Markar ESAYAN
Yaklaşık 10 günlük Anayasa Komisyonu çalışmasını dün sabaha karşı bitirdik. Tarihi bir çalışmaydı. Böyle bir süreçte yer aldığım için çok şanslıyım. Cumhurbaşkanlığı sistemine dair anayasa değişikliği şimdi Meclis Genel Kurulu’na gelecek. Komisyon üyeleri olarak biz üzerimize düşeni yaptık. Allah utandırmasın diyelim...
Hasılı, önümüzdeki üç aşamanın ilkini tamamladık. İkinci aşama olan TBMM oylamasında 330 ve üzeri bir sayı bulunduğunda, ikinci aşama bitmiş olacak. Üçüncü ve son aşama da tabii ki halk oylaması, yani referandum süreci… Anayasa değişikliği yüzde ellinin üzerinde bir oy alırsa, hükümet sistemimiz değişecek.
10 günlük gözlemlerimi tek cümleyle özetlemek gerekirse, “Allah bu milleti CHP ile sınıyor”derim. CHP bir siyasi karadelik olmuş durumda. Biliyorum ki CHP konusunda konuşmak faydasız bir iş. Ama böyle bir ciddi sorunumuz var. Bu da bir gerçek...
Komisyonda tansiyonu yükseltmek için ellerinden geleni yaptılar. Daha soğukkanlı olması gereken grup başkanvekilleri üzerimize pet su şişesi dahi fırlattılar. Birçok CHP’li vekil suni sinir nöbetleri geçirdi. Konuşmalarının çoğu içeriksiz, iftira dolu, gerçeklerden kopuk ve sloganik cümlelerden ibaretti.
Dilleri üstenci ve kibirliydi. İki tür CHP’li gözlemledim. İlk grup kariyeristlerden oluşuyordu. Kendi tabanlarına hoş görünmek için “ses getirecek işler” peşindeydiler. Diğer grubun ise ideolojik saplantıları olduğunu gördüm. Kendi kendine kavga eden, söylenen, nöbet geçirmeye her an hazır insanlar. Belki bir üçüncü gruptan bahsedilebilir. Aklı başında kalmış, ama sesini pek çıkaramayanlar.
Komisyon 100 saat çalıştı ve 300 milletvekili konuştu. Ancak yine de sürekli olay çıkardılar. Her madde oylaması öncesi aynı şekilde provokatif davrandılar.
Oysa eğer Kılıçdaroğlu çağrılara uysaydı, oluşan ortak akla CHP olarak katkıda bulunabilirdi. Cumhurbaşkanlığı sistemine kategorik olarak karşı olma pozisyonunu sürdürebilir, ancak etkili olmaya çalışabilirdi. Bu bir çelişki olmaz, halkın da takdirini kazanırdı. Lakin taktikleri gereği ne bunu yaptılar, ne de komisyonda tek bir değişiklik önergesi verdiler.
CHP’li komisyon üyelerinin ve milletvekillerinin temel argümanı “Bu değişikliği geri çekin”oldu. Bunu üstü kapalı ve açık tehditlerle süslediler. Sistem üzerine eleştirileri geride kaldı. “Bunun zamanı mı?” diye söylenip durdular.
Parlamenter soslu vesayet ile kaybettiğimiz yarım yüzyılda sonra hala bunu söyleyebilmek gerçekten hazin.
CHP’nin iddia ettiği gibi, bu değişiklik ile Türkiye’nin rejimi değişmiyor tabii ki. Sadece hükümet sistemimizi daha demokratik, halka bağlı, verimli ve vesayete kapalı hale gelecek. Bunu da nihayetinde halk takdir edecek. Cumhuriyet rejimimiz, üniter ve laik yapımız daha da güçlenecek. “Rejim değişiyor” veya “federasyon geliyor” gibi iddialar gerçekçi değil, halkı tereddüde düşürmek için bilinçli seçilen argümanlar.
Tabii parlamenter vesayet sistemi ile sırtını halk dışı odaklara dayayarak siyaset yapıyormuş gibi görünmek artık mümkün olmayacağı için, fiili sistemde asalak gibi ortada dolaşmak da mümkün olmayacak. Siyasetin karakteri de değişmek zorunda kalacak. Meclis’te her kesim daha kolay yer bulurken, yürütmeyi kazanabilmek için merkezde yer almak gerekecek. Toplumun en az yüzde elli artı birini ikna etmek zorunda olan cumhurbaşkanı adayları, halkla ilişki kurmak, ortalama sağduyuyu yakalamak zorundalar. Bu her kesim için geçerli. Bu da demokrasimiz için önemli bir güvence olacak.
Çok yorucu ama tarihi bir süreçti. Bu değişiklik ile tam bir anayasa yapma yolunda önemli bir fırsat da elde etmiş olacağız. Halk nasıl yönetileceğine, devlet ile ilişkisinin nasıl olacağına kendisi karar verecek. Bu şekilde 1960 ve 1980 darbelerinin delik deşik ettiği, ülkeye çok şeye mal olmuş bir vesayet sistemini de demokratik/barışçı bir şekilde demokratikleştirmiş olacağız.
Hayırlısı olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019