki gerçeği kabullenememenedeniyle kaydetmemiş, şimdi, henüz 'geldiler' sanıyor. İkincisi, tam da bu nedene bağlanabilir: 13 yılda bu iktidar o kesimin korkusunu 'gerçekleyecek', doğru çıkaracak bir tutum içinde olmamış. 'Kaydedilmemesi' bu nedenle. Buna rağmen hâlâ bir şeyler yapacaklar korkusu devam ediyorsa ortada cidden sosyal psikoloji açısından önce çözümlenmesi sonra da çözülmesi gereken bir durum var demektir.
Fakat dediğim gibi bu konuyu sadece bir realite olarak tespit etmekle yetinmek vespekülasyona tabi tutmamak istemiyorum. Nedeni, o kesimi anlayabildiğimi sanmamdır. Ve bütün bu duygunun altında yatan unsur bu kesimin elifi elifine 20 yıldır siyaseten temsil edilmemesidir. Buna alıştıkları, benimsedikleri toplum yapısının, siyasal sistemindönüştürülmesini ekleyelim. Durum gerçekten ağır, o açıdan bakınca.
Gerçi bahsettiğim şartlarda söz konusu kesimin sorunu kendi ideolojisinde ve onun kendisini bir türlü temsil etmeyi başaramayan partisinde araması gerekir. Ama haydi bunu bir yana bırakalım ve resme daha geniş bir açıdan bakalım. Bir demokrasi problemiolarak görelim mevcut hali, bütün 'sekter' boyutuna rağmen.
Bu durumda yapılması gereken sorunu gene bir 'iktidar sorunu' olarak tanımlamaktır. Yani öncelikle iktidarın çözmesi gereken bir problem var ortada. Ne yapalım ki öyle. 'Hiçbir şey yapmadım' veya 'her şeyi yaptım' demek yetmez. Bu kültürel kod üstünden gelişen algıyı dönüştürmek zorunda iktidar.
Yolu, seçim sonrasındaki konuşmalarla ortaya koyduğu politikayı uygulamasıdır. Yani, 'rıza' (consent) alması, içinde bulunduğumuz ve geliştirmeye çalıştığımız demokrasiyi literatürdeki anlamına kavuşturup 'rıza demokrasisine' dönüştürmesidir. Demokrasi, sayısı veya oranı küçük ama manevi ağırlığı yüksek kesimle soyut kabuller düzeyinde ittifak kurmaktır. Hani 'kimsesizlerin kimsesi' derken Akparti'nin şimdi bu kesimi de kapsaması gerekiyor. Ne yapalım ki, böyle...
Yeni dönemin politika planlamasında bu yaklaşımın öncelikli olacağını seziyorum. Onun için belirttim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025