Mehmet Ocaktan
Günlerdir MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, Öcalan’ı Meclis’e davet etmesiyle başlayan bir çözüm muhabbetini tartışıyoruz. Doğal olarak, Türkiye’nin neredeyse yüz yıllık bir problemi olan Kürt meselesinin çözümü konusunda atılacak her adıma pozitif yaklaşmak durumundayız.
Genel olarak toplumun önemli bir kesimi de Bahçeli’nin bu adımına umutla baktı ve muhtemel bir çözüme kredi açtı. Ama AK Parti/MHP koalisyonunun siyasi karakterine vakıf olan insanlar, ‘bayram coşkusu’na kapılmadan daha serinkanlı ve ihtiyatlı bir iyimserlik içinde olmayı tercih ettiler. Zira bu ülkede yaşayan insanlar, iktidarın bugüne kadar sergilediği icraatlarıyla toplum nezdinde ciddi bir güven kaybı yaşadığını biliyor, bu yüzden de atacakları her yeni adıma biraz mesafeli duruyorlar.
Şimdi bir kez daha gördük ki toplumun iktidara güven duymamasının haklı nedenleri varmış. Şu fotoğraf, “çözüm muhabbeti”nin aslında ne kadar absürt bir tartışma olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bir taraftan ‘terör başı’ diye hitap ettiğiniz Öcalan’ı Meclis’te konuşmaya çağıracaksınız, bir taraftan da halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanını hukuki değil, siyasi gerekçelerle tutuklayarak ‘millet iradesine kayyım’ atayacaksınız…
Eminim ki iktidarın doğrusuna da yanlışına da biat eden ve de akıl nimetini çok da önemsemeyenler hariç, kimse bu muhabbete bakarak ‘çözüm hayali’ne kapılmayacaktır.
Açıkçası ben, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bile Bahçeli’nin Öcalan’ı Meclis’e getirme gayretlerine sıcak baktığı kanaatinde değilim.
Muhtemelen bu yüzden Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın hem başında hem de sonunda adeta döne döne övgüler dizerek Bahçeli’nin gönlünü almaya çalıştı. Cumhurbaşkanı’nın, Bahçeli’yi yücelten şu sözleri başka söze gerek bırakmıyor: “Devlet Bey tavır, konuşma ve siyasetiyle, cesur çıkışlarıyla daima tarihe not düşen, istikamet çizen bir lider.”
Konuşmanın satır araları dikkatle okunduğunda, aslında cumhurbaşkanının Bahçeli’nin çağrısına somut olarak bir destek verdiğini söylemek mümkün değil. Normalde Erdoğan’ın, bu kadar abartılı övgüsünün ardından Bahçeli’nin çağrısına daha da açılım kazandırmasını bekliyorsunuz. Ama hayır, tam aksine Bahçeli’yi bir bakıma açığa düşüren bir konuşma yapıyor.
Ne diyordu Bahçeli: “Terörist başı Meclis’e gelsin DEM grubunda silah bırakıldığını ilan etsin.” Kısacası MHP lideri, Öcalan’ın DEM grubunda yapacağı konuşmayla Kandil’e silah bırakma çağrısı yapmasını istiyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise tam tersini söylüyor: “Bizim Kandil’deki terör baronlarına hiçbir çağrımız yoktur, olamaz da.” Yine aynı konuşmasında Erdoğan, DEM’i “Terörün boyunduruğundan halen çıkamayan bazı Türkiyelileşmeye dair istek ve iradesi henüz olmayan siyasi parti” olarak tanımlayarak, Bahçeli’nin DEM’e yüklediği misyonu da değersizleştirmiştir.
Son on gün içinde yaşadıklarımızın özetini çıkardığımızda, ister istemez ‘bu işte bir yanlışlık var’ demek zorunda kalıyoruz. Çünkü olup bitenlerin hiçbirisini ne hukuk normlarıyla ne de siyasi etikle izah etmek mümkün değil.
Bir taraftan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Öcalan’ı Kandil’e silah bırakma çağrısı yapması için Meclis’e davet eden Bahçeli’yi öve öve bitiremiyor, bir taraftan da “Kandil’deki terör baronlarına hiçbir çağrımız yoktur” diyerek adeta Bahçeli’ye meydan okuyor.
Peki siyaset arenasındaki bu gösteriyi nasıl okumamız gerekiyor?
Ortaya çıkan tablo çok inandırıcı olmasa da diyelim ki iktidar ve küçük ortağı Kürt meselesi konusunda bir adım atmak istiyor. İyi güzel de bu durumda, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in uyduruk iddialarla tutuklanıp millet iradesine kayyım atanmasını nasıl izah edeceğiz…
Galiba hem Bahçeli’nin “Öcalan açılımı”na hem de Erdoğan’ın normalleşme görüntüsü taşıyan adımlarına çok fazla bir anlam yüklememek gerekiyor. Açıkçası ben, her iki liderin de öncelikli hedefinin, mevcut iktidar kompozisyonunu gelecek döneme de taşıyabilmek için şimdiden farklı denemeler yaptıkları kanaatindeyim.
Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli’nin memlekette bir barış iklimi oluşturmak için niyetleri olmadığı gibi, böyle bir çalışmayı başarıya ulaştıracak enerjileri de yok. Bu yüzden önümüzdeki dönemde benzer gösterileri bolca izleyebiliriz.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025