Markar ESAYAN
Adımı vermemiş ama, Rasim Ozan Kütahyalı dünkü “Başbakan ve milliyetçilik” başlıklı yazısında benim de dâhil olduğum ve Erdoğan’ın “milliyetçi” dilini sorunsallaştıran yazarları eleştirmiş. Özetle “tamam yapıyor da niye yapıyor bir sor” şeklinde tercüme edilebilecek bir “Erdoğan’ı doğru anlama kılavuzu” yazmış” yine.
Rasim bu kılavuzluk denemesini Erdoğan’ın Taraf’a WikiLeaks belgeleri yüzünden 50 bin liralık tazminat davası açtığı, bununla da kalmayıp Ahmet Altan için suç duyurusunda bulunduğu sırada da yapmıştı. Gazetenin mutfağı ile ilişkisi olmadığı, uzaktan köşe yazdığı için böyle hatalara düşüyor bazen. Zannederim bilgi eksikliğinden, bizim nasıl bir gazete olduğumuzu daha tam anlayabilmiş değil. Taraf’ın Başbakan’a yol gösterip akıl vermek gibi bir misyonumuz hiç olmadı. Doğru bulduklarımızı yazar, savunuruz sadece. Bu Erdoğan olur, Kılıçdaroğlu olur, Öcalan olur, yarın bir başkası olur. Sabitimiz kişi ve kurumlar değil, evrensel ilkelerdir.
Dolayısıyla, kutsiyet atfettiğimiz hiçbir ittifakımız yok. Bugün Erdoğan ve BDP-PKK çizgisi dâhil geniş bir kesim Taraf’ı kendine tehdit görüyor. Yönlendirilemiyoruz çünkü. Çünkü kişileri, örgütleri kutsamıyor, eylemi ve adaleti baz alıyoruz, almaya çalışıyoruz en azından. Her şeyin sihirli doğrusu Taraf’ın kasasında saklı da değil. Böyle bir kibrimiz de yok. Söz hakkımızı kullanıyoruz sadece. Takdir okuyucu ve tarihindir tabii.
Rasim, belli ki, bir aydın için elzem olan, kişi ve olaylara bırakılması gereken mesafe duygusunu fark etmeden kaybetmiş. Erdoğan ve AK Parti’nin –benim de savunduğum- bu ülkeyi “restorasyon” tehlikesi geçene kadar yönetmesi gerektiği fikrini mutlaklaştırmış. Çünkü ben bunu söylerken cesur ve özgürlüklerden yana bir AK Parti’den bahsediyorum. Bunda yaşanan kas ve doku kayıplarını yazmayı ise bir vatandaş sorumluluğu olarak görüyorum.
Öncellikle, yazıda Erdoğan’a biçilen rol, Kemalist ideolojinin mantrası olan halka tepeden bakma ve onları dönüştürme saplantısından farklı değil. Rasim’e göre 88 yıldır sabah akşam milliyetçi endoktrinasyona maruz kalan, damarlarına nasyonalist zehir zerk edilmiş bir halk enkazı var karşımızda. Bunları ırkçılıktan kurtaracak olan tek kişi ise, kendisi zaten çoktan bu zehirden kurtulmuş olan –tabii hiç zehirlenmemiş de olabilir- Başbakan Erdoğan’dır.
Yöntem ise şudur: Halkın damarlarına daha fazla milliyetçilik zerk ederek, MHP’nin söylemini üstlenip, mümkünse biraz daha öteye taşıyarak, ne bileyim, Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğini meydanlarda sık sık telaffuz ederek, Taraf’ı Ermeni diasporası ile işbirliği yapan bir gazete olarak seçmene yuhalatarak, İnsanlık Anıtı’nı önce ucube olduğu gerekçesiyle yıktırdığını söyleyip, sonra Nahcivan Hükümeti’nden gelen yıkımı kutlama mesajını meydanlarda okuyarak halkı “sezdirmeden” iyileştirecektir Erdoğan.
Yani kötü bir şeyi, iyi bir amaçla yapan insanüstü bir varlıkla karşı karşıyayız. Onu anlayamıyor, yüzeyde kalıyoruz, hatta nefsimize yeniliyoruz Rasim’e göre.
Bu formüle göre, Milli Görüş’ten 2000 yılında koparak girdiği ilk seçimde ona iktidarı veren, Kürt açılımı yüzünden muhalefet tarafından Erdoğan’ın vatana ihanet etmekle zelilce suçlandığı bir süreçten sonra, referanduma 58’le evet diyen bu halkın tercihlerini hangi halet-i ruhiye ile yaptığını açıklayamazsınız.
Siyaset-taban ilişkisinde Rasim’in bahsettiği etkileşim vardır, ama kendisinin anladığı gibi değil. Bu dönüştürme ilişkisi çift yönlüdür, doğal işler, sağlıklısı halkın güdümünde olmasıdır. Yani daha çok aşağıdan yukarı çalışmalı, tepeyi biçimlemelidir. Mühendisliği ima etmez. Ben bilakis, Erdoğan’ın MHP’yi baraj altına düşürme hülyasıyla tabanının gerisine düştüğünü gözlemliyorum. Halktan biriyim, halkın arasındayım, gözlemliyorum. Asla ahkâm kesmiyorum. Halkı bu şekilde haksızca tanımlayıp, “özgürlük ve demokrasiye hazır değilsiniz, ben anladığınız dille kandırıp önce oylarınızı alayım, sonra nasıl olsa sizi dönüştürürüm” şeklinde bir ilişki biçimi olamaz.
YAP’ın altı bin kişiyle yaptığı yeni anayasa yoklamalarını okuyun ve halkın özgürlük taleplerinin seviyesinin hangi irtifaa yükselmiş olduğunu bir görün, bana hak vereceksiniz. Umarım Başbakan, Rasim’in yazısındaki gibi düşünmüyordur. Çünkü halkını küçümseyen, ondan şüphe duyan bir siyasetin ciddi bir sorunu var demektir. Halkı kutsamak gibi bir derdim de yok. Gözlemlerime ve somut verilere göre konuşuyorum.
Bu, milliyetçi jargonun MHP oyları için kullanılması, karmaşık hale getirmeye, estetize etmeye, faturayı bize kesmeye gerek hiç yok.
Umarım bu savrulma kronikleşmez ve 12 haziranda kâbus biter. Senin sevdiğin üslupla da yazayım: Bana bak Rasim! Başbakan’a söyle halka güvensin. Özgürlük vurgusu olmayan, duble yollu ve 2023 vadeli proce soslu propaganda halkı kesmiyor çünkü.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019