Mehveş EVİN
Yüksekova'dan Hakkari'ye giden yol, kıvrıla kıvrıla yeşil tepelerin arasından uzanıp gidiyor. Güneş henüz yükselmemiş, pırıl pırıl bir gökyüzü bizi kucaklıyor. Taptaze, diri havayı içimize çekerken ister istemez umutlanıyoruz:
Gazeteci Nedim Türfent'in (28) davasını izleyeceğiz... Acaba bugün tahliye olacak mı?
Nedim'in babası Arif Türfent, yola çıkmadan evinde sessizce Kuran okuyor. Zaten her gün en küçük oğlu için dua ediyor. Elden başka ne gelir? Mübarek Ramazan, belki uğurlu gelir oğluna diye düşünüyor.
15 çocuğu, 25 torununun birçoğuyla Yüksekova'nın Akıncılar Köyü'nde yaşayan Arif Bey, hayvancılıkla geçiniyor. Bizi kuzu sevmeye götürürken, iftar sofrasında ağırlarken gülen yüzü duruşma saati yaklaştıkça karardıkça kararıyor.
Yol, iki sıkı kontrol ile birlikte 1.5 saat sürüyor. Arabada bir yandan kendi işimize bakıyoruz. Telefonlar açılıyor, mesajlar atılıyor, haberler takip ediliyor...
O arada MİT tırları davasında yargılanan CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nu arayıp, artıTV'de yayına çağırıyorum. Berberoğlu 'Perşembe Ankara'ya dönmem gerekecek. Ama telefonla bağlanabilirim' diyor. Hay hay...
Belli ki hiçbirimiz, onca gazeteci ve siyasetçinin hapiste tutulmasına rağmen, tutuklanacağına ihtimal vermiyoruz. HDP'li vekiller birer birer tutuklandı, hukuk ayaklar altına alındı.
Ama deneyimli gazeteci, Hürriyet'in eski yayın yönetmeni, CHP'li vekili alacak halleri yok ya? Orantısız bir ceza belki, ama tutuklama? Yok artık!
Adalet neyin temelidir?
Belli ki hala idrakına varamamışız: Vicdanın, evrensel kuralların, kendi yasalarımızın her gün çiğ çiğ çiğnendiği bir OHAL ablukasında, mantık yürütmek, çıkarımda bulunmak artık iyice imkansızlaştı.
Net olan şey, muhalifsen, sesin yüksek çıkıyorsa, tanınıyorsan, güç sahiplerinin canını sıkıyorsan başın öyle ya da böyle ezilecek!
Açık açık söylemiyor mu zaten?
Referandum sonucu bile şaibeli, hileli değil mi?
Ana muhalefet partisi, tıpkı dokunulmazlıkları kaldırmak için kuzu kuzu el kaldırdığı gibi, Türkiye'nin dört bir yanından yükselen 'Hayır' sesini söndürmedi mi?
Hal böyleyken mahkemelerde hak, adalet aramak mümkün mü?
Nedim'in davasına giderken bunları düşünüyorum işte. Babası ve birkaç aile ferdinin dışında bir grup gazeteci, meslek örgütü ve sivil toplum temsilcisiyle bu davayı izleyeceğiz.
'Adalet Mülkün Temelidir' yazısının, yani 'Mülkün' tam üstüne yerleştirilen TV ekranından SEGBIS'e bağlanmayı bekliyoruz. 'Adalet.... Temelidir' yazısı okunabiliyor.
Van'da tutuklu bulunan Türfent ve tanık ifadeleri SEGBİS'le alınıyor. Bu, başlı başına sorunlu bir uygulama, ancak davanın daha da gecikmesini engellemek için avukatlar mecburen kabul etmiş. Dile kolay, hiç yargılanmadan 13 aydır cezaevinde bulunuyor. Terör örgütü üyeliğiyle suçlandığı davada 20 küsur tanık var, onlar da dinlenecek.
'Türkün gücünü göreceksiniz'
Nedim Türfent'i haberlerinden tanırım; birisi günlerce konuşulan, ulusal ve uluslararası medyada yer alanı 'Türkün Gücünü Göreceksiniz' başlığını taşıyordu. Hatırlarsanız sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü dönemde birkaç özel harekatçı, Kürt inşaat işçisini 'Ne yaptı lan bu devlet size' sözleriyle dövmüştü.
Bunu yapanlara soruşturma açıldı ancak DİHA'nın genç muhabiri 'Jitem' sayfasından çok sayıda ölüm tehdidi almaya başladı. Van'da yolda çevrilip tutuklanmasını da bu habere bağlıyor zaten.
Daha gözaltı sürecinde işkence, cinsel taciz, hakaretler yüzünden suç duyurusunda bulunmuş Nedim. Hatta emniyet mensuplarından biri, onu yere yatırıp kafasına silahını dayayıp özçekim yapmış. Sonuç? Nada-nichts-nothing-hiçbirşey...
Ama neymiş? Kaçma şüphesi varmış... Tutuklamak için bulunan bir kulp.
İstanbul'da, başka bir davada yargılanan Berberoğlu için de 'kaçma şüphesi'ni uydurdurlar.
Sanki her ikisi de istese çoktaaaaan bu ülkeden gidemezmiş gibi.
Dram içinde dram: İşkenceyle ifade alınmış
Nedim'in örgüt üyesi olduğuna dair alınan 20 küsur tanık ifadelerinin birbirine benzerliği ilgi çekici. Birkaç cümle, kelime değişikliğinden başka özen gösterilmemiş.
Nitekim SEGBİS'te dinlenen neredeyse her tanık, 'Nedim'i tanıyor musun, sağdaki' şeklindeki sorulara 'Hayır hiç görmedim, tanımıyorum' diye başladı.
İlk tanık hariç, o da kullandığı rahatlatıcı ilaçlar nedeniyle kafasının çok karışık olduğunu, 2 yıldır tutuklu olduğunu söyledikten sonra.
Nedim'in davası, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı yapılan suçlamalar, türlü işkenceler, tecrit ve yargısız infaz nedeniyle başlı başına bir dram...
Ancak neredeyse her tanığın durumunun ayrı dram olduğunu dehşetle fark ettik. Çoğu günlerce işkence gördükten sonra ifadeyi imzalamış... Kimi Türkçe, hatta biri okuma yazma bile bilmiyor... Kimi, ölüm tehdidi (kafana sıkarım) nedeniyle imzaladığını, kimi böyle bir ifadeyi vermediğini, kimi kendisine hiç fotoğraf gösterilmediğini söylüyor. Hatta biri, '30 saat aç ve tehdit altında bırakılsam ne dese evet derim' diyor, başka çaresinin olmadığını söylüyor.
Kısacası dinlenen 13 tanıktan 12'sinin ifadesi tamamen kurmaca!
Netice: Dün Nedim için tutukluluğunun devamına karar verildi.
Ve aynı saatlerde, Berberoğlu da tutuklandı.
Basın özgürlüğü adına sevinebildiğimiz tek şeyse, Oğuz Güven'in tahliyesi.
İstanbul'a dönüş yolunda zihnime yerleşen o görüntü: Adalet ... temelidir. Boşlukları siz doldurun.
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.10.2025
21.10.2025
18.10.2025
9.09.2025
2.04.2025
24.03.2025
28.02.2025
20.02.2024
4.02.2024
6.11.2023