İbrahim Kahveci
Cari açık ve bütçe açığı...
İşte buna çifte açık diyoruz. Çifte açık demek, risk artışı demek. Bu nedenle çifte açığa gitmeden ekonomiyi yönetmemiz gerekiyor.
Bir başka mesele de faiz artışı...
Faiz artışı çözüm olur mu? Faizi artırarak döviz kurlarını bir dengeye getirebilir miyiz?
Gelin bu iki meseleyi ele alalım.
Öncelikle çifte açık meselesine bakalım: Türkiye olarak 2001 sonrası nerede ise kronik bir cari açık sorunu yaşıyoruz. Daha az üretiyor-daha çok tüketiyoruz. Haliyle yabancılara karşı döviz açığımız oluyor. Bu açığı da büyük oranda yine o yabancılardan dış borç alarak kapatıyoruz.
Cari açık sorunu aslında ekonomide işler iyi durumda iken çözülmeliydi. Ama siyasi irade ile çözemediğimiz bu sorunu şimdi piyasa iradesi ile ve de ceza ödeyerek çözeceğiz. Artan kurlar ithalatı azaltacak, ihracatı artıracak ve daha az tüketimle cari açık oranımız düşecek.
Tabii ki bu arada ekonomimiz de yavaşlayacak.
Fitch dün bizim büyüme tahminlerini açıkladı: Bu yıl 4. çeyrekte ekonomi küçülecek ama toplamda yüzde 3,8 büyüme olacak diyor. Gelecek yıl ise yüzde 1,2 büyüme bekliyor. Ve 2020 yılında biraz toparlanma ile yüzde 3,9 büyüme öngörüyor.
Açıkçası ben Fitch’in bu öngörüsünün mevcut şartlarda iyi bir tablo olduğunu düşünüyorum. Ilımlı da olsa yıllık büyümenin devam etmesi çok iyi bir durum. Lakin şu noktayı da belirteyim: Biz çok daha iyi yönetimle bu ılımlı büyümenin üzerine de çıkabiliriz. Bu bizim elimizde.
Şimdi bir örnekle olayı izah edelim.
Seçimlerin de etkisi ile bütçe epey açıldı. Bu yıl için açığın 100 milyar lirayı da geçebileceği söyleniyor. Ama Bakanlığın açıklamaları bütçe giderlerindeki disiplin ile açığın çok az olacağı yönünde.
Gelin bütçe disiplinine bakalım:
1- Yeniden yapılandırma ile ekstra gelirler hedefleniyor. Ek olarak bedelli askerlik ve imar affı ile de yüksek gelir bekleniyor. Bir de normal bütçe gelirleri eklendiğinde, kamunun kasasına epey para girecek.
2-Gider tarafında ise, özellikle emeklilere verilen bayram ikramiyeleri bütçeye yeni yük oluşturdu. Ayrıca yeni kamu istihdam artışları, kamu personeline sağlanan ek kolaylıklar vs. bütçe üzerinde gider yükü oluşturdu.
Şimdi acilen bütçede giderlerin kısılması gerekiyor. Kısılıyor da...
Nasıl mı?
A- Kamunun özel sektöre yaptırdığı işlerin ödemelerinde tasarrufa gidilmesi gibi.
B- Özel sektörün kamuda oluşan KDV gibi alacaklarının geciktirilmesi gibi.
Kısaca kamu tasarrufa iş yapan özel sektörü zor duruma düşürerek yönelme durumunda. Tüketiciye destek devam ediyor ama kamu ile iş yapan üretici kesim zorda.
Peki bu durum neye yol açıyor: Özel sektör nakit akışı zaten ekonomideki durağanlık ile sıkıntı yaşıyor.
-Talep azalması
-Kur artışı
-Faiz yükselişi
bir çok firmayı zorluyor. Bakın otomotiv sektörüne. Satışlar yüzde 50 azaldı. Üç vardiya çalışan bu sektör şirketleri acaba kaç vardiyaya düştü, kaç işçiyi işten çıkardı?
Ya inşaat!
Şu anda inşaat yapmaya devam eden milli kahramandır. Ama bu kahramanlığın sonu nereye gider kimse bilmiyor.
Kısaca kamu bütçe disiplini yaparken, savurgan giderleri kısmalı ama üretimci özel sektör beraberliklerini tam tersine desteklemelidir. Özel sektöre “Git bankaya yüzde 40 faizle kredi çek ve benim paramı öde” denilmemeli. Hatta kamunun özel sektör borçları bile derhal ödenme yoluna gidilmeli.
Aksi halde zincirleme ödeme zorlukları çok sayıda firmayı mali kıskaca alacaktır.
Gelelim faiz meselesine. Tek başına faiz artırımı ile işin çözüm olmayacağını Arjantin’den biliyoruz. Ama faiz artırmadan da bu işin çözülmeyeceğini görüyoruz.
Bu millet neden bankalarda 180 milyar dolar mevduat taşıyor? TL yeterince kazandırmadığı için olmasın...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026