İlhami IŞIK
Gizli ya da açık tüm darbe sevicilerinin, utangaç ya da açık, açık darbeleri sahiplenen darbe sevdalıların ‘’şaşkınlığını’’ izah edecek tek neden var. Halkın sokakları kuşatıp kendi iradesi ve egemenliğinden başka bir irade ve egemenliği kabul etmeyeceğinin yüreğiyle, bedeniyle ve sessinin en gür tonuyla ilan etmesidir. Türkiye tarihinde ilk kez halk sokağın gerçek hakimi olduğunu dosta düşmana ve bütün dünyaya gösterdi.
Bu halk kesin bir dil ve kararlılıkla, Türkiye tarihinin onur kırıcı iki ur ve irin parantezine kesin bir şekilde son verdi: Askeri vesayetin kokuşmuş tortuları kılığında varlığını hala sürdüren elitist darbeciliğe ve artık varlığı cüzzamlı bir irine dönüşen Fetocu terör örgütünün alan ve mevzi hakimiyetine dayalı hegemonik vesayetine. Parantezler kapandı.
Birbirinden beslenen ve birbirini etkileyen bu ur ve irin bir daha geri dönmemek üzere tarihin çöplüğüne gömüldüler. Demokrasimiz her tür gülyabaniden ayıklandı. Kuzu kılığındaki kurtlar artık semalarda gezinmeye mahküm edilen hayaletlerdir.
Öte yandan Türkiye siyasal tarihi yine ilklerden birini daha yaşadı. Darbe girişimi, darbe kalkışması olgun, egemen bir darbeye dönüşmeden engellendi. Büyük bir kararlılık ve ödünsüz tavırlarla engellenen bu darbe kalkışması, engellenmiş enkazı ile kimilerine bir darbe girişimi olarak görünmedi.
Bu aşağılık darbeyi önlemiş, engellemiş olmamızdan ötürü hiç kimseden özür dileyecek değiliz. Tam tersine darbe girişimini darbe gibi değerlendirmeyen gizli darbe sevicilerininin hepimize kocaman bir özür borcu var. Bir darbe kalkışmasının darbe girişimi olduğuna inanmaları için illa da darbe kalkışmasının başarılı olması mı gerekiyor?
Başarısız her darbe girişiminin tekmil resmi röntgeni budur. Bir darbe kalkışması başarısızlıkla sonuçlandığında darbe rezaletinin görüntüsü budur. Eğer bu resim, bu röntgen, bu kepaze görüntü sizi ikna etmiyorsa korkarım siz iflah olmaz bir darbeci seversiniz. Bütün darbelerin panzehiri halkın korkusuzca darbe kalkışmasını cepheden karşılaması ve buna sokaklarda geçit vermemesidir. Türkiye’de de Türkiye halkının 15 Temmuz gecesinde onurluca gerçekleştirdiği erdemli hareket budur. Bu halk bir darbe girişimini engellemiştir.
Bütün darbe kalkışmaları aslında halka yapılan barbar saldırılardır. Halkın özgür iradesini gasp etmeyi hedefleyen darbe kalkışmaları ilkin özgür tercihler yapma hakkımızı elimizden alırlar. Halkın en erdemli davranışının sonucu ve ürünü olan seçilmiş ve halkın iradesini temsil etme niteliğiyle donatılmış olan yöneticilerin hedef alınması boşuna değildir.
Bütün darbe kalkışmaları onur kırıcıdır; çünkü darbecilerin neredeyse tümü aslında halkın maaşlı çalışan memurlarıdır. Halkın parasıyla, halkın satın aldığı silahlarla, halkın iradesine ipotek koymak olabilecek en onursuz davranıştır. Halkın oluşturup olgunlaştırdığı imkanlarla halkın özgür iradesini susturmaya çalışmak olabilecek en düşkün, en sefil kişilik davranışıdır.
Bütün darbeciler aslında karaktersiz nankör ve hiç de hak etmedikleri imkanlara göz diken zavallı ev beslemeleridir. Evin malına namusuna göz diken ırz düşmanlarıdır.
İşte bu gözü dönmüş ırz düşmanları 15 Temmuz gecesinde katilleşerek, ülkenin yönetimine el koyma cüretini gösterdiler ve elbette bu onurlu halktan hak ettiği tokatı yiyip, misli ile hak ettikleri bir muameleyle derdest edildiler.
Halkın zaferi demokrasinin zaferidir. Artık demokrasimizin üstünde altında ya da doğusu ve batısında hiçbir korkulup kalmadı. Bir halk için en değerli olan şey verdiği kararların yaptığı tercihlerin saf ve eksiksiz olarak uygulanmasıdır. İnsanlık bunun için demokrasiyi icat etti. Başka da güç odaklarına muhtaç hale gelmeden onların müdahaleyisyle karşılaşmadan özgürce gelişip serpilmek için demokrasi çok gerekli ve zorunlu bir siyasi rejimdir.
Demokrasimizi göz bebeğimiz gibi korumalıyız ve Bu halk 15 Temmuz gecesi bu kararlılığının pratik uygulamasını herkese gösterdi. Demokrasi buna değer.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTÜç Maymun… 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEİmamoğlu’nun meşruiyet ölçüsü, Suriye ve İran’daki çatışmaları ve bizim geleceğimizi açıklayabilir m 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMülkün temeli... 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBahçeli’nin sözü boşa düştü! 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİran’dan ne isteniyor? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveci‘Gizli muhalifler’ billboardlara ilan vermiş 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİREN“Fevkaladenin fevkinde...” bir siyasi süreç 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUNasıl atlayacağız bu badireyi? 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRGençlerde ‘TEMU isyanı’ 1500 liraya bile göz diktiler! 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanSiyasal İslamın uzun ve yavaş ölümü 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava ve Halep’e Yönelik Saldırılara Sessizlik, Bu Suça Ortak Olmaktır... 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’da rejimi ‘sokak’ değiştirebilir mi? 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKürt meselesinde eskimeyen refleksler, sorunların çözüm ihtimali 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran’da rejim sarsılırken… 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRHALEP KATLİAMININ DAYATTIĞI! 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN“Halep oradaysa arşın burada” 13.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilDiyalog: Zaman, sınırlar ve yanılsamalar aynasında Türkiye 13.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKTürk’ün uluslararası ilişkilerle imtihanı 13.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURRojava hayali ve hayalkırıklığı 13.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
28.09.2025
14.09.2025
9.09.2025
1.09.2025
23.08.2025
10.08.2025
23.07.2025
14.07.2025
1.07.2025