Markar ESAYAN
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aslında kendisinin ve partisinin eleştirilmesinden şikayet ederken bundan gizli bir memuniyet duyduğu ortada. “Kemal Kılıçdaroğlu ne yaptı size” derken, siyasetin merkezinde rol alamamış bir kişinin gizli memnuniyetini hissetmek mümkün.
Oysa, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın CHP Genel Başkanı’nı eleştirmesinin nedeni, CHP’nin kaset operasyonu ile kurumsal olarak çizgisinden kayması, ülke çok hassas dönemlerden geçerken, ana muhalefet partisininin izlemesi gereken yerli ve milli çizgiden uzaklaşmasıdır.
Yani onun durumu, bir türlü dikkati çekemeyen bir çocuğun vazoyu kırmasına benziyor.
Pozitif bir siyasi rekabet içinde etkili eylem, hizmet ve söylemler üreten bir politik figürün gündem olması ile çok farklı bir durum bu.
Kılıçdaroğlu bir TV kanalında “Neden Adil Öksüz tutuklanmadı? MİT’e çalıştığı için mi?”türünden bir söz söylemişti.
MİT’in cevabı hak ettiği ilgiyi medyada görmedi. Oysa MİT Kılıçdaroğlu ve CHP’ye yenilir yutulur bir cevap vermemişti. O cevap şöyleydi:
“FETÖ/PDY örgütü tarafından dile getirilen mesnetsiz iddiaların, ana muhalefet partisi tarafından da dillendirilmesi, FETÖ/PDY mücadelesine olumlu bir katkı sağlamadığı gibi milli güvenliğimize de zarar vermektedir.”
Bu bir ana muhalefet partisi için çok ağır bir durum. Ama haksız da değil. Çünkü bu türden MİT’e dönük suçlamalar hep FETÖ kaynaklı oldu. Tıpkı MİT TIR’larının FETÖ elemanları ile durdurulması ve bunun Türkiye’nin DEAŞ’a yardım ettiği konusundaki propagandaya altlık olması gibi…
O propaganda neticesinde, 6-7 Ekim Kobani olaylarının psikolojik altyapısı geliştirilmiş, Türkiye’nin Suriye konusunda elinin kısa kalması sağlanmıştı. Türkiye’de bir etnik/mezhepsel sıkıntı yaşanması için yapılan bir operasyondu bu.
CHP ve lideri, 15 Temmuz’a “kontrollü darbe” de dedi ki, bu bir milletin en önemli değerlerini hedef almaktı. Kamuoyu vicdanını çok ciddi yaraladı.
Bu söylemeyi hiçbir kitle partisi lideri normalde göze alamazdı. Olup olmadık iddialarla böyle bir dönemde ülkenin ortak değerlerini, kurumlarını yıpratmak da siyasi partilerin işi olamaz.
Bu yüzden, cumartesi günü Yenikapı ruhunun taptaze yaşamaya devam ettiğini gösteren büyük İstanbul mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Kılıçdaroğlu kontrollü koltukta oturuyor” diyerek olayı harika şekilde özetledi.
Yani mesele Kılıçdaroğlu’nun ürettiği siyasi bir değerin hedef alınması değil, kontrollü bir koltukta ana muhalefet partisinin başındaki kişinin akılalmaz pratikler, sözler üretiyor olması.
O nedenle olsa gerek, Atatürkçü çizgideki ağır toplar daha önce CHP’den istifa ettiler veya uzaklaştırıldılar. Son olarak CHP Kadın Kolları Eski Başkanı Deniz Pınar Atılgan “Ekibim ile birlikte yeni anayasaya Evet diyeceğiz. Böyle bir dönemde Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yanında olmalıyız” dedi.
Çünkü mesele bir beka sorunu ise, herhalde Atatürkçü kesim Türkiye’yi hedef almış propagandaların, operasyonların karşısında olacaktır. Siyasi farklar böyle zamanlarda kavga meselesi olamaz. Ama kavga da etseniz, ülkenin hedef alındığı durumlarda yerli ve milli bir noktada siyasetin birlik içinde olmasını beklersiniz.
İstanbul Boğazı’na demirleyen İngiliz gemilerine bakarak “Geldikleri gibi giderler” diyen Atatürk’ün partisinin bugünkü temsilcileri, düşmanın topluca geldiği 15 Temmuz’a “kontrollü darbe” diyemez.
Bu işte bir yanlışlık, bir sıkıntı var.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yenikapı’da söylediği gibi, CHP’li seçmenlerin bu savrulmaya ortak olmayarak Evet’e yönelmesi, CHP’nin de iyileşmesinin de önünü açacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019