İbrahim Karagül
Önce teröre destek veriyor de. Sonra baskı altına al. Ardından beraberindeki ülkelerle birlikte abluka uygula, köşeye sıkıştır. 12 milyar dolarlık silah alımına razı et. Teröre destek de, İran’la ilişkiler de, Suudi hassasiyeti de buhar olsun. Katar’a yapılan budur! Önce şantaj yap, sonra tehdit et, çaresiz bırak, ardından 12 milyar dolarına el koy.
Terör meselesi de, DEAŞ meselesi de, İran meselesi de budur. Terör büyüklerin kırbacıdır. Terör, ABD’nin, Batı’nın bizim ülkelerimize, zihinlerimize soktuğu bir hançerdir, bir işgal gücüdür, bir zihinsel iğfaldir. El Kaide de, DEAŞ da “içeriden işgal”in uzantıları olarak kullanılmıştır, kullanılmaktadır. Birer Truva Atı’dırlar.
Yarın bir başka ülke hedef seçildiğinde…
Yarın bir başka ülke hedef seçildiğinde DEAŞ unutturulacak, hiçbirimizin aklına bile gelmeyecek. Yeni ve çok tehlikeli örgütleröne çıkarılacak. Hepsi CIA karargâhlarında kurgulanmış, teşkilatlandırılmış, silahlandırılmış, eğitilmiş azılı teröristler bir Müslüman ülkeye musallat edilecek. Batı’ya meydan okuyacak, asıp kesecek, turistlere saldıracak. Tarihi eserleri yıkacak, sivil katliamlar yapacak. Bırakın Batı kamuoyunu, Müslüman sokaklar bile bu yeni örgütlerin dehşetine kapılacak.
Ardından ne olacak, biliyor musunuz? O ülke istikrarsızlaşacak. Yavaş yavaş ABD ve diğer işgal güçleri belli bölgelere girecek. Ülkenin direnecek, kendini toparlayacak hali kalmayacak. Merkez yönetim çökecek, etnik ve mezhep kimliklerine göre yeni iktidar alanları oluşacak. Birkaç yıl böyle gidecek, ardından o ülke için hazırlanan harita devreye girecek. Oyun bu, hep böyle olmuştur!
Daha kaç kez yanılacağız?
Asla unutmayın; onların her ülke için örgütleri ya kurulmuştur, ya kilitli kasalarda hazırdır. Onların hangi ülkede, kimleri, ne tür ihanetler için harekete geçirecekleri şimdiden bellidir. Türkiye’de kimler üzerine oyun kuracakları bellidir. Irak’ta öyle olmadı mı, Suriye’de böyle olmadı mı? Afganistan’da böyle olmadı mı? Senaryolar, haritalar, örgütler ihanet çevreleri üzerinden denenen senaryoların hepsi birbirinin aynısı ya da devamı değil mi?
Daha kaç kez yanılacağız? Kaç ülkeyi daha feda edeceğiz? Kaç milyon insanı daha kurban edeceğiz? Onların savaşı için daha ne kadar öleceğiz? Onların arsızlığı, şımarıklığı, kibri, ihtirası, açgözlülüğü için daha hangi senaryolara teslim olacağız?
Peki Suudi Arabistan ne kadar haraç verdi?
Bu coğrafya bir Haçlı istilası yaşıyor, gözlerimizi açalım. Hangi dille, hangi formatla, hangi paketle sunulursa sunulsun, bütün öneriler, programlar, projeler güvenlik eksenli ve o Haçlı istila projesinin bir parçasıdır. Ve bu büyük senaryo bizim basiretsizliklerimiz, zaaflarımız üzerinden yürütülmektedir.
Katar 12 milyar dolar haraç vermiş? Peki S. Arabistan ne kadar haraç verdi? Yüz milyar dolar haraç vermedi mi? Adı üstünde silah anlaşması! Nasılsa Suudiler İran tehdidi altında. Nasılsa Yemen’den Mekke’ye füzeler atılıyor. Nasılsa bütün Basra Körfezi İran tarafından tehdit ediliyor. Tehditleri de soygunu da kurgulayan aynı çevreler, aynı ülkelerdir. Doğruları da yanlışları da şekillendiren, hepimizi bir tarafı seçmek zorunda bırakan aynı merkezledir.
Sisi’ye ve Kılıçdaroğlu’na o sözleri söyleten kim?
Mısır cunta lideri Sisi, “Katar’a uygulanan abluka Türkiye’ye de uygulansın” demiş! Bir katliam üzerine iktidar kuran, Mısır halkının tarihi özgürlük mücadelesinin en büyük düşmanı Sisi’yi kimse ciddiye almaz. O, Suudi vesayetinde bir darbecidir ama bu sözü ona söyletenler var. Bu sözleri ülke ülke dolaştırıp hedef ülkeleri yönlendirenler var. Kimlere ne tür sözler söyletilmesi gerektiğini belirleyenler var.
Bizde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması ile Sisi’nin açıklaması arasında paralellikler var. Katar’a abluka kararı alınır alınmaz Kılıçdaroğlu’na hemen İhvan ve Rabia açıklaması yaptırdılar. İhvan ve Hamas’ın terör listesine alınması gerekiyormuş!
“Sıra sana da gelecek Türkiye” dedirttiler ona!
Açıklamanın zamanlaması şudur: “Türkiye sıra sana da gelecek”demektedir birisi ve tehdit Kılıçdaroğlu üzerinden duyurulmaktadır. Türkiye’de Kılıçdaroğlu üzerinden servis ettikleri bu söylemin daha önce içerideki sahibi FETÖ’ydü. MİT TIR’larıtamamen Türkiye DEAŞ’a destek veriyor tezini için tezgâhlanmıştı. Bu tezi işleyenler o dönemler PKK‘ya silah aktarıyordu, aynı trafik içerideki ortaklarla hâlâ devam ediyor!
Kılıçdaroğlu’nun en büyük korkusu
Şimdi aynı Kılıçdaroğlu, MİT TIR’ları meselesinde yollara düştü. Türkiye-DEAŞ eşleştirmesi için servis edilen CIA paketi başarısız olunca, ilişki deşifre olunca bence Kılıçdaroğlu’nu bir korku sardı. Çünkü işin nerelere uzanacağını gördü. CHP-FETÖ bağlantı noktaları, kesişme noktaları çözüldükçe çok daha kirli işler ortaya saçılacaktır.
CHP’nin Dahlan’ları ortaya çıkacaktır. Hangi çokuluslu ihaleye talip olunduğu ortaya saçılacaktır. 15 Temmuz ortaklığı, yeni 15 Temmuz’lar proje ortaklıkları deşifre olacaktır. Bence Kılıçdaroğlu’nun en büyük korkusu, CHP’yi soktuğu bu çokuluslu ihale sürecinin altında kalma ihtimalidir.
O para ilişkisi, o suikast ilişkisi deşifre olacak…
Birleşik Arap Emirlikleri, Mahmud Dahlan gibi adamlar ABD ve İsrail istihbaratının bölgesel dizayn operasyonunun kirli aparatlarıdır. Yaser Arafat’ın ölümünden Gazze katliamlarına, Türkiye’de 15 Temmuz finansmanından, Katar krizine, PKK’nın yemlenmesinden Suriye’nin parçalanmasına kadar birçok konuda kirli işler yürütürler.
Bu çevreler 15 Temmuz’da FETÖ ile ortak hareket etmiştir. Zamanla aralarındaki para ilişkileri de, suikast teşebbüsü ilişkileri de deşifre olacaktır ya da bu bağlantılar birileri tarafından sızdırılacaktır.
Peki bu çevrelerin söylemleriyle, ajandalarıyla CHP’li ve Kılıçdaroğlu’nu buluşturan nedir? Bu nasıl bir söylem ve eylem birliğidir? FETÖ üzerinden başarılamayan 15 Temmuz bu sefer CHP üzerinden yeni bir planla mı denenecek? Daha net ifade edelim: BAE, Dahlan gibi kirli odaklarla Türkiye gündemli bir ilişki kurulmuş mudur?
PYD’nin içerideki koruyucusu gibi..
Sisi’ye o sözü kim söylettiyse Kılıçdaroğlu’na da o açıklamaları onlar yaptırıyor!
Katar üzerinden nasıl bir tezgâh kurulduysa Türkiye’ye karşı da aynı tezgâh kurulmak isteniyor. Bu sefer içerideki ortak değişti. FETÖ zayıfladı, o boşluğu CHP dolduruyor. Dikkat ederseniz CHP yönetimi, PKK, DHKP-C’ye hiçbir şekilde tavır almıyor, PYD’nin adeta Türkiye’deki koruyucusu gibi hareket ediyor.
Neden? Çünkü bunlar ABD güdümünde, Suriye’yi parçalamakla yükümlü. Çünkü bunlar FETÖ ile aynı kaynaktan besleniyor, efendileri aynı. Çünkü bunlar bütün coğrafyaya yönelen büyük istilanın öncü güçleri.
CHP’nin artık milli tarafı kalmamıştır!
Çünkü bunlar daha sonra Türkiye’nin haritasını değiştirmek için harekete geçirilecek. İşte o zaman CHP’ye de yeni roller verilecek. İşte o zaman CHP ile bu örgütler arasındaki dayanışmayıdaha net göreceğiz.
Bu açıdan CHP’nin milli tarafı kalmamıştır. CIA operasyon gücü FETÖ ile iş tutmuştur. 15 Temmuz sonrası FETÖ’nin temsilcisi olmuştur. Tearöre karşı açık tavır koyamamıştır. Daha vahimi CHP bölgeyi yakıp yıkmaya yönelik küresel işgal fırtınasında işbirliği yapmak istediğine dair niyetlerini açık etmiştir. Kılıçdaroğlu’nun Katar krizi ile aynı anda, Sisi ile aynı cümleleri kullanması “bu ihaleyi bize verin” çağrısıdır.
Meselenin özeti şudur: Türkiye’de ve bölgede, muhalif çevreler, siyasi partiler hızla gayri milli zemine çekiliyor, çokuluslu operasyonların parçası haline getiriliyor. Bu meşru siyasi yapılar terör örgütleriyle yan yana. Belli bir dayanışma ilişkisine sokuluyor. Bu ortaklıklar üzerinden ülkelere yönelik istikrarsızlık, iç işgal ve parçalama senaryoları uygulanıyor.
CHP-FETÖ ilişkisinden daha çok şey çıkacak
CHP’nin FETÖ ve PKK-DHKP-C gibi yapılarla arasına mesafe koyamaması hatta onların etki alanına kapılması Türkiye için büyük tehdit oluşturuyor. Mesele bur ulusal güvenlik tehlikesine, bir dış tehdit meselesine dönüyor. Dahası, CHP’nin bununla da yetinmeyip, ülke dışı operasyonel çevrelerle yakınlaşması tehlikeyi alabildiğine büyütüyor. Bence CHP’de karar vericilerin bu tehlikeyi samimiyetle dikkate almaları lazım.
CHP-FETÖ ilişkisini çözdükçe çok şey çıkacak. CHP terör örgütleri ilişkisinden yabancı istihbarat ilişkilerine, BAE’nin paralı operasyonlarına, suikast planlarına kadar…
Bence Kılıçdaroğlu, Ortadoğu’nun örgütler bataklığı içine sürüklendi ama ne kadar farkında bilmiyorum. Umarım görür ve bunun nasıl korkutucu bir mesele olduğunu anlar! Yoksa CHP’yi bir yabancı örgüte, bir dış tehdide, bir ulusal güvenlik meselesine dönüştürmekle tarihe geçecek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021