Mehmet Ocaktan
Rusya’nın davetiyle terör örgütü YPG/ PKK’nın siyasi uzantılarından Suriye Demokratik Konseyi’nin elebaşlarından İlham Ahmed ile Halkın İradesi Partisi Genel Sekreteri Kadri Cemil Moskova’da bir araya geldi.
Toplantıda, Moskova yönetimi ve Beşşar Esed rejimine yakınlığıyla bilinen Cemil, terör örgütü temsilcisiyle Suriye’nin yönetim şeklinin değiştirilmesini amaçlayan bir muhtıraya imza attı. Buna göre taraflar, Suriye’nin federal bir yapı içinde yönetilmesi konusunda anlaştı. (AA)
Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim üzerinden bütün dünyaya meydan okuyan Türkiye’nin, Rusya’nın terör örgütlerine kucak açan son tavrına karşı bir iki cılız demeç dışında fiili olarak nasıl bir tepki vereceğini doğrusu çok merak ediyoruz.
Malum siyasette rüzgarların sert esmeye başladığı son yıllarda, ortak akılla iş yapma ferasetini ve demokratik vizyonunu kaybeden iktidarın biraz da kendini koruma endişesiyle toplumsal hafızaya adeta nakşettiği ‘beka’ meselesini şu günlerde pek konuşmuyoruz. Belki de şöyle ifade etmek lazım, iktidar ülkenin bekasını elbette önemsiyor, sadece oyun dışında kaldığımız Suriye’de ‘beka’ meselesinin dillendirilmesinden pek mutlu olmuyor...
Bilindiği gibi 24 Ağustos 2016’da Suriye topraklarında Türkiye’nin terör örgütü olarak tanımladığı YPG ve PKK terör unsurlarına karşı başlatılan askeri harekat, Türkiye’nin bekası açından hayati bir öneme sahipti. Aynı şekilde hudutlarda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak, PKK/KCK/ PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek, dost ve kardeş bölge halkını teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, 20 Ocak 2018 saat 17.00’den itibaren Zeytin Dalı Harekatı başlatıldı.
Ve son olarak da 9 Ekim 2019 tarihinde yine Suriye topraklarında Barış Pınarı harekatı yapıldı.
O günleri hatırlayalım, memleket tam bir istiklal mücadelesi havasındaydı, hatta bu harekatları Çanakkale mücadelesiyle kıyaslayanlar bile vardı. Farklı bakış açıları anında “beka” söylemiyle susturuluyor, “Acaba geleceğe dönük sağlıklı bir stratejiyle mi hareket ediyoruz?” benzeri soru sorma gafletinde bulunanlar anında hainlikle suçlanıyordu.
Elbette Türkiye sınırlarını koruma ve terör unsurlarına karşı uluslararası hukuktan doğan harekat düzenleme hakkına sahipti. Bütün Türkiye de bu harekatların sonuna kadar arkasında oldu. Ancak Suriye’deki bölgesel ve küresel güçlerin varlığı dikkate alındığında, Türkiye’nin tek başına sonuç almasının çok da mümkün olamayacağı gerçeği de ortada duruyordu.
Nitekim filmin sonunda, Esad rejimi Suriye’de esas patron konumunda olan Rusya’nın himayesinde mutlu sona büyük ölçüde yaklaşmış oldu. Bizse bölge halkını terör örgütlerinin ve Esad’ın zulmünden kurtarmak üzere çıktığımız yolculukta yalnız başımıza kalakaldık. İnsani olarak kucak açtığımız milyonlarca mülteciye de bakmak zorundayız.
Peki bizim kazanç hanemizde ne var? Düne kadar Şam’dan başını uzatamayan Esad kazandı ve şu anda ülkenin büyük bir bölümüne hakim olmuş durumda, Rusya kazandı, İran kazandı, terör örgütleri de bulundukları bölgelerde mutlu-mesut yaşayıp gidiyorlar...
Ve en önemlisi de bizzat Rusya dışişleri bakanlığı nezdinde üst düzey bir ağırlama ile gerçekleşen son Moskova toplantısıyla YPG-PKK Suriye’de yeni oluşacak yönetimin asli unsuru olmayı garantilemiş bulunuyorlar.
Galiba hep birlikte şu soruyu sormamız gerekiyor: PKK Suriye’de devlete ortak olduğuna göre, bugüne kadar inanmıyorlar diye toplumun büyük bölümünü ‘hain’ ilan ettiğimiz şu ‘beka’ meselemiz ne oldu acaba?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025