Markar ESAYAN
Hedef Erdoğan ve Öcalan mı?
Hem evet, hem hayır...
Farkın altını çizmenin önemli olduğunu düşünüyorum.
Hedef Erdoğan, doğru... Ancak Erdoğan'ın hedef seçilmesi, Yeni Türkiye'ye yönelik irade ve reformların içinde işlevselleşiyor ve anlam kazanıyor. Tekrar gibi olacak ama, Başbakan eğer farklı davranmayıp, mesela GES'i MİT'e bağlamasa, Çözüm Süreci'ni başlatmasa, güvenlik siyasetine devam etse, faizleri gevşetse, 'One minute' çıkışını yapmasa, BM'ye 'Dünya beşten büyüktür' demese, bugün diktatörlük-otoriterlik gibi bir gündemimiz olmayacak, Erdoğan 2010 ve öncesinde olduğu gibi bilindik, itibarı gittikçe azalan dar bir çevre dışında reformcu lider olarak desteklenmeye devam edecekti.
İşin kötüsü nedir biliyor musunuz? Aslında neyin yitirildiği anlaşılmayacaktı bile... Anlaşıldığında ise, çok geç olacaktı. Meşru hükümetlere rağmen siyasi kararlar alan, buna göre bürokratik irade kullanan güncellenmiş bir yapıyı çok geç fark edecektik.
Ancak tarih farklı gelişti. Erdoğan farklı bir lider çıktı. Standart sapması yüksek bir lider... Bizlere sert gelen yönleri madalyonun bir yüzü ise, kolayı seçmemesi, gelişimleri doğru ve hızlı okuyup manevra yapabilmesi bir diğer yönü. Kimse bu kadar büyük bir savaşı güle oynaya kabullenmez, tercih de etmez. Ancak bu şart olduğunda herkes bunu göze almayabilir. Erdoğan aldı. Bunun ne anlama geldiğini, CHP ve MHP de iyi biliyor. Lakin Sayın Kılıçdaroğlu siyasi hayatının en mesut günlerini yaşıyor. Kendisini partiye taşıyan gücü muhtemelen iyi tanıyor. O yüzden ahlaki değil, araçsal yaklaşıyor. Farklı davranmayı göze alsaydı, kaset komplosu ile kendisine sunulan liderliği elinin tersi ile iterdi, bu nedenle şimdi de tutarlı.
Sorun, Erdoğan ve AK Parti'nin hata yapmıyor oluşu değil, sürekli siyaset dışı müdahalelerin hedefinde olması... Bu ise inşa sürecinin devam etmesinden kaynaklanıyor. Yani aslında, tam da AK Parti reform yaptığı sürece hedef oluyor, yapmadığı zamanlarda değil. Tezvirat tam tersi yönde olsa da, kamuoyundan gizlenmeye çalışılan gerçek bu.
Son 12 yıllık reform çizelgesine bir bakalım. Böylelikle sözel değil, sayısal demokrasinin verilerini görmüş olalım. Yıllara göre reform dağılımlarının kalem hesabı şöyle.
2002: 19, 2003: 36, 2004: 21, 2005: 10, 2006: 8, 2007: 5, 2008: 7, 2009: 10, 2010: 35, 2011: 16, 2012: 28, 2013: 16...
AK Parti'nin reform konusunda en yavaş olduğu tarih aralığı 2005 ile 2010 arasındaki altı yıl. Başlangıçtaki üç, sondaki dört yılda sıçrama yaşanmış. 2005'te mesela şu feci TMK son halini almış. Kimsenin hükümete gıkı bile çıkmamış o yıl.
Ne gariptir ki, Erdoğan'ın diktatör diye hedefe konduğu yıllar en çok reform yapılan zaman dilimini oluşturuyor. Reformların yavaşladığı, ortalıkta açılımın adının olmadığı zaman diliminde ise Erdoğan'ı koyacak yer bulamamış bugünün diktatör pazarlamacıları.
Türkiye'nin 200 yıllık Kürt sorunu için görülmemiş bir süreç 2013'ün başında başlatılmış. Halktaki destek oranı yüzde 70'lere dayanmış. Doğu'da bu oran neredeyse yüzde 100. Duygusal olarak Türkiye'den kopmuş, fiziken de kopmak üzere olan bir coğrafya, Kürt vatandaşlarımız ülkesi ile barışmaya başlamış. Sadece şu soruyu cevaplayın: 'Erdoğan Barzani ile ilişkileri düzeltmese, PKK ile savaşın dozunu arttırsa ve böyle bir anda Suriye savaşı bu haliyle başlayıp devam etse, biz bugün nasıl bir Türkiye'de yaşıyor olacaktık?'
Dolayısıyla, Erdoğan'ın hedefe konması 'sözel' değil, 'sayısal' demokrasi verileriyle uyuşmuyor. Sözel demokrasi dediğimiz, şu meşhur 'sert dil' meselesi. En radikal reformlarını yaparken, üslup açısından demokrasisini tartışan ilk ülkesi olabiliriz. 'Apo'yu niye asmadınız' derken Öcalan'ı çözüm için muhatap alan, 'Affedersiniz bana Rum, Ermeni dediler' derken CHP'nin 'Agop'un mallarını geri veriyorlar' diye sokaklara seslendiği vakıflar yasasını çıkartan, iki milyarlık azınlık malının iadesini sağlayan bir profil var karşımızda.
Ama en nihayetinde bu üslup-icraat farkı insanların kafasını ne kadar karıştırabilir ki! Mesele bu değil. Mesele bir iktidar savaşı, bir vesayet dayatması.
Öcalan için de aynı durum geçerli. Uzun süre Öcalan'ı 'Erdoğan'ın hal edilmesi ittifakı'na çekmeye çalıştılar ancak, 17 Aralık'a 'Bu bir darbedir, her türlü darbenin karşısındayız' dedikten sonra, birden bire arşivler açıldı ve itibarsızlaştırma kampanyası başladı. Öcalan sözel demokrasimizi 'satış'a mı getiriyordu? İmralı'da MİT'in talimatıyla Erdoğan'a destek mi veriyordu? Ak saçlı seçkin köşecilerden BDP'li vekiline bu 'tez' dolandırılmaya başladı. Hemen arkasından, 15 yıl önceki sorgu kasetleri ortaya çıktı.
Hem Erdoğan, hem Öcalan, aslında bu iddialar doğru olsaydı el üstünde tutulurdu oysa. Erdoğan kendisine dayatılan vesayeti kabul etse, Öcalan derin devlete teslim olsa, bu sorunları yaşamayacak, gençlerimizin birbirini öldürdüğü, fakir, itibarsız ve ümitsiz bir ülkede yaşamaya devam edecektik.
Basit bir soruyla bitirelim: Haklılığını, savaşın yeniden başlaması ve darbenin muvaffakiyetine bağlamış bir pozisyon, muhaliflik sayılabilir mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019