Merve Şebnem Oruç
Bölgesel yakınlığı ve doğrudan etkileri nedeniyle Türkiye kamuoyu Kuzey Irak’ta 25 Eylül’de yapılan tartışmalı referanduma kilitlenmişken Avrupa da İspanya’nın özerk bölgesi Katalonya’nın bağımsızlığı için 1 Ekim’de düzenlenen referanduma odaklanmıştı.
Kuzey Irak’taki referandumda sandıklardan %92.7 oranında bağımsızlığa ‘evet’ oyu çıktığı ilan edildi edilmesine ancak, referandum sonrası yaşanan gelişmeler sonucu Barzani yönetimi geri adım atmak durumunda kaldı. Bugün itibarıyla Irak merkezi yönetiminin Kuzey Irak’taki operasyonları durdu; fakat Barzani yönetiminin referandumu dondurma kararının, referandumun iptalini talep eden Bağdat tarafından kabul edilip edilmeyeceği merakla bekleniyor.
Katalonya’da ise sandıklardan %90 oranında bağımsızlığa ‘evet’ oyu çıkmasının ardından Cuma günü Katalan parlamentosu tek taraflı bağımsızlık ilan edince, İspanya hükümeti Katalonya’nın özerkliğini askıya alarak bölgeyi doğrudan yönetmeye yönelik ilk adımları attı. Katalan hükümeti ve polis müdürleri Madrid tarafından görevlerinden alındı. Irak gibi İspanya’da da önümüzdeki günlerde neler olacağı merak konusu. Bunu izleyip göreceğiz ama tüm dünyada ve özellikle Avrupa’da süregelen bir referandum silsilesi ve bunun paralelinde yükselen mikromilliyetçilik dalgasıyla beraber gelen bağımsızlık dalgasının da dikkatlerden kaçmaması gerekiyor.
Tıpkı Irak gibi İspanya’da bugün gelinen noktanın uzun bir geçmişi var. Arka planında İspanya İç Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ve Franco sonrası dönemin yattığı bu bağımsızlık hamlesi başarıya ulaşırsa, İspanya anayasasına göre bağımsızlık referandumu yapma hakkına sahip olan Bask bölgesinin de Katalonya’yı takip edebileceği belirtiliyor. Ayrıca silahlı mücadeleye son verdiğini açıklamış olsa da 50 yıl boyunca Bask bölgesinin bağımsızlığı için eylemlerde bulunan ayrılıkçı ETA örgütünün de doğum yeri olan Bask bölgesinin değil de Katalonya’nın bağımsızlık konusunda ilk hamleyi yapan özerk yönetim olması dikkat çekici bir başka ayrıntı. Aynı ayrılıkçı terör örgütü PKK’nın 40 yıla yakın süredir silahlı terör eylemlerinde bulunmasına rağmen, bölgede Kürtlerin bağımsızlığına yönelik ilk adımı başarısızlığa uğramış olmasına rağmen Barzani yönetiminin atmış olması gibi.
Benzeri şekilde IRA yıllarca Kuzey İrlanda’nın İngiltere’den bağımsızlığı adına eylem düzenlemişken İngiltere’den bağımsızlık referandumunun ilk olarak İskoçya’da yapılmıştı. 2014’te yapılan bu referandumda %55 oranında “Hayır” çıkmıştı ancak 2016’da İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı aldığı ‘Brexit’ referandumu sonrası İskoçya’nın tekrar referanduma gitmesi özellikle milliyetçi parti çevrelerinde yoğun şekilde tartışılıyor. Aynı tartışmalar Kuzey İrlanda’da da yapılıyor. Sinn Fein lideri Kuzey İrlanda’nın en kısa zamanda bir referandum yapıp İrlanda Cumhuriyeti’ne bağlanması gerektiğini söylerken Ulster milliyetçileri ise İrlanda Cumhuriyeti’nden de İngiltere’den de bağımsız bir Kuzey İrlanda istiyor. Galler’de ise yapılan anketler yerel yönetimin gücünün artırılmasını isteyenlerin oranının %40’ın üstünde olduğunu, %25’lik bir kesimin de tam bağımsızlık istediğini gösteriyor.
Avrupa’da bağımsızlık arzusu duyanlar sadece bunlarla da sınırlı değil. Belçika’da Flaman Federal Bölgesi ve Valonya, Almanya’da Bavyera, Fransa’da Korsica ve Brittany, İtalya’da Sicilya, Veneto, Lombardi, Danimarka’da Faroe Adaları ve Bornholm bölgeleri ile Polonya, Hırvatistan, Yunanistan gibi Doğu Avrupa ülkelerinin çeşitli bölgelerinde bağımsızlık talebinden otonom yapının güçlendirilmesine çok sayıda talep yükseliyor.
Avrupa Birliği’nin Katalonya’daki bağımsızlık referandumuna karşı çıkışının arka planında da bunun yattığını söyleyebiliriz. Zira Katalonya’da kabul görecek bir bağımsızlık referandumu domino etkisi yapabilir ve bütün Avrupa’ya yayılabilir. Halihazırda artan milliyetçilik, küresel kriz sonrası toparlanamayan küresel ekonomi ve güvenlik endişeleri, AB’nin Brüksel’i merkezi otorite olarak kabul ettirme baskısına ve AB kurumlarına yönelik güveni zedelemiş, AB şüpheciliğini yükseltmişken Brexit sonrası AB’den kopmaları zor engellemiş olan Avrupa, ulus milliyetçiliğinden endişe ederken mikro milliyetçilik sorunuyla karşı karşıya kalabilir.
Ancak yükselen mikro milliyetçilik dalgasının sadece Avrupa’yı etkilediğini söylemek de doğru olmayacaktır. Hong Kong Özel idari Bölgesi’nde Çin’den ayrılmak isteyen hatırı sayılır bir kitle var ve üç yıl önce gayriresmi bir referanduma gittiler bile. Hindistan’tan Afrika ülkelerine kadar uzanan büyük bir coğrafyada merkezi yönetimlerden ayrılmak isteyenlerin yakından takip ettiği bağımsızlık referandumlarından herhangi biri başarıya ulaşır ve tanınma ile sonuçlanırsa dünyanın pek çok yerinde iştahı kabaran ayrılıkçı hareketleri motive edecektir. ABD gibi bir süper güç bile yarın öbür gün ayrılmak isteyen eyaletlerin talepleriyle karşı karşıya kalabilir.
Daha on yıl kadar önce Soğuk Savaş Sonrası dönemin tuğlalarını koyanın küreselleşme olduğu iddia edilir, ulus devlet sınırlarının önemini kaybetmeye başlayacağı öngörülürdü. Göç dalgaları, ekonomik çıkar çatışmaları ve globalistlerin başına buyruk politikaları sonucu küreselleşme erken doğum sonrası ölüm-kalım noktasına gelirken, ulus devlet sınırları yeniden belirginleşmeye, sınırlar üzerinde çatışmalar yaşanmaya başlandı. Dahası, dünyanın küçük bir köye döneceği söylenirdi, şimdiyse köy kadar bölgeler bağımsızlık ilan edecek hale geldi. Artık şüphe yok ki, küreselleşme rüyasının sonuna gelindi. Ama nereye gittiği daha da belirsizleşen Soğuk Savaş Sonrası dönemin ileride hangi adla anılacağı, bu dönemin belirleyicisi akımın ne olacağı hala en büyük muamma.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
29.12.2019
8.02.2019
29.07.2018
22.07.2018
15.07.2018
12.07.2018
5.02.2018