Mehmet Ocaktan
Salgın vesilesiyle yaşadığımız karantina günleri gerek bireysel, gerek toplumsal, gerekse devleti yönetenler düzeyinde bir iç muhasebe yapmak açısından ciddi fırsatlar sunuyor.
Hayatın normal seyrini sürdürdüğü günlerde insan bazen her şeyi çok iyi yaptığını düşünerek eleştirilere karşı kapılarını kapatıp duyarsız davranabilir, hatta karşı taarruzda da bulunabilir.
Evet bu durum erdemli insan açısından bir nakısadır, ama insan tabiatı da biraz böyle bir şeydir, yani eksikliklerini görmeyi pek istemez. Hele de siyasal iktidarlar üzerlerine tutulan projektörlerden hiç hoşlanmazlar.
Ancak şimdi normal zamanlarda değiliz, iktidarlar da, tek tek bireyler de geçmişte ve halen yaptıklarının ne kadar doğru olduğunu ve bunların kimler için nasıl bir fayda ya da zarar ürettiğini vicdanlarında muhasebe edebilirler. Bu yüzden salgın günleri, hayatımızı vicdanlarımızda çek etmek için çok önemli bir fırsat.
Siyasal iktidarlar genel olarak söylem düzeyinde ve de kağıt üzerinde yapıp ettiklerini her zaman tevil edebilirler; ancak vicdan denilen şeyi ikna etmek o kadar kolay değildir.
Kuşkusuz bugünler vicdan muhasebesi açısında önemli olduğu kadar, özellikle iktidarların popülist söylem tuzağına düşmeleri konusunda da elverişli bir ortam oluşturmaktadır. Zira iktidarlar yaşanan kriz şartlarını kendilerini aklama söyleminin gerekçesi olarak da kullanabilirler.
İşte esas tehlike de bu noktada başlamaktadır. Unutmayalım ki toplum-siyaset ilişkisinin ahengini bozan en önemli unsur, kendini yenilemeyi göze alamayan siyasal iktidarın her gün çeşitlenen toplumsal sorunları hep aynı kısır pencereden tanımlamaya çalışmasıdır. Çünkü bu durum, doğal olarak iktidarların topluma yabancılaşması sonucunu üretecektir. Bu da ister istemez otoriter damarın güçlenmesi demektir.
Dolayısıyla kriz dönemlerinde “hikmetinden sual olunmaz” iradesine sığınarak izah ettiğimiz bazı icraatları, fırtına dindiğinde topluma anlatmak o kadar kolay olmayabilir. Eğer şimdi dile getirilen eleştiriler görmezden gelinirse iktidarla toplum arasındaki kopuşun derinleşmesi kaçınılmaz olacaktır.
Biliyoruz ki şu günlerde bazı yanlışlara dikkat çekmek hiç arzu edilen bir şey değil, hatta tehlikeli bile... Zira iktidarın yaptığı her şeyin mutlak doğru olduğuna inanan bir kesim var ve önüne geleni biçmekte kararlı. Onlar bir yanlışa yapılan en küçük itirazı bile iktidar düşmanlığı ve de “ihanet” olarak değerlendirmekte bir beis görmüyorlar.
Oysa iktidarlar da zaman zaman yanlışlar yapabilirler ve açık toplumlarda başta bireyler olmak üzere, gazetecilerin, sivil toplum örgütlerinin ve siyasal partilerin yanlışlar konusunda uyarılarda bulunmaları demokratik bir görevdir. Ayrıca iktidarların eleştirilmesi dünyanın sonu demek değildir.
Eğer bu konuda siyasal ve ideolojik kimliklerimizi bir tarafa bırakarak vicdanlarımızın sesini dinleyebilirsek, eminim toplumsal birlikteliğimiz açısından daha doğru bir adım atmış oluruz.
Şimdi son dönemde yaşananları, ‘ihanet’ ya da ‘vatanseverlik’ parantezine almadan vicdanlarımızda muhasebe etme zamanı... Mesela şu soruları açık yüreklilikle kendimize soralım.
Belediyelerin salgın mağdurlarına yardım yapmasını, “paralel devlet” olarak tanımlamayı hangi ahlaki kriterlerle izah edeceğiz?
Atatürk Hava Limanı’nda hazır binalar varken, korona hastanesi yapmak için milyarlık pistleri kazıp beton yığınlarıyla doldurmanın ‘vatanseverlik’ olduğuna insanları nasıl inandıracağız?
Salgın başladığı ilk günden buyana henüz içeride maske dağıtımını bile başaramamışken, ABD’ye gönderdiğimiz maske ve sağlık malzemeleri için teşekkür etmesini Sam Amca’nın Türkiye karşısında ‘diz çökmesi’ olarak değerlendirmenin akıl ve mantıkla bir izahı var mıdır?
Eğer bu sorular konusunda vicdanlarımız rahatsa, durmak yok yola devam...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025