Mehmet TIRAŞ
Bu da nereden çıktı diye tepki gösterdiğinizi duyar gibiyim..
Gündemle ne alakası var misali.
Doğan Medya Grubunun el değiştirmesi ile medya özgürlüğü tartışılırken, yazılı medyanın yani gazetelerin daha ne kadar ömrü kaldı tartışmalarını da, tartışmalıyızdiye düşünüyorum.
En azından ben öyle düşünüyorum.
Doğan medyanın marka değerinin altında satıldığı tartışmaları sürerken..
Gazetelerin marka değerini düşüren etkenlerin başında internet gazeteciliğinin geldiği savını öne sürenlerdenim.
Doğan Medya Grubunun iktidar yanlısı bir medya patronunun eline geçmesi ile medyanın yüzde doksanı iktidar yanlı bir medya merkezinde toplanması; muhalif olan ve medya özgürlüğünü savunan gazeteciler ve okur çevresinde bir tartışma başladı.
“Yeni bir gazete çıkartılmalı tezi ortaya atıldı.”
Bu tartışmayı başlatanlardan biri de gazeteci, Artı Gerçek yazarı Ragıp Duran iki yazı ile konuya girdi.
Tabi ben şahsen yeni bir yazılı gazeteden çok internet gazeteciliği üzerinde yoğunlaşmaktan yanayım.
Kendim de sekiz yıldır üç sitede yazıyordum bu iki siteye düştü internette e- gazetecilik yapıyor, yorum yazıları yazıyorum.
Neden e-gazetecilik?
Türkiye’de şuan da abone sayısı 65 ile 70 milyonla ifade edilen kitlesel bir cep telefonu kullanıcısının, yüzde doksanı internete bağlı görüşme yapıyorlar ve haberleri takip ediyorlar.
Milyonlarca cep telefonu kullanıcıları aynı zamanda öyle veya böyle birer gazete okuru diyebiliriz.
Dikkat ederseniz ulusal gazetelerin tirajlarında artış olmadığı gibi hatta düşmektedir, nüfus artışına göre.
Türkiye’nin nüfusu 60 milyon iken ulusal basının toplam tirajı 4 milyon sayı ile ifade edilirken,bugün Türkiye’nin nüfusu 80 milyon,ulusal basının toplam tirajı aynı rakamlarda ve yerinde sayıyor.
Peki neden?
Çünkü gazetelerin internet sayfasına girerek veya başka haber sitelerinden cep telefonu ile her türlü haberi anında yakalıyor ve paylaşıyor sunuz.
Bir yazar ve okur olarak ben de hafta da iki defa gazete alıyorum, onu da kitap eki verdikleri günlerde alıyorum ama gazeteleri,gazetelerin internet sayfalarından takip ediyorum.
Gazete sanayi toplumunun ortaya çıkarttığı bir eserdi.
Sanayi toplumu üç asırdır insanlığın hayatına kavramları,kurumları ve argümanlarıyla yön verirken,bu yön verenlerden birisi de haberlere öncülük eden gazetelerdi.
İnsanlar yıllarca haberi alma ve yayma olarak gazeteleri referans gösteriyordu.
Dergi,radyo ve Televizyon medyanın önemli farklı haber kaynaklarıydı ama birisi var ki o da Televizyon. Hala Televizyon haberleri hem sesli hem de görüntülü ve canlı olarak vermesi,medya da birinciliği elinde bulunduruyor.
Sanayi toplumunun medyası üç başlıkta toplanıyordu yazılı,görsel ve sözel diye..
Bilgi toplumunun ortaya çıkması ve internet gazeteciliğin devreye girmesi, gazeteler eski etkinliğini gösterememektedir bu da doğal bir sürecin sonucudur; çünkü bir çağ dönüşümü yaşanıyor bu değişim ve dönüşüm medyayı da kapsıyor.
Sanayi toplumunun ortaya çıkarttığı her eser gibi gazetelerde bilgi toplumuna geçilmesiyle son yıllarını yaşıyor dersek abartmamış oluruz.
İnsanlar bir an da gazeteleri elinden bırakması imkansız ama o yöne doğru hızlı bir geçişkenlik yaşanıyor..
Doğal olarak İnsan hiç bir geleneğini üç beş yılda terk etmesi imkansız gibi bir şeydir.
Birde bilgi toplumunun teknolojisinin eğitimini almadan kullanma şansınız yok ama sanayi toplumunun teknolojisinin eğitimini almaya gerek duymuyorduk.
Ev telefonu ve jetonla çalışan telefonlar bunun basit birer örneği.
Hepimiz yıllarca her sabah bakkaldan veya büfeden bir gazete alarak hayata başladık..
Veya çocuklarımızı bakkala bir ekmek bir gazete al diye gönderdik.
Bu gelenek az da olsa sürüyor.
Ama eskisi kadar insanlar gazete almadım diye de dert edinmiyor.
Çünkü internet gazeteciliğinin devreye girmesi kağıtlı eserlere eskisi kadar rağbetin olmadığını söylemeliyiz.
Yani sadece bu gazetelerde değil,e- kitap ta bunlardan biri, istediğiniz kitabı çok ucuz bir fiyatla internetten indirebiliyorsunuz.
Çok fonksiyonlu akıllı telefonlarla internete bağlanarak basın yayınla ilgili her türlü haberi bir tuşla yakalama imkanı var.
Ülke gündemi ABD’nin ve müttefiklerinin Suriye’ye saldırısı konuşulurken ben neden böyle bir konuyu ele aldım ona açıklık getireyim..
Bundan bir hafta önce İzmit’te ÖDP’li bir arkadaşım aradı BİRGÜN Gazetesinin yayın kurulundan bir arkadaş gazete okurları ile söyleşi yapacak,seni de aramızda görmek istiyorum katılır mısın dedi?
Ben de gelir dedim yer,tarih ve saat üzerine anlaştık.
Sunumunda Birgün gazetesinin zor durumda olduğunu okurlarından destek beklediğini, hatta reklam vermekten daha önemli,gazetenin abone sayısının artırmak diye bir cümle kurdu,tanıdığımızı eşimizi dostumuzu abone yapalım diye sunumunu tamamladı.
Konuşmasının kısa özeti:”Arkadaş otuz kişinin katıldığı topluluğa yarım saat gibi kısa bir süre de gazetenin genel yayın politikası üzerinde durdu. Ağırlıklı olarak ta gazetenin işçi sınıfının ve emekçi halkın çıkarları ve sorunları ağırlıklı bir yayın politikası yaptığını istedikleri desteği de alamadıklarını dile getirerek “ soru -cevap bölümüne geçti
İlk sözü alanlardanım biri de bendim ve şöyle bir önerim oldu;yazılı medyanın miadını tamamlamakta olduğunu, gazeteler senayi toplumun eserleridir,bilgi toplumunun ortaya çıkardığı internet gazeteciliği yazılı gazeteleri zor duruma soktu, aboneliğin gazetelerde bir etkisi olamayacağını ama dergilerde hala geçerli olduğunu söyledim..
Ne yalan söyleyeyim ben görüşlerimi ve önerimin dikkate alınacağını düşünürken başta gazete adına sunum yapan arkadaş olmak üzere,katılımcılardan bir kaç kişi benim görüşlerimi tebessümle karşıladılar.
Dayanamadım sunum yapan genç gazeteciye sordum, sizin gazetenizi günde kaç kişi internette tıklıyor diye? On beş yirmi saniye durakladı elli bin ile altmış bin dedi..
Hürriyet gazetesini ortalama 20 milyon kişi tıklıyor bundan haberiniz var mı dedim, kem küm etmeye başladı.
Gazetenizin çoğulculuk üzerine bir yayın politikası olmalı ve toplumun farklı olan her kesimine açılmalı dedim ama otuz kişiden terk bir emekli öğretmen, benim önerime destek verdi.Diğer katılımcılar gazetenin yayınını sınıf mücadelesi üzerine yoğunlaştırmalı ve diye öneriler getirirken sanayi toplumunun kavram ve kurumları ile medyayı anlatmaya devam edeceklerinin bu toplantı da işaretlerini aldım.
Hangi meslekten olursanız olun bu gazetecilik içinde geçerlidir..Çağın teknolojisine ayak uyduramaz bunun argümanlarını yaratamazsanız,ne ayakta kalabilirsiniz ne de kitleleri peşinize takarsınız.
Zamanın Ruhunu hayatın temposunu anlamayanlar yarını değil dünü konuşurlar.
Gazeteler artık 50 kuruş ile 1 Tl arasında gazete satarak yayın hayatını sürdüremez.
İktidara çalışmayan gazeteler devlet eliyle dağıtılan reklamlardan da pay alamaz,mevcut iktidar kendisinin işaret etmediği gazetelere özel sektöre reklam verdirtmez
Medyanın olmazsa olmazı medyanın editoryal bağımsızlığıdır.
Bunu bu çağda ancak internet gazeteciliği ile yapabilirsiniz?
Erdoğan boşuna mı Allah’ın belası sosyal medya diyor!..
Akp iktidarını korkutan yazılı medya değil, internet gazeteciliği ve Sosyal Medyadır.
İnternet medyasına ağırlık vermeyen medyanın içinde kalmaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025