Mehmet TIRAŞ
Ülkenin değişmez iki gündemi var…
Biri “Zamlar, hayat pahalılığı, yoksulluk ve işsizlik..”
İkincisi ”Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi..”
Ülke de öyle bir hayat pahalılığı, yoksulluk ve işsizlik var ki toplumun büyük çoğunluğunun ” İmdaat Yangın Var Yangın” çığlığını hiçbir yetkili duymuyor.
“Yoksulluk, pahalılık ve işsizlik” kol geziyor.
Araştırmalarda toplumun yüzde 75’i geçinemediğini söylüyor.
Binlerce insan günlerini ucuz ekmek satan Belediye büfelerinin önünde,ucuz yağ kuyruğunda,ucuz mazot ve benzin kuyruğundan geçiriyor.
Deriz ya beklenmedik afetler karşısında; “son elli yılın yağmuru karı yağdı.Sibirya soğuklarını,çöl sıcaklarını yaşıyoruz ”diye..
Tam da böyle, 50 yılda bir olan doğa felaketi gibi kontrolden çıkmış “hayat pahalılığını,yoksulluğu ve işsizliği” yaşıyoruz.
Savaşın içinde olan Rusya ve Ukrayna bile böyle bir enflasyonu, yoksulluğu ve işsizliği yaşamıyor..
Petrol zammını otomatiğe bağladılar.
Petrole zam gelince iğneden ipliğe de zam geliyor.
Gıda fiyatları son bir yılda yüzde 67 artmış.
Gündemde olan 5 litrelik Ay çiçek yağı bir yıl önce 63 lira iken..
2022 yılında 5 litrelik Ay çiçek yağı 190 liradan satılıyor.
Bir yıl içinde TL dolar karşısında yüzde 40 değer kaybetmiş.
Motorine yapılan zamlar,nakliye fiyatlarını tetikleyince sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın, önü de alınamıyor.
Şahsım devletinin sahibi, ortağı ve avenesi bu zamları ve hayat pahalılığını umursamaması, insanları adeta çıldırtıyor.
Bir de çıkıp ülke ekonomisi uçuyor, kısa bir süre içerisinde dünyanın en zengin on ülkesi arasına gireceğiz demiyorlar mı?
Küçük ortak toplumdaki yoksulluğu ve hayat pahalılığı itiraf ederek ”askıda ekmek projesi başlattı”;arkasından patlıcan yemesek ne olur,’yağsız kalabiliriz ama yarınsız vatan olmaz’ gibi ipe sapa gelmez açıklamalarla pahalılığı, devletin bekasına bağlamıyor mu pes vallahi..
Resmen insanların aklı ile alay ediyorlar.
Gelin Muktedirin iktidara geldiği 2003 Tarihinden günümüze uzanan ekonominin fikri takibini yaparken; hane halkının ekonomiyi ölçme ve alım gücünü kıyaslaması olarak baz aldığı, ”dolar, çeyrek altın ve mazotun litresini” TL olarak hatırlatalım.
2003 yılında:
-Bir litre Mazot 1 Lira 48 Kuruş,
-Bir dolar 1 lira 67 kuruş,
-Asgari ücret 226 TL iken,
-Bir çeyrek altın 32 liradan alıcı buluyor,
-Bir asgari ücretli ayda 7 çeyrek altın alabiliyordu.
-Toplumun en varlıklı kesimi Milli Gelirin yüzde 39’nu alıyordu.
2022 yılında “dolar,mazotun litresi ve çeyrek altın” kaç TL?
-8 Mart 2021 tarihinde Mazotun litresi 6 lira 87 kuruş iken,
-8 Mart 2022 tarihinde mazotun pompa fiyatı 23 Lira, bu fiyatın da ucu açık.
-Bir dolar 8 Mart 2022 tarihinde an itibarı ile 14 lira 35 kuruş üzerinden işlem görüyor.
-Bir çeyrek altın 1,500 liradan alıcı buluyor,
-Asgari ücret 4 bin 253 lira..
-Asgari ücretten maaş alan birisi bugün 3 çeyrek altın bile alamıyor.
-Toplumun en varlık kesimi Milli Gelirin yüzde 56’sını alıyor.
AKP’nin 2009 yılına kadar olan süreci ayrı değerlendirmeliyiz;AB müzakereleri sürecinde ülkeye tam 220 milyar dolar yabancı sermaye girmiş.
Şahsım devletin sahibinin AB müzakerelerinden uzaklaşması ile yabancı sermaye gelmediği gibi var olan yabancı sermaye de, ülkeyi hızla terk etmeye başladı.Hukuktan da uzaklaşınca, bunun faturası topluma “işsizlik, yoksulluk,hayat pahalılığı ve hukuksuzluk” olarak döndü..
Muktedir 2009 yılına kadar benim iktidarımda alım gücü düşen; bana oy vermesin diye meydanlarda haykırır… İktidarından önce olan asgari ücretle, kendi döneminde uygulanan asgari ücretin alım gücünün kıyaslamasını; “tere yağ,et, süt ve baklagillerle karşılaştırır’ övünerek ballandıra ballandıra anlatırken..
Nereden nereye diye de hava atardı.
CHP demek karne ile ekmek demek,CHP demek benzin,yağ kuyruğu demek, CHP demek kıtlık demek diye yeri göğü inletirken..
Şimdi kuyrukları kendisi yaşatıyor.
Eyy yumurtaya can veren Allah…
Artık asrın Reisinin asgari ücret ve dar gelirlilerin durumu konusunda ağzını bıçak açmıyor, dut yemiş bülbül oldu.
Toplum olarak gece yarısı petrol istasyonlarındaki araba kuyruklarını izleyerek yatıp, sabah ta ucuz ekmek ve marketlerdeki Ay çiçek yağı kuyrukları ile uyanıyoruz.
Bu ülkede başarısız bir durum yaşanıyorsa suçlu belli “iç düşmanlar ve dış güçler. “
Bir başarı varsa tartışmasız Saray’ın sahibine ait.
Peki meyve ve sebze fiyatlarını kim yükseltiyor?
Yeşil sivri biberin kilosu 30 lira..
Tarımın ve hayvancılığın temel girdileri olan; “akaryakıt, gübre,yem ve ilaç” zamlarını önleyemediğiniz sürece;sebze,meyve ve temel gıda ürünlerindeki artışları düşüremezsiniz.
TÜİK yıllık üretici enflasyonunu yüzde 106 olarak açıklarken, üretici enflasyonunu körükleyen tarım girdilerini gösteriyordu.
Hukuka dönmeden,liyakatı esas almadan, piyasaya ve topluma güven vermeden tarım politikalarınızı üretici ve çiftçilerin lehine değiştirmeden ve üretimi de artırmadan, bir arpa boyu yol alamazsınız.
Marketçileri tehdit ederek, tedarikçi firmaların depolarına operasyon yaparak fiyat istikrarı sağlayamazsınız.
Toprak Mahsuller Ofisinin(TMO) ,Et Balık Kurumunun(EBK) depolarında tonlarca ay çiçek yağı ve et var,bu stokçuluk olmuyor mu? Buralara kim operasyon yapacak?
Fiyat istikrarsızlığı vatandaşı stokçuluğa teşvik ediyor.
Parası olan insanlar da doğal olarak uzun vadede tüketilen “Ay çiçek yağı, şeker, un ve kuru gıdalar” gibi ürünlerin stokunu yapıyor.
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025