Mehmet BARANSU
Sayıştay Kanunu’yla ilgili yapılacak yönetmelik taslağına “askerlerin baskı yapıp değiştirdiği” haberim üzerine, Sayıştay Başkanlığı, resmî internet sitesinden bir açıklama yaptı. Açıklamada, haberdeki iddialara cevap vermek yerine, şeklî hususlara vurgu yapıldı. Kelime oyunlarıyla, haberde yer almayan cümleler kullanılarak, gerçekler gözden kaçırılmaya çalışıldı.
Haberimizde, “uluslararası kuruluşlarla paylaşılan bilgilerin gizliliği ileri sürülemeyecek” hükmüne yer vermiştik. Bu hüküm ile kamuoyuna açıklanacak bilgilerin kapsamının genişletilmesi amaçlanmakta idi. Ve bu hüküm taslaktan çıkarılmıştı. Ancak Sayıştay, yaptığı açıklamada “uluslararası kurumlarla paylaşılan bilgilerin gizliliği öne sürülerek denetim sınırlandırılamaz” diye bir cümlenin haber içeriğinde olduğunu söyledi. Haberde “denetim sınırlandırılamaz” diye bir cümle yoktu. Olmayan bir ifade ortaya atılarak konu çarpıtılmaya çalışılmıştı. Dolayısıyla da komisyon taslağındaki ifade yönetmelik konusuna girmekteydi.
Yine komisyonun hazırladığı yönetmelik taslağına “duyurulacak hususlar” başlıklı kamuoyunun asgari ölçüde belli şeyleri öğrenmesini sağlamak için konulan maddenin metinden çıkarılması olayı da açıklamada çarpıtılmıştı. Sayıştay Başkanlığı temelsiz bazı laflarla, bunu destekleyen somut bir madde metni koyulmadan idarenin kendi hazırladığı yönetmeliğin buna imkân verdiğini iddia etti. Bu büyük bir aldatmacaydı.
Uluslararası örneklere bakıldığında İngiltere, Almanya ve ABD gibi ülkelerde raporların kamuoyuna açıklanma yetkisi Meclislerde değil, Sayıştay’dadır. Hatta ABD’ de raporun gideceği Meclis üyelerinin bile güvenlik soruşturmasından geçirildiği durumlar mevcuttur.
Sayıştay, açıklamasında kelime oyunları yaparken, gizliliğe ilişkin denetçilere sorumluluk yükleyen 6. Madde hakkında, yani yargılanmaları konusunda hiçbir açıklama yapmadı. Bu konuyu nedense es geçti.“Gizlilik” damgası vurulan belgeleri inceleyemeyeceklerini sakladılar. Bu belgelerin kamuoyuna açıklanması durumunda sorumluların yargılanacağı konusunu, açıklamada görmezden geldiler. Oysa bu konu haberin yarısını oluşturuyordu. Konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamış olması, denetçiler üzerindeki baskının “zımnen” kabul edildiğini de gösteriyordu.
Sayıştay’ın haberde yer almasına rağmen açıklama yapmaktan çekindiği bir durum da denetime engel olunması durumunda bu konunun kamuoyuna duyurulacağına ilişkin emniyet supapları niteliğindeki hükümle ilgiliydi. Sayıştay bu konuya da nedense girmek istemedi.
Sayıştay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya bakıldığında, hazırlanan metnin denetimi zorlaştıracağı, denetçileri baskı altına alacağı, gizlilik kisvesi altında denetimi etkisizleştirileceği açık şekilde görünüyor. Sayıştay plansız ve programsız bir şekilde, askerin etki alanına açık, uygulamalarına devam ediyor. Taraf’taki haber de, yapılan açıklama da bunun en büyük göstergesi.
Yetki kanunuyla Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi alan hükümet, yetki yasasının son günü Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na ilişkin 662 sayılı KHK’nın 63. maddesiyle yaptığı değişiklikle, kamu payı yüzde 50’den az olan şirketleri, kamuya ait ortaklık hakları yönüyle bile olsa Sayıştay’ın denetim kapsamından çıkarmıştı. Medyaya bunun yansıması Türk Telekom ile THY’nin denetimden çıkması şeklinde olmuştu. Ancak, bu madde sonucunda, Havelsan, Aselsan, TAI gibi askerlerin dolaylı yönden sahip oldukları şirketlerin, Sayıştay tarafından denetiminin önüne de geçildi. Denetim istemeyen şirketlerin Sayıştay nezdinde kulis yaptıkları ve Sayıştay’dan bazı bölüm başkanlarının da “Sayıştay denetimi ile borsada işlem gören şirketlerin değer kaybedeceği, bunun önüne geçmek için denetimden çıkarılması” şeklindeki yönlendirmesiyle bunun başarıldığı da artık biliniyor.
Aralık 2010’da yasalaşan 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ile kamu kaynağı kullanan tüm idareler denetim kapsamında iken, gerek yönetmelik, gerek yasa, gerekse KHK ile Sayıştay’ın denetim kapsamı sürekli daraltılıyor. Askerlerin Sayıştay denetiminden kaçma çabaları ve bunun için Sayıştay yetkilileri ile dirsek temasları artık kurumda sır değil. Özellikle yeni kanunla denetim kapsamına giren askerî gazino ve kantinlerin denetimden çıkarılmaya çalışıldığı yönünde de duyumlar kurumda ayyuka çıkmış durumda. Bazı bölüm başkanları ile uzun yıllar Milli Savunma Bakanlığı grubunda çalışan bir denetçinin Ocak 2011’de Genelkurmay Karargâhında ağırlanarak brif edildiği, kendilerine konunun TSK için ne kadar önem arz ettiğinin anlatıldığı da kurumda konuşuluyor.
TSK’nın incelenmeyi istememesinin nedeni de aslında net olarak biliniyor. TSK’nın üst düzey yetkilileri, daha önceki uygulamalarının hukuki sorumluluk doğuracağı endişesi taşıyorlar. İnceleme sonucu yargı önüne çıkıp, hesap verme ve hapse girme korkusu taşıyorlar. Ayrıca, büyük yatırım ve ihalelerden kurumsal veya bireysel elde edilen rantların kaybedilme korkusu da var.
Son not olarak şunu söyleyeyim. Taraf’ın ortaya çıkardığı yönetmelik önceki gün Bakanlar Kurulu’na değerlendirilmek üzere gönderildi. Anayasa değişikliği ve yeni Sayıştay Kanunu, kamuoyunda TSK’nın denetimi ile ilgili önemli beklentiler ortaya çıkardı. Ancak, yönetmeliklerin belli dar çevrelerin, askerlerin talepleri doğrultusunda yapılması; hem hükümeti zora sokacak gibi hem de normalleşme sürecini baltalayacak gibi görünüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015