Markar ESAYAN
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın açıklamalarına dair birçok eleştiri yazısı yazıldı. Başbakan Erdoğan doğrusu olduğu üzere polemiğe girmedi. Sadece kuşkularını belirtti, gerçekten de Kılıç'ın konuşması kendisinden demokrasi kahramanı çıkaran yorumlara katılmasam da, oldukça şaşırtıcı bir kamikaze dalışı gibiydi. Öyle ya, yargı, tarafsızlık, bağımsızlık konusunda kendisini otorite olarak sunan bir bürokratın Erdoğan'ın 'Milli Görüş gömleğini çıkardık' sözüne atıfla 'Gücün ve şartların etkisiyle gömlek değiştiren bir karakterin sahibi olamayız' türünden sözleri, paralel devletin tasfiyesine yönelik adımları 'vicdan yolsuzluğu' şeklinde değerlendirmesi, bir idari tasarruf olan tayinler konusuna kadar girmesi siyasi mesaj kategorisine bile sokulamayacak denli yanlıydı. Bu savruk mesajları Anayasa Mahkemesi gibi, bugün tuzun koktuğu yerde olan yargı sistemi için üst çıpa olan kuruma olan güveni yıprattı.
Kılıç'ın konuşmasını yere göğe sığdıramayan kesimlere, isimlere baktığınızda ortaya net bir tablo çıkıyor zaten. Haliyle Erdoğan gibi, herkes de şüpheye düşüyor. Bu kadar tarafgir bir konuşmayı böyle kritik bir kurumun başkanı neden yapar? Neden herkesin hak verebileceği gerçek sorunlar üzerinde ilkesel vurgularla tesbit yaparak kurumunu korumaz? Hatta emekli olduktan sonra -eğer Cihangir'de yaşamayacaksa- neden ilerdeki hayatında toplum içindeki saygınlığını önemsemez?
367 kararında ret oyu vermiş olmasına rağmen, bu cesareti o yıllarda da toplum önüne çıkıp askere, kendi kurumuna çatarak göstermesini beklerdik. Ama hadi diyelim 367 kararı 12 Eylül referandumundan önceydi. Peki, son beş aydır, Sayın Kılıç başka bir ülkede mi yaşıyordu? Ülkede yargı-emniyet üzerinden nasıl bir badire atlatıldığının farkında değil midir? Adliye'de bildiri yayınlayan savcılar ve HSYK hakkında hiçbir eleştirisi yok mudur? Nedim Şener'in 'Erdoğan'ın oğluna suikast hazırlama' suçlamasıyla dinlenmesi, HSYK'ya yaptığı onlarca başvurunun reddedilmesi veya gündeme bile alınmaması özelinde HSYK'nın garip tutumları hakkında ne düşünür? Dink Davası'nın garipliği hakkında bir rahatsızlığı yok mudur? Ergenekon-Balyoz süreçlerindeki sorunlara yorumu nedir? Bilemedik. Ama Erdoğan ve siyaset konusunda tüm görüşlerini, tercihlerini artık biliyoruz.
AK Parti tabanını yakından izliyorum. Kimsenin Başbakan Erdoğan'ın eleştirilmemesi gibi bir beklentisi yok. Hatta bu önemli bir eksiklik olarak görülüyor. Muhalefetten ve tüm muhalif kesimlerden, medyadan beklenti, sadece adil ve geliştirici eleştiriler. Çünkü insanlar o kadar bilinçli ki, adil ve etkili eleştirinin bu ülkenin de, AK Parti'nin de hayrına olduğunu biliyor. Karşı çıkılan, eleştirinin kirli bir iktidar mücadelesi için araçsallaştırılması... Bu ayak oyunlarına toplumun karnı tok. Tutmuyor. Adil eleştiri ile siyaset dışı manipülasyonlar çok net biçimde ayrıştırılıyor. O yüzden de etkili olamıyor.
CHP'li vatandaşlarla da karşılaşıyor, fikirlerini alıyorum. En hafif deyimle Erdoğan'dan 'Hiç hazzetmiyorlar.' Ama 17-25 Aralık kumpasını, CHP'nin paralel yapı ile hareket etmesini çok isabetli biçimde değerlendiriyorlar. Evvelki gün CHP'li bir arkadaşım 'Herhalde bizi aptal zannediyorlar' diye konuştu. 'Olayları izlemiyoruz, bize sunulan son görüntüyü alıp kabulleniyoruz zannediyorlar. Biz Erdoğan'ı sevmiyoruz. Ama o meşru bir lider. Mesela 1915 taziyesi önemli bir adım. Bu ülkede iyi şeyler de olduğunda bunu reddetmiyoruz. Erdoğan'ı yarın değiştirebiliriz. Ama yeni bir vesayet bizim için felaket olur. Çünkü ben kendimi değil çocuğumu düşünüyorum.'
Yine de Anayasa Mahkemesi'nin saygınlığını korumalıyız. Kurum bunu önemsemese bile mahkemeyi polemikten korumalıyız. Hükümet AYM'yi siyasi rakip algılayarak mücadele başlatmamalı. Kamuoyu zaten gerekli tepkiyi veriyor. Yargının bu en üst kurumu inşa sürecinin inşası için korunması gereken bir makamdır. Bunu kendileri düşünmüyorsa, bizlerin bu sorumluluğu onların yerine üzerimize almamız gerekiyor. Erdoğan'ın doğrudan Kılıç ile polemiğe girmemiş olması -en azından şu ana kadar- bu anlamda çok isabetli.
İnşa halinde bir demokrasiyiz. Bu çelişkilerin yaşanması kaçınılmaz. Arada ayağımıza hiç ummadığımız anda bir çivi batabilir. Eskiyi bir günde yeniye uygun hale getirmek hayalcilik olur. 12 Eylül Referandumu çok isabetli bir adımdı. Askeri vesayeti sınırlandırdı. Eğer 12 Eylül referandumu olmasaydı, askeri vesayet bugünkü aktörlerin ortaya çıkmasını önleyen bir şemsiye işlevi görecekti. Yaşananlar bu manada çok değerlidir. Soğanın zarlarını soyar gibi, sabır isteyen, merhale merhale ilerleyen bir inşa sürecinde özgün demokrasimizi kuruyoruz. Her zardan sonra, karşımıza bir başka anomali çıkıyor. Bu manada dersler çıkarmak yerine 'Şunlar kökten hatalıydı, yapmamalıydık' düşüncesini de faydasız buluyorum. Otonom yapı kendisine gösterilen güveni suiistimal etmeseydi, bugün bir demokrasi kahramanı olarak övgülerimizi almaya devam edecek, 12 Eylül düzenlemesi de sorun değil, çözüm üretecekti.
İnşa sürecinde ayağımıza batan çivileri, demokrasimizin bir diyeti olarak görmeli, dersler çıkarıp yola devam etmeliyiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019