Mehmet Ocaktan
Bütün İslam tarihi boyunca gelişen siyaset teorisi özü itibariyle ahlaklı ve erdemli yöneticilerin önderliğinde bir toplum modelini önermiş, ancak bunun nasıl gerçekleştirileceği konusunda somut örnekler ortaya koyamamıştır. Mesela halkın yönetimde söz sahibi olabilmesi için nasıl bir katılımın olacağı belirlenmemiştir. Bu yüzden de Müslüman dünyada siyasette meşruiyet krizi hiçbir zaman çözümlenememiştir.
Gerek İslam uleması, gerekse Müslüman siyaset bilimciler Kur’an’daki “Şura”kavramını siyasal katılım anlamında değerlendirmektedirler. Ancak biliyoruz ki bu kavram Hz. Peygamberden sonra ‘bağlayıcı’ niteliğini kaybetmiş, halifenin otoritesini sınırlandırıcı bir fonksiyon icra etmemiştir. Açıkça ifade etmek gerekirse, klasik İslam siyaset düşüncesinin hiçbir evresinde “Şura” ilkesi, halkın katılımını sağlamadığı gibi, yöneticilerin otoritesini de sınırlandırmamıştır.
***
Her vesileyle demokrasiye karşı reddiyeci bir tavır içinde olanların, nasıl bir alternatif sistem önerdiklerini izah etmeleri gerekmektedir. Ancak bırakın sistem üretmeyi, Müslüman dünyanın böyle bir ihtiyacın farkında olduğu bile şüphelidir. Çünkü İslam toplumlarının dini anlayışları da, siyaset teorileri de klasik İslam kültürünün geçmiş uygulamalarında çakılı kalmıştır. Bugün İslam dünyasında yaşanan siyaset krizinin temelinde de bu anlayışın derin izleri bulunmaktadır. Daha da vahim olanı, Müslüman dünyadaki hemen bütün devlet sistemlerinde din her zaman devletin denetiminde ve emrinde olmuştur.
Dolayısıyla halkın devleti yönetenlerden hesap soramadığı, yöneticinin de hesap verme zorunluluğunun bulunmadığı bir Müslüman zihniyet dünyasının alternatif bir sistem üretmesi mümkün değildir. Prof. Dr. Ahmet Akbulut “Müslüman Kültürde Kur’an’a Yabancılaşma Süreci” kitabında Batı siyasi paradigması ile Müslüman siyasi paradigmasının farklı olduğunu, İslam siyaset geleneğinde yöneticiyi sorgulama ve ona hesap sorma, halka hesap vermenin bulunmadığına dikkat çekerek şöyle bir tespitte bulunuyor: “Toplumun başına gelen musibetlerin, insan hatasından değil de kaderden kaynaklandığını düşünen bir anlayışın, yanlışı düzeltme şansı olabilir mi? Halbuki yanlışı düzeltmenin ilk şartı, onun insan hatasından kaynaklandığının bilinmesidir.”
Maalesef geleneksel İslam siyaset anlayışının kapıları rasyonel akla kapalıdır. Doğal olarak böylesi bir kültürel ortamda demokratik değerler gelişemez, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim modeli oluşturulamaz. Hukukun denetleyiciliğinin olmadığı toplumlarda ise, yöneticilerden hesap sorulması, icraatlarının denetlenmesi mümkün değildir.
***
Bu çerçevede bir gerçeğin altını çizmekte özellikle yarar var; bir kere bütün bu hukuki zaaflar, nakısalar dinden değil, tarihsel süreç içinde dinin yerine ikame edilen İslam kültüründen kaynaklanmaktadır. Mesela bugün İslam ülkelerindeki dindarların da, seküler kesimlerin de aynı şekilde demokrasiye mesafeli durmaları çok ibret verici bir örnektir. Çünkü bu toplumlarda farklı kimliklere, inançlara mensup bütün kesimler aynı İslami kültürel iklimden beslenmektedirler, dolayısıyla dindarların da, dinle hiçbir ilgisi olmayanların da demokrat olmaları çok kolay değildir.
Maalesef Batı’nın meydan okuması karşısında kimlik bunalımı yaşayan Müslüman toplumlar, Batılı değerlere karşı sürekli bir tepkisel dil kullanmaktan kurtularak alternatif sistem geliştirmeye zaman bulamamışlardır. Bu yüzden de Batılı sistemlerin çökeceği hayaliyle yaşamaktadırlar. Öyle anlaşılıyor ki, dünyanın sonuna kadar hep bu hayalle yaşayacağız.
Oysa yapılması gereken son derece açık ve nettir; bugün yaşadığımız problemlerin geleneksel İslam siyaset kültüründen kaynaklandığının farkına vararak din-siyaset ilişkisini temelden sorgulamanın gerekliliği açıktır. Bir kere siyaset, dünyanın tanzimi konusunda bir uzlaştırma aracıdır. En önemlisi de siyaset dinin bir parçası değildir. Ama Müslüman dünya siyaseti bir güç devşirme ve hükmetme sanatı olarak gördüğü için dini bu yolda araçsallaştırmaktan çekinmemişlerdir. İşte tam da bu yüzden “İslam devleti” kavramı hep bir ideolojik tanım çerçevesinde şekillenmiş ve Müslümanların kurduğu sistemler ideolojilerin ipoteğinden kurtulamamıştır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025