Levent Gültekin
“AK Parti iktidarının bu ülkeye sağladığı en büyük yararlarından biri nedir?” diye sorulsa eminim ki birçok kimse, “Yaptıklarıyla Atatürk’ün, cumhuriyet felsefesinin toplum tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlamak” diye yanıt verecektir.
İlk bakışta çok olumlu bir yaklaşım gibi görünse de bu cevabın kendi içinde barındırdığı bir de olumsuzluk var.
Sizinle bu konu üzerine biraz sohbet etmek istiyorum.
Evet kuşkusuz ki bu iktidarın ülkeye böyle bir yararı oldu.
Yani istemeden de olsa Atatürk’ü devletin resmi, soğuk yüzünü yansıtan bir değer olmaktan çıkarıp toplumun geleceğe yönelik umudunu, medeni dünyanın bir parçası olma azmini yansıtan ortak bir değere, sembole, kişiliğe dönüştürdü.
Aslında Atatürk’ün şahsından daha çok onun çizdiği istikametin, cumhuriyet felsefesinin bu ülke için ne anlama geldiğinin, bu felsefeden uzaklaşmış bir ülkenin tam olarak neye benzeyeceğinin geniş toplum kesimleri tarafından görülmüş olmasıdır esas kazanç.
Bu kazanca benim gibi geçmişte çeşitli nedenlerle Atatürk’e mesafeli durmuş, yani Atatürkçü kimselerin yaptığı yanlışlarla, kabalıklarla, anti demokratik yaklaşımlarla, dahası bu değer istismar edilerek uygulanan bazı politikalarla mücadele etmekten Atatürk’ü anlamaya, ona hak ettiği kıymeti vermeye fırsat bulamamış olanlar hem kendilerindeki hem de genel olarak toplumdaki bu değişimi, gelişmeyi bir kazanç olarak görebilir.
Fakat toplumdaki bu yöneliş kendilerini Atatürkçü olarak gören, gösteren kimseleri bir soruyla karşı karşıya bırakıyor.
O da şu: “Atatürk niçin, ona gönül verdiğini, onun ideallerinin peşinden koştuğunu söyleyenlerin sayesinde değil de İslamcı bir iktidar sayesinde toplum tarafından daha iyi anlaşıldı, hak ettiği değeri görmeye başladı?”
Yani toplum Atatürk’ün değerini, cumhuriyet felsefesini, dahası bundan yüz yıl önce ülke için çizdiği istikametin ne kadar doğru olduğunu Atatürkçülerin anlatımlarından, çabalarından değil, İslamcıların yanlışlarından öğrendi.
Sizce de burada tuhaf bir durum yok mu?
Hepimizin ama en çok da kendini Atatürkçü olarak tanımlayan siyasetçilerin, aydınların, yazarların ve toplum kesimlerinin bu soru üzerinde derinlemesine düşünmesi gerektiği kanaatindeyim.
Konuşmalarımda ve yazılarımda sıklıkla vurguladığım, benzer bir soru var, müsaade ederseniz yeri gelmişken o soruyu burada da tekrar edeyim.
“Toplum, Atatürkçülerin iktidarında Atatürk’e, dindarların iktidarında dine mesafeli hale geldi… Niçin?”
Halbuki tam tersi olması gerekmez mi?
Bir değeri herkesten daha iyi anladığını, ülke için vazgeçilmez önemde olduğunu düşünen, söyleyen insanların o değeri topluma anlatması beklenirken tam tersi oluyor ve toplum o değeri savunanlar yüzünden daha da mesafeli hale geliyor?
Çünkü savunduğumuz değerlerle yaptıklarımız arasındaki çelişkinin, değerleri kendi çıkarımız için kullanmanın, siyaset malzemesi yapmanın neticesinde en büyük zararını o değerler görüyor.
Diğer bir soru şu: Atatürk’ün zaferi Atatürkçülerin zaferi anlamına geliyor mu?
Buna da ne yazık ki “Evet” diyecek durumda değiliz.
Çünkü ‘AK Parti iktidarı sayesinde toplum Atatürk’ü daha iyi anladı‘ tespiti bu yönelişe sebep olanların Atatürkçüler olmadığı gerçeğini de kendi içinde barındırıyor.
Diğer bir gerçek ise toplumun Atatürk’e, cumhuriyet felsefesine yönelmesi Atatürkçülere yöneldiği anlamına da gelmiyor.
Çünkü Atatürkçüler Atatürk’ü daha iyi anlattığı için değil, daha çok AK Parti iktidarının yaptıklarının neden olduğu duruma tepki olarak ortaya çıkan bir yöneliş var.
Toplumdaki bu yönelişin ülke için ciddi bir kazanç olduğunu söylüyoruz ama bunun kalıcı bir yönelişe dönüşmesi de gerekiyor.
Yani tepkisel bir yaklaşım olmaktan çıkıp gerçek, sahici bir anlayışa dönüşmesi gerekiyor.
Ak Parti iktidarı yaptığı yanlışlarla kendi zıddını büyüttü.
Aynen geçmişte kimi Atatürkçülerin yaptığı yanlışlarla kendi zıtlarını büyüttüğü gibi.
“Ben daha Atatürkçüyüm”, “Ben daha dindarım”, “Ben daha milliyetçiyim” diyerek insanların ensesinde boza pişirmek, kendi gemimizi yüzdürmek için benimsediğimiz değerleri bir sopa olarak kullanmak, dahası o değerleri siyasette, medyada, ticarette üstünlük sağlama, taraftar toplama aracı görmek yarardan çok zarar getiriyor.
Hem ülke zarar görüyor hem de ülke için hayati derecede önemli gördüğümüz değerler tahrip oluyor.
Tekrar edeyim: Toplumdaki Atatürk’e yöneliş ülke için olumlu bir durum.
Fakat ne yazık ki tepkiyle ortaya çıkmış bir durum. Tepkisel davranış en yüzeysel, üzerinden düşünülmeden gösterilen davranış biçimidir.
Korkuyla, öfkeyle, sevinçle…
Yani akılla değil duyguyla.
Bu yönelişin ülke için gerçek bir kazanca dönüşmesi için duygunun yerini aklın alması gerekiyor.
Atatürk’ün İslamcıların karşısında elde ettiği bu zaferin Türkiye’nin zaferine, kazancına dönüşmesi için… Cumhuriyeti gerçek bir demokrasiyle taçlandırmak gerekiyor.
Benimsediğimiz değerleri siyaset aracı yapmaktan, toplumda üstünlük sağlamak için ayrıştırıcı bir kimlik ve baskı aracı olarak kullanmaktan vazgeçmek, herkes için eşit, özgür, adil bir Türkiye hayalini Atatürk felsefesiyle birleştirmek gerekiyor.
Aksi durumda dönemsel tepkiler bir başka dönemde yerini bir başka tepkiye bırakacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023