Mehmet Ocaktan
AK Parti kurulduğu günden buyana iktidar konforuna alışkın bir parti olduğu için özellikle kriz dönemlerinde eli ayağına dolaşıyor, çünkü krizin nasıl yönetileceğine ilişkin bir pratiğe ve de geleneğe sahip değil. İşler yolunda giderken muhalefetin ne dediğinin pek önemi yoktu. Bu yüzden de iktidar, 20 yıl koyunca muhalefet dahil kimseye karşı hesap verme zorunluluğunun bulunduğuna ilişkin bir anlayışa asla prim vermedi.
Ancak artık işler yolunda gitmediği için bütün ezberler bozuldu. Düşünün ki 2011’e kadar Türkiye’nin demokratikleşmesinde, kalkınmasında önemli katkıları olmuş bir partinin iktidarında ülke yeniden 1990’ların kirli ve karanlık görüntüleriyle sarsılıyor ama iktidar ortalarda yok. Suç örgütü lideri olarak tanımlanan bir isim doğrudan hükümetin İçişleri Bakanı’nı hedef alan ciddi iddialarda bulunuyor ama iktidar görmezden geliyor ve talihsiz bir şekilde insanlar iktidarın değil, Peker’in ne dediğini ya da ne diyeceğini merak eder hale geliyor.
Maalesef AK Parti iktidarı gerçeklerle yüzleşmeyi göze alamadığı için bizzat kendi ürettiği krizleri çözme iradesini göstermek yerine, her seferinde “Dış güçler Türkiye’yi durdurmak için içerideki yerli işbirlikçileriyle birlikte iktidarımıza saldırıyor” benzeri bir hamaset diliyle problemleri daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor.
Bu zihniyet savrulması yüzünden AK Parti’nin derdi o kadar büyük ki;
-Suç örgütü lideri olarak tanımlanan Sedat Peker’in yenilir yutulur gibi olmayan iddiaları “dış güçler”in saldırısı olarak görülüyor. Daha da vahim olanı iddiaların muhatabı olan bakan bizzat kendi iktidarının bakanlarını, vekillerini, bürokratlarını itham ederek ellerini yıkayıp kenara çekilebiliyor.
-Bir yönetim beceriksizliği olarak 128 milyar doların kimlere, kaça satıldığı izah edilemeyince fatura ya yine kökü dışarıda “karanlık güçler”e kesiliyor ya da yıllardır iktidarda olmayan CHP sorumlu tutuluyor.
-İktidar ekonomik rasyonaliteden uzaklaştığı için kaçınılmaz olarak derin bir ekonomik çöküntü yaşanıyor, bu yüzden toplumun önemli bir kesimi günlük maişetini temin etmekte bile zorlanıyor ama iktidar sanki hiçbir şey olmamış gibi büyüme masalları anlatmaya devam ediyor. Eğer “alem bize hayran” şeklindeki hamasi söylemlere inanmayıp hükümetten çözüm ve izahat bekleyenler olursa onları da “dış güçler”in aparatı olarak suçlayıp arkasına bakmadan yoluna devam ediyor.
-Hukuku, hesap verilebilirliği ortadan kaldıran “Türk tipi” yeni rejimle birlikte hiçbir şeyin denetlenemediği, yanlış yapanın yanına kar kaldığı için “pudra şekerci” elamanların AK Parti merkezinde yer bulabilmesi ahlaki bir çürümenin sonucu olduğu görülemiyor.
-Hukuk ve etik dışı yollarla kocasının şirketinden dezenfektan alan bir bakanla ilgili toplumsal vicdanı rahatlatıcı izahatlar yapılamıyor.
Ve doğal olarak yönetilemeyen her krizin “karanlık güçler”in eseri olduğu şeklinde yazılan hikayenin sonu da yaklaşıyor. Çünkü insanlar, her krizde başrol verilen “dış güçler”in neden 20 yıldır bir türlü bitirilemediğini sorgulamaya başlıyorlar.
Bu yüzden de iktidarın her kriz sonrasında çözüm olarak bulduğunu sandığı iletişim faciaları, toplumsal muhalefetin güçlenmesinden başka bir işe yaramıyor.
Oysa Amerika’yı yeniden keşfetmenize gerek yok… Eğer niyetiniz farklı yollara saparak despotik hayaller kurmak değilse, problemleri ya da krizleri çözmenin yolu belli; hukuk devleti temelinde şeffaf, hesap verilebilir, liyakati esas alan bir yönetim anlayışını hakim kılmaktır.
Ama artık iktidarın böyle bir derdi de, niyeti de yok… Bu yüzden de kimse bu hikayenin nasıl biteceğini bilmiyor, daha doğrusu bilmek istemiyor…
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025