İbrahim Kahveci
Öncelikle mesele şu... Adayın isminin sanıldığı kadar çok çok önemi var mı?
Yani ülke yanarken, adeta uçuruma giderken illa aday ismi üzerinde çok fazla durmanın o kadar hükmü olmalı mı?
Bu konuda iki örnek lider önümüzde duruyor: Önceki iki Cumhurbaşkanlığı seçiminde ana muhalefet partisi lideri olmasına rağmen aday olmayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.... Ve bu seçimde daha ilk baştan aday olmayacağını “Ben Başbakan olacağım” diye açıklayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener....
Konunun bir de ideal aday ile reel aday kısmı var. Bunu şöyle izah edeyim: Ülke bu derece büyük yıkım ve sıkıntılar altındayken bu sorunları ve sorumluluğu taşıyabilecek ideal aday ile reel aday ayrımı... İdeal aday, ülkemizi bu derin uçurumdan kurtaracak ve büyük değişimi sağlayacak aday olarak söylenebilir. Kılıçdaroğlu’nun “Sadece iktidar değişimi yetmez, daha büyük zihniyet değişimler lazım bize” demesi ile de izah edebiliriz.
Evet, Ülkemiz tabiri caiz ise adeta içten yıkılıyor. Ben buna YAPISAL ÇÖKÜŞ diyorum. Batı Roma İmparatorluğu’nu çöküşe götüren sürecin çok benzerini yaşıyoruz. Temel yapılarımız, kurumlarımız, inanç dünyamız ne varsa çöküntü içerisinde... Keşke basit bir ekonomik kriz ve/veya bunun bir kaç adım ilerisi olan 3-5 yıllık ekonomik buhran yaşıyor olsak.... İnanın bunlar bile yaşadığımız yapısal çöküşün yanında küçük bir detay kalır.
***
Peki, reel aday nedir?
Bazen öyle fırtınalar eser ki algı gerçeğin önüne geçer... Toplumların algı düzeyi ile reel düzeyi çok farklılaşabilir.
Hep söylediğim cümleyi tekrar edeyim: Bizler ülkemizin kaybettiği parayı bulabilir ve geri kazanabiliriz ama kaybettiğimiz realiteyi-aklı daha zor bulur ve geri kazanırız.
Bu durum paradan daha ciddi bir meseledir.
O zaman durum nedir? İdeal adaydan ziyade reel aday bu süreçlerde daha etkin olabilir mi?
Toplumu değiştirmek ve değişimi sürece yaymak maalesef kısa vadede sağlanacak bir başarı durumu göstermiyor.
Mesela salgında 100 bin kişilik fazladan ölümün üstü örtülmüş ama şimdi açığa çıkınca kimseden doğru dürüst bir ses çıkmıyor. Ya da depremde devletin mevcut yönetim sistemi ve kadroları ile adeta çöktüğü görülmüş ama buna da doğru dürüst refleks gelmiyor.
Nass... denilerek ekonomi adeta batırılma noktasına getirilmiş ama bir çok kesim hala ülkenin uçtuğunu söyleyebiliyor.
Realiteyi kaybetmiş bir toplumdan akılcı bir tercih beklemek de realite dışı bir davranış olmaz mı? Ya da daha düne kadar orta sağda yer alan geniş seçmen kitlesinin bu derece nasıl radikalleştiğini hiç mi hesaba katmayacağız?
***
Evet, çok ama çok büyük bir yıkımla karşı karşıyayız. Bu yıkım deprem yıkımı değil, aynı zamanda ülkemizin gelecek yıkımıdır.
Öz yurdunda barınamayan bir toplum haline geldik. Barınma ihtiyacı hat safhada ve yabancı istediği gibi konut-kira fiyatlarını artırıyor. Ama aynı zamanda açlık için çalışan bir ülke olduk. Çünkü ücretler açlık sınırı ile yarışıyor.
Ne kamu maliyesi düzgün, ne de döviz varlığı... Ne dış borç belli ne de iç borç... Ülkenin yardımlaşma kurumu olarak göreceğimiz Kızılay bile bir şirket konumunda çalışmaya başlamış.
Doğudan vasıfsız göç alıp Batı’ya vasıflı göç veriyoruz. Sadece bu durum bile bizim yapısal çöküşümüze bir nedendir.
Eğitim sistemi çökmüş, kasiyerlik ve moto-kuryelik için üniversite okuyan bir ülke haline gelmişiz..
Kısaca her alanda çöken bir ülke durumundayız... Burada saymakla bitmez.
Ama en önemlisi şu olmalı: Hızla yaşlanıyoruz ve fakiriz...
80’lerde temeli atılan değişim süreci 90’larda kesilmiş ve hâlâ keseden yiyoruz. Yaşlı ve fakir bir ülke olacağız.
Çok acil ama çok acil büyük değişimler gerekiyor. Tekrar edeyim, bize reform yetmez devrimler lazım...
Bu çerçevede gelelim seçimlere... Türkiye’ye bu büyük değişimi kim sağlayabilir? Kim kısa sürede bağımsız bir Türkiye için güçlü ekonomik temelleri oluşturabilir? Vs vs vs..
Biliyoruz ki bu büyük değişim bir kişiye bağlı olarak gerçekleştirilemez. Zaten devlet aklının bir kişinin aklına indirgenmesinin büyük sancılarını yaşıyoruz. Bu da demektir ki bu süreç güçlü ve kararlı bir ekiple gerçekleşebilir. Nitekim bunu “ortak politikalar metninde” net olarak görmüştük.
Geriye ne kalıyor?
1- Ortak çalışmayı ve ortak hazırlanan büyük değişim politikalar metnini gerçekleştirecek ekiple beraber koordinasyonu sağlayacak bir öncü başkan...
2-Halkın algı düzeyine uygun bir perde önü Başkan...
Aslında bir çok vasıf daha sayılabilir ama maalesef burada iki temel noktaya dikkat çektik.
Kimi perdenin önünde sahneyi alır, kimi de perdenin arkasında asıl oyun yönetimini sağlar.
Ülkenin durumu ortada iken perdenin önümü yoksa arkası mı hesabı sanırım yapılamaz. Zaten iki liderin açıklamaları bunu göstermiyor mu?
Umutlu olmak için nedenlerimiz çok fazla... Realiteyi görmemiz her şey için yeterlidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026