İbrahim Kahveci
Bugüne kadar kaç ülkenin mallarını boykot ettiğimizi inanın hatırlamıyorum. Fransızların mı? Yok galiba İngilizlerindi...Belki de İtalyanların. Galiba Uzakdoğu ülkesinin bile mallarını boykot etmiştik.
Mesela son Hollanda olayını hatırlayın. İlk aklımıza gelen şeylerden biri de boykottu. Hemen listeler hazırlandı... Ve ardından Hollandalı ürünleri almayın kampanyaları başladı.
Tabii ki bu boykotlar hep sahipsiz yapıldı. Türk Milletinin vatan sevgisine dayıyordu sırtını. Ve olaylar kendi kendine gelişen bir zincir şeklinde gerçekleşiyordu.
***
Bir aralar sanırım Çin malları için listeler hazırlanmıştı. Ama liste o kadar kabarıktı ki, hacca bile gidilemez olduğumuz anlaşıldı. Bir ara da Almanlara karşı yine sertleşmiştik. Ama bütün lüksümüzü meğerse onlar karşılıyormuş.
İşi bilenler anladı ki, altyapımızı da Almanlar sağlıyormuş.
Ya Ruslar... Enerji hatları ile onlara bağlı olduğumuzu gördük. Biz boykot yapamadık ama Ruslar acayip boykot yaptı.
2015yılında ülkemize 3 milyon 652 bin Rus turist gelmişti. Oysa 2016 yılında gelen Rus turist sayısı 856 bine geriledi. Birden Rus göremez olmuştuk.
İşin bir de domates boyutu var tabii. İsterseniz o konuya hiç girmeyelim.
Şimdi bir hatırlatma yapalım: Ülkemizde para harcayan ve kalabalık olan turist iki ülkeden gelir. 2014 rakamları ile vereyim: (Merkez Bankası ‘ödemeler dengesi’ verilerinden)
Rus turist: 4 milyon 482 bin
Alman turist: 5 milyon 252 bin
Burada unutmayalım ki diğer B.D.T. ülkeleri adı altında gelen 4 milyon 322 bin turistte Rusya etkisi altında. Veya Avrupa’dan gelen 19 milyon 172 bin turistin bir kısmı da tabiri caiz ise Almanya’dan etkileniyor. (Veriler 2014 yılına ait)
2002-2016 yıllarında ülkemize güvenerek elini taşın altına koyup yatırım yapan yabancılar 139 milyar dolar getirmiş. Bu paranın da 104 milyar doları Avrupa’dan. Bu ülkelerden ise 22 milyar dolarla Hollanda ilk sırada yer alırken, Almanya 8,9 milyar dolarla yine ilk sıralarda yer alıyor.
Kısaca diyeceğim o ki; biz çok akıllıyız. Milli duygularımızla hareket ederek derhal boykotlarla ‘dünyayı’ dize getiriyoruz. Ama Almanlar hiç akıllı değil.
Burada çok önemli gördüğüm bir noktaya değinmem gerekiyor: Acaba bir ülkeye ajan-provokatörler iş adamı kisvesi altında gelemez mi? Mesela tekstil-konfeksiyon sektöründe en büyük pazarımız olan Alman alıcılardır. O alıcılar bize tuzak kuramaz mı? Biliyorsunuz ki bu sektörler ülkemizde istihdamın belkemiğini oluşturuyor. 5 milyon civarında kişi tekstil-giyim sektörlerinde çalışıyor...
Ayrıca 3,5 milyon kişi de Almanya’da yaşıyor. Onlarında bir durumu var tabii.
2011 yılında Ülke TV’de artan işsizlik ve gelir dağılımı bozukluğuna bağlı olarak, “Radikalleşecek Batı’dan bu gurbetçilerimizin geri dönüşüne hazır olalım”demiştim. Galiba öngörüm bazı ufak sapmalarla tutuyor...
Artık herkes gurbetçiler için sofraya bir tabak daha eklesin derim.
3 milyon Suriyeli göçmene ek olarak
3,5 milyon gurbetçi göçmenimiz olabilir.
Bizim yüreğimiz zengindir. Misafirperverliğimiz meşhurdur. Gurbetçiler her ne kadar anavatanlarına dönecek olsa da, artık yabacılarıdır kendi memleketlerinde.
Hazırlanalım derim.
Ek: Dış politika nedir? Nasıl belirlenir ve nasıl sürdürülür? Ülkeler birbirlerine hep hasmane mi davranırlar? Karşılıklı çıkarlar mı- kişisel konumlar mı politika belirlemede etkili olur? Bu konuda son yıllarda en iyi bulduğum yazı Dünya Gazetesinde İlter Turan’ın “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok’ mu?” başlıklı makalesi oldu.
Bence bi okuyun.
İş dünyasına
Türkiye, çok önemli değişim işaretleri veriyor. Bugüne kadar Bati ekseninde bütün konumlarını belirleyen iş dünyamız mevcut. Oysa yeni rota hiç de eski perspektifle uyumlu değil. Artık Alman ortaklığı, İngiliz işbirliği, ABD sermayesi bizim yeni rotamızda çok anlam ifade etmiyor. Ülkemiz yeni bir yol haritası ve yeni bir işbirliği alanı içerisinde.
Mesela artık Şanghay işbirliği örgütünü daha ciddi şekilde ele almamız gerekiyor. Yeni ortaklıklarımız, üretim alanımız ve satış pazarımız bu alana göre şekillenecek. Körfez bile istikrarlı hedef pazarımız olacak durumda değil. Ama asla ana pazarlarımız arasından çıkmayacak.
Teknolojiyi artık Batı’dan değil, Doğu’dan alacağız. Satışlarımızı Körfez ve Afrika’ya yoğunlaştıracağız. Benim siyasi söylemlerden çıkardığım işaretler bu yönde. En azından bir kapı kapandığında, artık ayazda kalmayacağız. Aralayacak yeni kapılarımız var ve de olacak.
Bütün mesele, bu yeni yönelime karşı iş dünyası nasıl refleks verecek? Eski ortaklık ve sermaye yapıları ile Yeni Türkiye’ye nasıl ayak uyduracaklar?
Galiba heyecanlı ve hareketli bir dönem bizi bekliyor. Eski alışkanlıklarımız artık olmayacak. Yeni dönemi önceden kavrayan kazanacak. Ve eskiler bir bir sahneden silinecek. İsteyen beklemesin; şimdiden gitsin.
Ya da, siz bilirsiniz!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026