Markar ESAYAN
Descartes’ın yatacak yeri yok… Ortaya öyle bir soru atıp gitti ki, o günden beri en azından rasyonalistlerin/(A)kılcıların huzuru bir türlü yerine gelmiyor.
Epistemoloji’nin babası Descartes, “sarsılmaz ve mutlak bir kesinlik kaynağı” bulunmadığı sürece, kesinliğin de, gerçekliğin de olanaksız olacağını iddia ederek yola çıktı. Cevabı bulduğuna inanmasa bu soruları yine de sorar mıydı, bilinmez.
Din/darlar ise evrenin merkezine Allah’ı koyuyor, sadece hayat ötesini değil, bu dünyayı da aynı hakikat üzerinden inşa ediyor/lardı. Kutsal kitaplar, vahiy, dua, oruç, mucizeler, yardımseverlik, cemaat, adalet adına mücadele, sosyal yaşamı düzenleyen ortak ahlak.. tüm bunlar kesinlik ve gerçekliğini, Kadir-i Mutlak olan Allah’ın kendisinden alıyordu. İnsanlar Allah’ın varlığına dair tam kesinlik içinde mutlu/huzurlu/anlamlı bir hayat sürebiliyor, bir cemaatin içinde kendilerini sürgünde ama güvenli hissedebiliyorlardı.
Allah’ın mutlakıyetini reddedenlerin “(B)ilim/(A)kıl bize tüm cevapları verir” diyebilmeleri için, başka bir mutlak kesinlik kaynağına yaslanmaları gerekiyordu. Descartes kendine güvenle biraz daha açıldı: “Tam kesinlik ulaşılabilir bir keyfiyet midir? Eğer öyle ise, Allah dışında bir kaynağı, özü var mıdır? Varsa bu nerede ve nedir?"
Ve biraz daha…
Eğer “tam kesinlik” ulaşılabilir değil ise, bilgi konusunun aşkın/mutlak anlamlarını bir kenara bırakıp, yola sadece bilebileceğimiz pratiklerle ve sadece o pratiğin özelinde konuşmaya devam ederek devam edilmesi gerekmez mi? (Düşünüyorum, o halde varım.) Hiçbir pratiğin de bir genellemeye varması beklenmemeli, hatta varmamalıdır. Denemediğimiz hiçbir şey hakkında ahkâm kesemeyiz.
Bu durumda (B)ilimin kendisi de, “nihai kaynak” anlamında temelsiz oluyordu ve bir bilim ütopyasından daha fazlasını ifade etmiyordu. Descartes’ın iç/dış gerçeklik, bilgi kuramı ve maddenin özün bir devamı olduğu gibi cevapları kendisini tatmin etmiş olabilirdi ama başkalarının kaçan huzuruna deva olamadı.
Edmund Husserl bu huzursuzluğu gidermek için Allah yerine “Aşkın bilincin” varlığını (Fenomenoloji) bina etmeye çalıştı ama bu indirgeme açıkçası kimsenin içine sinmedi. Kolakowski’ye göre de, bunu yapabilmesi için insanı tüm geçmişinden, tarihsel göreceliliklerden, geleneklerden azade olarak, eski bilinci sıfırlayarak yola çıkabilmek gerekirdi ki, bu mümkün değildi. “Dış dünyanın, hiçbir dönüşüm geçirmeden odak noktamıza saf haliyle düşeceği düşünsel bir ara boşluk bulunamaz” diyor Kolakowski. “Kesinlikle” katılıyorum.
İnanca karşı küçümseyici, yok sayıcı ve tabii ki kıyıcı rasyonel tavrın özünde kendine içkin bu şüphe/zaaf bulunmaktadır.
Ama en nihayetinde, dindarlar için de, olmayanlar için de bu sorulara cevap verecek makamın (a)kıl olduğu (insana düşen sorumluluk payı) konusunda bir mutabakat vardır.
O zaman, Aydınlanma ile başlayan mutlak değerlere olan küçümsemenin yeniden gözden geçirilmesinin vakti gelmedi mi? Aydınlanma iddiasının aksine, bir “mutlaka” karşı çıkarken, kendi mutlakıyetini ilan ederek pimi çekilmiş bir bombayı ortamıza atarak geçti gitti. Sorun dindarların değil, rasyonellerin kaçmış huzurudur. Bu huzur ne inancı aşağılamakla, ne de sürekli kendini çürüten teorilerle yerine gelmiyor çünkü.
(a)klın alanını bu kadar daraltınca, aslında uzun bir süredir ciddi biçimde kazıklanıyoruz. İnsan varoluşunun bir cüzünü bütününden ayırarak diğer cüzüne düşman edince, insanlık ciddi bir nevroza saplandı kaldı. Nietzsche bunalımın farkına vardı ama alçakgönüllü olamadığı için eleştiriyi rasyonalizme değil inanca sapladı, cevaplarını çıldırarak verdi.
Tabii buradan neler türedi neler! Büyük (A)kla bu temelsiz güven, insanın dünyaya cenneti indirebileceğini iddia etti. Şerrin kökü kazınabilirdi ve bunu insan (A)klıyla becerebilecek yetenekteydi. (Pelaciyanizm.) Hatta dindarlar bile bu yoğun baskı altında tebliğ/misyon konusunda aynı rekabete savruldular. Bunun farkında bile olmadılar belki. Had bilmenin önemi unutuldu. Cenneti dünyaya kim daha önce indirecekti?
Mesela şimdi konvansiyonel bilim kuantum fiziği karşısında paralize olmuş durumda. Einstein bile kuantum mekaniğinden nefret etti. Çünkü bu teoriye göre elektronlar aynı anda iki yerde bulunabiliyordu. Bu da birçok paralel evrenin varlığını, geçmiş, gelecek ile katmanlar halinde üst üste yaşadığımızı gösteriyordu. Sadece bağlantı kuramıyorduk, çünkü başka frekansa ayarlıydılar.
O halde sormak gerekir; Allah’a, öteki dünyaya inanma konusu, neden kuantum fiziğinden veya tam kesinlik dayanağından yoksun rasyonel (A)klın sürekli çürüyen/değişen önermelerinden daha itibarsız/geçersiz olsun ki?
Bu kibrin temeli ne? Hangi kesinliğe dayanıyor?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019