İbrahim Kahveci
Yakın tarihimiz ‘ekonomik krizler’ tarihi olarak tanımlanabilir. 94 krizi, 2001 krizi ve/veya 2008-09 küresel kriz.
Ekonomik krizin en temel dayanağı 1 yıl gibi bir süre içerisinde sert bir daralma ve ardından derhal toparlanma...
Ani sert bir acı ama kısa süreli bir acı...
Sonra 2014’de yeni aşamaya geçtik. Önce yatırımlar durdu... Ve işsizlik artmaya başladı. 2015 ve 2016 adeta ‘büyük buhrana’ giriş işaretleri geldi. Özellikle 2017 yılı adeta buhrana girmiş ama bunu kredi balonu ile ötelemeye çalıştığımız yıl olarak görebiliriz.
2016 yılı mayıs ayından itibaren finansal göstergelerimiz ilk kez emsal ülkeler olarak görüldüğümüz Brezilya, G Afrika’dan ayrışmaya başladı.
2016 başında 1 ABD dolar 4,0 Brezilya Reali ediyordu. Şimdi ise 1 dolar 5,2 real.
016 başında 1 ABD doları 3,0 Türk Lirası ediyordu. Şimdi ise 1 dolar 18,7 lira.
Güney Afrika parası ise 2016 ve şimdi dolar karşısında halen 17 Rand değerinde.
Emsal ülkeler ile ne kadar büyük kopuş yaşadığımızı buradan anlamış olursunuz. Bolsorano bile Brezilya Realini bu kadar bozamadı.
***
Türkiye ‘Büyük Buhran’ içerisinde hem ekonomik hem de yapısal çöküşler yaşadı. Gelir dağılımı bozuldu, ücret seviyeleri geriledi. Buna karşılık varlık fiyatları çok hızlı yükseldi.
Alım gücü düştükçe ve umutlar söndükçe bu çöküş evlerin içine düştü... Millet çocuk bile yapamaz noktaya geldi.
2014-2022 arası adeta kayıp yıllar oldu. Emsallerimiz ilerlerken Türkiye dünya sıralamasında hızla irtifa kaybetti. Artık 16. büyük ekonomiden 20. sıraya geriledik ve bu düşüş duracak gibi de değil...
Bir zamanlar dünyanın en zengin 7. ülkesi olan Arjantin şimdilerde 27. sırada yer tutmaya çalışıyor... Bu kadar zenginlik nasıl bu kadar fakirliğe dönüşebiliyor?
İşte bu sorunun cevabı “yapısal çöküşte” yer alıyor.
Yapısal çöküş öyle anlık ve kısa vadede anlaşılacak bir durum değildir. Yavaş yavaş zayıflar ve geride kalırsınız.
Mesela önce adalet çöker ama kimse umursamaz... Rabia Naz öldürülmüş olsa bile orada, uzakta dediğinizde aslında yapısal çöküşü kabullendiniz demektir. Kendi evladınızın geleceğini karartmaya başladınız demektir...
Çünkü adalet çökerse ülke de çöker. Bu kesin kuraldır... Hiç ama hiç şaşmaz. Ama yıllar içinde sinsice çöküşe girersiniz. Ama çoğu kimse ömrü boyunca bile bunu anlayamaz.
***
Buhran ve yapısal çöküşler hakkında geçmişte defalarca yazdım. Bugün bu yazıyı yazmamın nedenine gelelim.
Son bir kaç hafta içinde Türkiye farklı bir yola girdi. Mesela döviz mevduatları hızla azalırken yerine TL mevduatları artıyor. 21 Ekim 30 Aralık arasında (BDDK verileri) yabancı para mevduatları 20 milyar dolar azaldı. Aynı dönemde KKM’de de 2,7 milyar dolar çözülme oldu.
Paranın izini son 2 aydır sürekli takip ediyoruz. Ve paranın TL’ye gittiğini daha önce de yazdığımız gibi şimdi de aynı adresi gördük: KKM ve resmi mevduatlar hariç TL mevduatı 1,94 trilyon liradan 2,82 trilyon liraya yükseldi.
Yabancı para mevduatlarında (KKM dahil) 22,7 milyar dolarlı azalış yaşanırken TL mevduatlarında 46,8 milyar dolar karşılığı artış yaşandı.
İyi ama neden?
Bunu da yine Merkez Bankası verilerinden izliyoruz. Eylül ayı başında MB faizi %13,0 iken ülkemizde 1-3 ay vadeli TL mevduat faizi %18,3 seviyesindeymiş. Eylül sonrası TL mevduat faizlerinde başlayan yükseliş halen sürüyor ve 30 Aralık haftasında %24,17’ye çıkmış oldu.
TL mevduat faizleri o kadar hızlı yükseliyor ki, bu yükseliş sonucu TL mevduat oranı %22 seviyelerinden yüzde 32 seviyelerine çıktı. Tabiri caiz ise şu anda liralaşma yeni başladı.
İyi ama ne karşılığı: Faizlerde yükseliş karşılığı.
Bunu neden söyledim? Çünkü artık kredi faizlerinde de az da olsa yükseliş başladı. TL maliyetindeki artışın kredi maliyetine yansıması zaten beklenen sonuç olmalı. Ama henüz yeterli yansımadığı da ortada...
***
Ticaret Bakanlığı yaptığı ankette 2023 ilk çeyrekte ihracat beklentisi hızla gerilerken ithalat beklentisi artmaya devam ediyor.
Zaten 2022 yılında İhracat diye çıkılan yolda ithalat patladı. Bu ne anlama geliyor derseniz söyleyeyim: Şu anda bir sistemsel sorunla karşı karşıya kalıyoruz. Ya modeli akla ve bilime uygun yürütmek zorunda kalacağız ya da sistemsel krizler yaşayacağız.
Her halükarda bu yılın ilk yarısı iyi geçmeyecek. Kârlar azalacak, talep düşecek ve işsizlik artacak...
***
Aslında iktidar muhalefete seçimi kazandırmak için elinden geleni yapıyor. Ama muhalefetin de seçimi kazanmamak için yaptığı çalışmaları takdir etmek gerekir.
Bakalım bu yapısal çöküş öncesi sistemsel tıkanıklıklar bize nasıl bir çıkış yolu sunacak... Umarım bir çıkış yolu haritası oluşturulur. 
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026