Hasan Bülent KAHRAMAN
Bir ülkede sanayinin gelişimi başka şeydir, bir sanayileşme döneminin yaşanması başka.
Türkiye, Batı'nın 19. yüzyılda iliğinde kemiğinde yaşadığı, şimdi 200. doğum yıldönümü kutlanan Dickens'ın romanlarında anlattığı, sanayileşme döneminden geçmedi.
Biz sanayileşmeyi yaşamadan bir ölçüde sanayi kalkınması sağladık. Oysa sanayileşme sadece sanayi üretimiyle değil onunla bütünleşmiş bir zihniyet üretimiyle de ilgilidir. Bu zihniyet disiplin temeline oturur.
1980'lerdeki post modern oluşumlar sanayi döneminin Batı'da ürettiği zihniyeti elbette yerden göğe kadar haklı olarak eleştirdi ama bu aynı Batı'nın bugün de sanayi döneminde ürettiği alışkanlıkları kullanmaması anlamına gelmez.
Sözünü ettiğimiz zihniyetin özünü sanayi disiplini dediğim davranış meydana getirir. Marks'ın Kapital'i yazmasına, işçi sınıfı partilerinin doğmasına, Lenin'indemokratik merkeziyetçilik dediği yapının oluşmasına bu anlayış yol açar: fazla uzatmadan söylersek, bu, çalışma disiplinidir. Sanayi demek insanın ekmeğinitaştan değil disiplinden çıkartmasıdır.
Fabrika ve kol işçiliğinin hâkim olduğu dönemde insanlar belli saatte yatar, belli saatte kalkar, işini yani emeğini ve o emekle gerçekleştirdiği üretimi en önemli varlık nedenlerinden biri sayar. (O arada sömürüldüğünün, yıpratıldığının da bilincindedir ve bu olumsuzlukların üstüne de aynı disiplinle gider.) Türkiye bu aşamadan geçmedi, ya da toplumun çok az bir kesimi bu alışkanlıkla bütünleşti. Bu ülke çok uzun yıllar boyunca tarım toplumu yani bir köylü toplumu olarak kaldı. Bir ara 1970'lerde bu anlayışı kırmak istediyse de başarılı olamadı. Köylülüğün çözülmesi, insanların emeğe dayalı üretimle ve kentsel mekânla karşılaşması ancak 1980 sonrasında kendisini gösterdi.
O dönem bile çok yetersizdir. Köyden kente göç eden nüfus 1950-80arasındakinden de farklı bir biçimde, sanayiye değil ucuz emek arzına yönelmiştir, ne işçi olmuştur ne de köylü kalmıştır. Kent hayatına uyumsuz, anomiyi yanitoplumsal düzensizliği besleyen bir karakter taşımıştır.
Diyorum ki, hükümet, başarır veya başaramaz, doğrudur veya yanlıştır, onu sonra tartışacağız, adım adım geliyoruz, fakaterken mesai saatleriyle bu disipline ulaşmaya çalışıyor. Bunu örmeye, inşa etmeye uğraşıyor. Bunu, bilerek ya da bilmeyerek, İslami püritanizmin yani sadeliğin bir uzantısı olarak biçimlendiriyor. Bir modernleştirici parti olarak bu iradenin, bu disiplinin o yolu daha hızla açacağını düşünüyor, varsayıyor.
Aslında bu toplumda neredeyse herkesin şikâyet ettiği birçok düzensizliğin altında yatan bir gerçek bu, sanayi döneminde meydana gelen disiplinin, ölçülülüğün, kurallılığın olmaması. Sadece trafiğin nasıl kullanıldığına bakmak yeter bunu anlamak için. İş disiplininin, sorumluluğunun, hatta etiğinin yeteri kadar güçlü olmaması da aynı nedenden kaynaklanıyor.
Öte yanda bu iddia yapayalnız, sadece kendi varlığıyla kaim olarak çıkmıyor ortaya. Başbakan Erdoğan, Kızılcahamam'da yaptığı konuşmada, "sigara içmeyin, daha az içki için, lüks değil ucuz araba kullanın" dedi. Manası açık:
Erdoğan, yeniden biçimlenen, gitgide zenginleşen, daha fazla harcayan, tüketen orta sınıfa daha az ama burjuvaziye daha fazla yüklenerek bir tasarruf toplumu yaratmaya çalışıyor. Ekonomik krizlerden korunmayı gerekçe olarak gösteriyorsa da Erdoğan'ın maksadının iktisat teorisinin meşhur tasarruf-yatırım denklemini harekete geçirmek olduğu, toplumu savurganlıktan alıkoymaya çalıştığı açık, hatta kesin. Bu da o sanayi dönemi disiplininin bir başka uzantısı.
Dünyanın 19. yüzyıl sanayi dönemi alışkanlıklarını aştığı, yatay ve mikro düzeyde örgütlendiği, gitgide kendi kendisini denetlemeye çalıştığı bir dünyada erken mesai anlayışıyla bir yere varılabilir mi? Bana göre zor bir proje. Ama hükümetin arkasında kendisine büyük destek veren orta sınıfa rağmen böyle bir öneriyle ve iddiayla ortaya çıkması önemlidir. Onun popülist bir anlayıştan bir kitle anlayışına geçtiğini gösterir ki...
Çok güzel bir yere geldi konu, cumaya yazayım devamını...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025