Mehmet BARANSU
Galiba dünyanın en trajikomik çelişkisi... İnsanın şeytanlaştırdığı bir şeyi, sahip olduktan sonra kutsaması... Çünkü, lanetleme ve kutsama arasındaki makas çok büyük. Böylesi şahısların, kurumların ya da devletlerin hayatı da hep çelişkilerle dolu.
Türkiye, siyasi tarihi geçmişiyle adeta “çelişkiler cenneti”...
Başbakan Tayyip Erdoğan da son günlerde bu çelişkiler yumağına en iyi örnek.
Düşünün ki bir siyasi lider, on iki yıllık iktidarı boyunca icraatlarının büyük bir bölümü çelişkilerle dolu.
Yazımın başlığına “Aynalarım var, ayna satarım” metaforunu seçtim. Tıpkı son iki yılda yaptığım gibi, iktidarın icraatlarına ayna tutmaya çalışacağım.
Bir lider düşünün;
Önce yanlış dediğine sonra doğru diyor.
Önce lanetlediği şeyi sonra kendisi yapıyor. Günü geldiğinde hem de çok elzem bir şeymiş gibioportünist bir yaklaşım sergiliyor.
Sistemden en çok çekenlerden olmasına rağmen, sistemi ele geçirdikten sonra (veya öyle sanıyor) kendisine yapılan zulümleri, kendisi yapmaya başlıyor. Kendisine kol kanat geren, destekleyen, dua eden insanlara yapıyor bunu. Ankaralaşıp, Sülümanlaşıyor.
Dün lanetlediği sistemi, bugün ele geçirdikten sonra kendisini sitemin yerine koyup siteme yapılan her eleştiriyi üzerine alıyor. Yani kısaca kendisini sistem zannediyor ya da devlet. Bir taraftan biz bu milletin hizmetkârlarıyız diyor, öte taraftan kendini devletin yerine koyup, dev aynasında görüyor.
Bizim dönemimizde fişleme olmayacak veya olmaz diyen Başbakan, meğerse iktidara geldiği andan itibaren (2004’ten beri) fişleme yapıyor. Hem de kendisine oy verenleri fişliyor. Herhangi bir üçüncü dünya ülkesine gitseniz ve ‘bizim ülkenin idarecileri kendilerine oy veren seçmenini fişliyor’ deseniz ne derler merak ediyorum?
Bu kadar da vefalı anlayacağınız.
İktidarı, halkını fişlerken (tabii yine kendisine oy verenleri) bu fişlemenin belgelerini yayınlayan gazetecileri “vatan hainliğiyle” suçluyor. Beri taraftan kendi kabinesinden bakanı TC vatandaşlığını, İranlı suç örgütü üyelerine 1,5 milyon dolara satıyor. Ama vatan haini, fişlemeleri ortaya çıkaran gazeteci oluyor. Pardon ama bu durumda bir yanlışlık olmalı.
Gelin küçük bir test yapalım. Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri vatan hainliğidir, sorusunun cevabını bulalım.
A) Halkını fişlemek (Özellikle de kendisine oy verenleri)
B) Fişleyeni ortaya çıkaran gazeteci
C) Vatandaşlığı suç örgütü üyelerine satan bakanın yaptığı
D) TC vatandaşlığını İranlı suç örgütü üyelerine satan Bakanı koruyanlar
Cevaplar açık değil mi?
Başbakan, bir taraftan halkın yararına olan şeyler yaptığını iddia ediyor (ki ulaşım ve sağlık konusunda son derece haklı) ancak, yakın dar kadrosunun etkisiyle dershaneleri kapatma kararı alıyor. Milli eğitim sistemindeki sorunlar ve sebepler ortada dururken. Kusura bakmasın ama bu, şehrin şebeke suları bulanık, kirli veya kireçli diye evlerdeki arıtma cihazlarını yasaklamak gibi bir şey. 10 yılda altı Milli Eğitim bakanı değiştirip, eğitimi cihaz yasaklama yöntemiyle çözme uzmanlığı.
Gelelim yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna. Bir örnekle başlayalım; “Adamın biri kör olduğundan, sürekli kendisiyle alay ediliyormuş. Bunun üzerine adam bir akıl hocasına danışmış ve hâlini arz etmiş. Akıl hocası ona, sokağa çıkmasını ve önüne çıkan herkese ‘heey kör’ diye hitap etmesini öğütlemiş. Adam aldığı öğüdü aynen uygulamış ve sokağa çıkmış. Önüne çıkan kör olan olmayan herkese ‘heey kör’ diye hitap etmiş. Zamanla hiç kimse onun kör gözüyle alay etmemiş. Böylece rahatlamış.”
Sayın Başbakan’ın veya hükümet üyelerinin, yolsuzluk ve rüşvet operasyonundaki savunma refleksleri bana yukarıdaki hikâyeyi hatırlattı.
Herhangi bir operasyon öncesi kolluk kuvvetlerinin üstlerine haber verme zorunluluğu ise tam bir komedi. Başbakan’dan izin çıkmadan herhangi biri ya da iktidar mensubuna artık operasyon yapılamayacak.
Yani, artık hırsızlık ve rüşvet Başbakan’ın teminatı altında.
Ya da sosyal medya diliyle şöyle denebilir;
Yürütme, Başbakan’ın teminatıyla “yürütüyor”.
http://www.taraf.com.tr/mehmet-baransu/makale-aynalarim-var-ayna-satarim.htm
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015