Lale KEMAL
CHP seçim startını Doğu’dan verdi
20.01.2013
2841
Çin Komünist Partisi, hem devleti hem de tek partili yönetimi temsil eden çift şapkalı bir yapı. Çin, ekonomide liberalleşme sayesinde bugün ABD’ye rakip olma yolunda ilerlerken demokratik siyasete kapıları kapatmış bir ülke. Öyleki, devletin ekonomide daha fazla rol almasını isteyen liberal ekonomi karşıtı ve parti ileri geleni Bo Xilai ve taraftarları tasfiye edilmekle kalmayıp nerede olduğu bilinmeyen evde göz hapsine alındılar. Bu da Çin’in, karşıt fikirleri, demokratik siyaset yoluyla değil komünizmin sert gücü ile baskılamaya devam ettiğinin bir diğer örneği. Çin’in liberal yüzü ise kendisini, dünyaca ünlü ürünlerin taklitlerini ürettiği için çakma ünvanından artık kurtulmaya yüz tuttuğu yüksek teknoloji ürün üretimine çoktandır geçmesiyle de gösterir olmuş.Çin’de, ülkenin yönetiminde söz sahibi 9 kişilik ÇKP Politbürosu Daimi Komitesi’nin geçen yılki seçimi sürecinde, ülkede siyasi gerilim tırmanmış ve Arap Baharı’nın kendilerine de sirayet edeceğinden korkan Çin yönetimi, ülkede adeta sıkıyönetimi anımsatan sert tedbirler almıştı. Politbüro artık seçildi ve sular duruldu gibi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki kalabalık gazeteci ve işadamı heyetinin kısaca ÇKP diyeceğimz Çin Komünist Partisi’nin davetlisi olarak, 14-18 ocak tarihleri arasında 27 saati havada geçmek üzere 8 günlük ve üç kenti kapsayan Çin gezisi işte böyle bir arka planda gerçekleşti. ÇKP, Kılıçdaroğlu ve heyetine devlet protokolü uyguladı ve geleceğin güçlü başbakan adayları arasında gösterilen şahsiyetler dahil üst düzey kabul gördü.
Askeri ve ekonomik alanda dünyanın bu yükselen gücü ne yazıkki “biri bizi gözetliyor” psikolojisinden kurtulamamış, gazeteciler olarak bırakın ÇKP binalarının içine girmeyi Kılıçdaroğlu’nun, parti ileri gelenleriyle görüşme yapmak üzere gittiği binaların giriş kapılarında basına açıklama yapması bile kabul edilmedi.
Efsanevi lider Mao Ze Tung’un ülkesi komünist Çin’den, CHP Lideri olarak Kılıçdaroğlu’nun da etkilenmemiş olması beklenemezdi. Kılıçdaroğlu, ülkenin ticari merkezi Şangay şehrinde ÇKP’nin birinci Ulusal Kongresi’nin yapıldığı binayı ve Mao ve arkadaşlarının, partinin kuruluşunu ilan ettikleri odanın havasından etkilenmiş olmalı ki gezinin son durağı Urumçi’de, Sincan üniversitesinden fahri doktora ünvanı aldıktan sonra yaptığı konuşmada konukları “Yoldaşlarım” diye selamlamayı ihmal etmedi. Gerçi Kılıçdaroğlu, Ankara’daki parti kongrelerinde de komünizmin retoriği yoldaşlarım şeklindeki hitabeti ile biliniyor.
Doğudan seçim startı
Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin, bir süredir yurt dışına açılma politikası izlediği gözleniyor. Ancak CHP’nin, Çin ziyaretine, adeta iktidara soyunan ve başbakanlığa Kılıçdaroğlu’nun geleceği varsayımıyla çıktığının pekçok işareti vardı. Kılıçdaroğlu, başbakanların mutad olduğu üzere yaptığı gibi beraberinde 40’a yakın işadamının yanısıra hemen hemen tüm gazetelerin temsilcileri ile televizyonlardan muhabirlerin de katılımıyla kalabalık bir heyetle bu zorlu Çin yolculuğuna çıkmıştı. Zorlu diyorum zira, başkent Pekin, Şangay ve son olarak da Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan özerk bölgesi başkenti Urumçi’yi de kapsayan bu 8 günlük ziyaretin 27 saati havada geçti. CHP, Çin ziyaretini görünür kılmak için başarılı bir medya propogandası çerçevesinde çok sayıda gazeteciyi de yanına almıştı.Partililer, “Kılıçdaroğlu başbakanlığa mı soyunuyor” şeklindeki esprili sorularımıza “İnşallah” yanıtı vererek karşılık veriyorlardı. Kılıçdaroğlu, başbakanlar ya da cumhurbaşkanları gibi fahri doktora ünvanı alınca yine partililer “Başkanımıza da çok yakıştı” yorumlarını yapıyorlardı.
Mesajlar ümit verici değil
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, önümüzdeki 2014 yerel ve 2015 genel seçimlerine iktidar yürüyüşü havasında seçim startını dünyanın yükselen gücü Çin’den yani Doğu’dan vermiş olması “CHP ne kadar yeni” sorularını da akıllara getirmiyor değil. Ama nihayetinde, ana muhalefet CHP’nin, AK Parti’nin aktif olduğu dış dünya ile teması başlatmış olması Türkiye açısından pozitif bir gelişme olarak okunmalı.Ne varki, bizler Çin’deyken Türkiye’de, PKK mensubu üç kadının Paris’te infaz edilmesi sonrası CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, bu kişilerden PKK kurucularından Sakine Cansız’ın ailesine taziye ziyaretinde bulunması ve sonrasında Türkiye’ye getirilen cenazelerin Diyarbakır’da olaysız bir anma töreninden sonra defnedilmeleriyle devam eden süreç yaşanıyordu. Bu sürecin arka planında ise hükümetin talimatıyla MİT’in İmralı’da Abdullah Öcalan ile birkaç aydır başlattığı görüşmeler vardı.
Aygün meselesi, ister istemez gündeme damgasını vurmuş, CHP’nin Çin ziyaretini biraz gölgede bırakmıştı. Kılıçdaroğlu, Aygün’ü partinin ilke ve kurallarına uymaya davet ediyor ve Cansız’ın taziye ziyaretine gitmiş olmasına sert tepki veriyordu. Kılıçdaroğlu’nun, Çin’den yaptığı bu açıklamaları Ankara’dan da duyulmasına rağmen parti sözcülerinin Aygün’e sert tepkiler yöneltmeye devam etmeleri ironik biçimde CHP’nin, parçalı halini pekiştirir nitelikteydi.
Kılıçdaroğlu’nun, Diyarbakır’daki cenaze töreninin olaysız geçmesini memnuniyet verici bulmakla birlikte Aygün’ün, bireysel olarak yaptığını söylediği taziye ziyaretine sert tepkisi, barış sürecine destek açıklamalarıyla ters düştü. Belki Kılıçdaroğlu, Aygün tepkisiyle parti içindeki ulusalcı tabana da mesaj veriyordu ama yeni CHP’nin, eski CHP savunucularına göz kırparak artık bir seçim zaferine de ulaşamayacağı anlaşılıyordu. Daha da önemlisi CHP’nin, herkese göz kırpma biçimindeki ikircikli yapısıyla barış sürecine olası katkısı da sorgulanır nitelikte. Üstelik de bizzat Kürtlerin, Cansız ve arkadaşlarının cenaze törenini olaysız gerçekleştirerek İmralı sürecine güçlü destek verdikleri bir sırada.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016