Lale KEMAL
Ankara’nın, IŞİD terör örgütüne karşı ABD önderliğindeki koalisyon güçlerine vereceği desteği, mevcut mülteciler ile gelecek olanlara da topraklarında yardım götürülmesi için Suriye içinde güvenli bölgeler oluşturulması karşılığında daha aktif politika izleyeceği denklemine oturttuğu netleşiyor.
Nitekim, Erdoğan, geçen hafta New York’a giderken verdiği demeçte, koalisyona desteğin, “illa topla, tüfekle” olmayacağı sözlerinin ardından bu şehirde yaptığı açıklamalarda, mültecilere kendi topraklarında yardım götürülmesi için tampon ya da güvenlikli bölge kurulması gerektiğinin sıkça altını çiziyordu. Erdoğan’ın, New York’ta ABD ile yaptığı pazarlıkların odağında “güvenli bölge karşılığı destek” olduğu anlaşılıyor.
Destek ama niteliği ne olacak?
Türkiye’nin, Suriye’deki IŞİD hedeflerini vurmaya başlayan Batı-Arap ittifakına olası desteğinin, Türk askerlerinin koalisyon güçleriyle birlikte, örneğin, IŞİD hedeflerini bombalama gibi savaşa doğrudan katılım anlamına gelmediği de artık açıklığa kavuşuyor. Belli ki Türkiye, mülteciler için güvenli bölge oluşturulması halinde ancak Türk askerini, bu bölgede güvenliği sağlaması için kullanacak. Suriye içinde güvenli bölge kurulması için gerekli BM Güvenlik Konseyi kararının, konseyin üyelerinden Şam’ı destekleyen Rusya ve Çin’in vetosuna takılacağından böyle bir bölge oluşturulması ise çok zor görünüyor. Ankara yine ısrar edecek, öyle anlaşılıyor.
Diğer yandan, Ankara, bomba yüklü uçakların İncirlik’ten IŞİD hedeflerini vurmak için kalkışına belki izin vermese de rehineler kurtarıldığından Libya iç savaşı sırasında NATO harekatına katıldığı örnekte olduğu tarzda şimdiki koalisyona destek verebilir. Ankara, Türklerin, 2011 yılında iç savaşın yaşandığı Libya’dan tahliye edilmeleri sonrasında ancak NATO’nun bu ülkede uçuşa yasak bölge uygulamasına, savaş uçaklarıyla devriye uçuşları yaparak ve uçakların yakıt ikmalini yaparak katkıda bulunmuştu. Kritik soru ise rehinelerin serbest bırakılması pazarlığı üzerinde IŞİD gölgesi sürüyor mu?
Türkiye’nin rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Erdoğan’ın da vurguladığı üzere yapmış olduğu diplomatik pazarlık gizemini koruduğu sürece Ankara’nın, bu örgüte karşı koalisyonun Irak ve Suriye’de başlattığı harekata desteğinde manevra alanının ne ölçüde geniş olacağını bilmiyoruz. Ya da Türkiye, IŞİD ile pazarlığını bahane ederek koalisyona toplu, tüfekli destek vermeyebilir.
Ancak, yönelteceğimiz aşağıdaki bir dizi sorularla, Ankara’nın koalisyona destekte manevra alanını hangi unsurların daraltabileceği üzerine tahmin yürütebiliriz.
IŞİD, gerçekten daha önce tehdit ettiği üzere Türk topraklarına saldırı yapar mı ya da Ankara’nın, kendilerine uzattığı iddia edilen yardımların detayını açıklayabilir mi şayet Ankara koalisyona askeri destek verirse? Ankara, olası IŞİD tehditleri karşısında, İncirlik’in askerî amaçlı kullanımına izin vermeyebilir mi? IŞİD militanlarının, Türkiye’de tedavi olduktan sonra geldikleri ülkelere değil de Suriye’ye dönüşlerine izin verir mi, veriyor mu? Ya da bu sorulardan hiçbiri.
Erdoğan, Amerikan televizyon kanalı PBS’in sorularını yanıtlarken, rehineler karşılığında IŞİD’e taviz verilmediğini söyledikten sonra şu ilginç cümleyi kuruyordu: “Belki de edindikleri düşman sayısını artırmak istemiyorlardı (rehine bırakma nedeni olarak).”
Doğru IŞİD, rehineleri bırakarak belki de iyi bir stratejik karar almıştı. Zira hiç dostları olmadığından en azından rehineleri bırakma karşılığında köşeye sıkıştıklarında kaçış yolu olarak Türkiye’ye belki güvenebilirlerdi.
Nihayetinde Erdoğan, IŞİD’e karşı koalisyonda öyle ya da böyle yer alınacağını ilan etti, detayların bir kısmını ileride öğreniriz.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016