Markar ESAYAN
Türkiye’nin 20. yüzyılını 1950’den ikiye bölersek, Demokrat Parti’nin iktidarından itibaren halk, kemalizmi sona erdirme sürecini başlatmıştı. CHP’nin Bülent Ecevit ile iktidar olduğu ve yükselişe geçtiği dönem ise, halkçı politikalara yönelimle mümkün olmuştu. Menderes olsun, Demirel olsun, Ecevit olsun, derinde ülkeyi asıl yönetenler olan vesayete ya büyük hatalar yaparak yenildiler, ya da Demirel gibi onun devşirmesi oldular. Ecevit, Doğan Öz’ün önüne koyduğu kontrgerilla ve Özel Harp Dairesi raporunun gereğini yapmayarak tercihini vesayetten yana kullanmış oldu. Ecevit çifti son olarak piyasaya Ergenekon kaynaklı, “misyonerler ülkeyi bastı” gazını verme hâllerine kadar düştü.
Özal ise farklı ve parlak bir siyasi figür olarak ayrı durur hep. Müthiş zekâsı ve keskin öngörülerine rağmen, Özal aslında çok yalnız bir liderdi. Aile özellikleri ve yolsuzluk sorunları onu daha da yalnızlaştırdı. Ancak ağır çekim devrim 1950’den beri böyle ağır aksak, çelişkili ve melez hâlleriyle devam etti.
Final, PKK’nın silah bırakması
2002’den sonrası ise, bu hikâyedeki tüm kazanımların konsolide edildiği bir son sahne gibi. Sahnenin kapanışı PKK’nın silah bırakması ile gerçekleşecek. Bunun, kurucu iradenin ırkçı ideolojisi ile ülkeye giydirilmiş bir deli gömleği olduğunun Başbakan Erdoğan da farkında. “Bu sorun çözüldüğünde ülke pik yapacak” derken bunu kastediyor. Çünkü İttihatçı-Ergenekoncu zihniyet, yuvalandığı en önemli kalesini kaybederek iyice tarihe gömülecek.
2002’den 2009’a kadar devam eden sayısız darbe girişimleri ve Erdoğan, Gül ve Arınç’a yönelik suikast planları devam ederken, bugün PKK ile silah bırakmayı bu kadar aleni konuşma düzeyine varabilmenin hakkını teslim etmek gerek. Tabii AK Parti’nin ülkeyi vesayetin neden olduğu ağır ekonomik krizde teslim aldığını da unutmadan.
Başbakan’ın milliyetçi, püriten yaşam tarzını dayatan sözlerini eleştiriyoruz haklı olarak. O zaman adil olma ilkesi gereği geçen hafta sarf ettiği şu sözleri de sadece takdir değil, gelecek dönemin karakteri açısından da önemsemek gerekir: “Etnik milliyetçiliğe, bölgesel milliyetçiliğe, dinsel milliyetçiliğe hayır dedik. Bunların hepsi bizim ayağımızın altında. Çünkü biz etnik milliyetçilik yapamayız, yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. Bölgesel milliyetçilik yapamayız dedik. Batıda ne varsa doğuda o olacak. Güneyde ne varsa, kuzeyde o olacak dedik. Bizde dinsel milliyetçilik de olmayacak. Müslüman, Hıristiyan... Mezhepsel, Sünni, Alevi ayrımı da bizde yok, olamaz.”
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, Roni Margulies ve Hayko Bağdat’ın İMC kanalındaki programında, dedelerinin katliamlardaki rolü nedeniyle, Ermeni, Süryani ve Ezidilerden “Dedelerimizin eli kanlıdır”diyerek özür diliyordu. Bu iki tavır, iki siyasi hareketin anayasa çalışmalarında neden yakın yerlerde durduğunu da açıklıyor.
Azınlık Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas ise Akşam’dan Bülent Şanlıkan’a verdiği röportajda “Onyıllarca Ankara’dan korktuk. Şimdi bizi dinleyen, empati kuran bir Ankara var. Kendi avlularına sığınmak zorunda kalanlar bugün daha özgür” diyordu.
Tarih CHP’yi tasfiye ediyor
AK Parti ve Erdoğan’ın eylem ve söylemlerini, olumlu olumsuz yönlerini analiz etmeye devam edeceğiz. Ama altta devam eden ağır çekim köklü kopuşu tarihsel bağlamıyla birlikte görmek daha sakin bir değerlendirmeyi gerektiriyor.
CHP’de Birgül Ayman Güler gibiler, yaşananın ne anlama geldiğini çok da iyi anladığı için sert tepkiler veriyorlar. Çünkü bu devrim, onların hâlâ sahip çıktığı ırkçı, köhne bir ideolojiye karşı yapılıyor. Keşke kemalizmi 1930’lara sabitleyip ona kutsallık ve değişmezlik atfetmeseler, özeleştiri yaparak önlerini çok önceden kendileri açabilselerdi. PKK çoktan silah bırakabilir, AK Parti’nin kibirli yalpalamaları dengelenebilirdi. Ama bu fırsatı çoktan kaçırdılar. Hâlâ “CHP tarihinde ırkçılık yoktur” diyebilen bir Kılıçdaroğlu’ndan ne kadar ümitli olabiliriz kuşkuluyum. CHP’nin PKK gibi konularda gölge etmiyor aslında edemiyor olması tarihe karışırken en büyük katkı olacaktır.
1913’te İttihatçıların Bâb-ı Âli baskınıyla açtıkları kanlı parantezin kapandığı tarihî günlere tanıklık ediyoruz.
En azından bundan sonra mücadele edeceğimiz yeni ve güncel sorunlarımız olacak.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Operasyon çökünce...
9.05.2019 - Kızgın demiri soğutma yöntemleri...
2.05.2019 - Müzik ve terör örgütü listelerinin benzerlikleri...
24.04.2019 - Taşın altına elini yine Erdoğan koydu...
21.04.2019 - Millet İttifakı neye kuluçka oldu?
18.04.2019 - Organize kötülüğün peşini bırakmayacağız...
16.04.2019 - CHP'nin 2019 resmi
13.04.2019 - Mazbata fetişizmi neye delalet?
10.04.2019 - 31 Mart’ta Türkiye neyi başardı?
3.02.2019 - Bu seçimin adaletsizliği…
28.03.2019
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Hrac Madooglu
Hirsizlari ne yapacagiz, Sayin yazar? Dini kullanarak milletin oyunu alip, yolsuzluk yapanlari, rusvetcileri ne yapacagiz? Onlari kurtarmak icin savcilari gorevlerinden alan hukumeti ne yapacagiz? Basbakan ve ailesinin servetinin kaynagini ne zaman arastirip bulacagiz? Biraz da bu konuda bizi aydinlatabilir misiniz?