Muharrem Sarıkaya
Sandık ilk kez propagandanın en önemli söylem dili olan slogan üretmekte bu kadar zorlanıyor.
Bundan önce de rastlanırdı ancak, en azından içinden biri tekrarı kolay, akılda kalıcı bir seçim sloganı üretir toplumsal katmanlarda yankı yapmasını sağlardı.
Ancak son iki seçimdir slogan üretme konusundaki beceri gittikçe körelmeye başladı.
Bu propaganda şirketlerinin kısırlaşmasından mı yoksa politikacıların önerileni beğenmeyip kendi üretmelerinden mi kaynaklı bilinmez.
Birinin de diğerinden ne eksiği ne de bir fazlası var…
Akılda kalmak bir yana, afişte, pankartta veya billboard (ilan levhası) düzenlemelerinde adayın fotoğrafı ile verilen sloganları bir okuyuşta tekrarlama olanağı yok…
Böyle olunca yanından geçilen süre göz hafızasında kalıyor, iki adım sonra tükeniyor, hafızaya yerleşmesi olanaksızlaştığı için de ezber etme olanağı kalmıyor.
SİLİNEMEYEN SLOGANLAR
Oysa seçim sloganı sadece bugün değil, gelecekte de anımsanması istenendir.
Türk siyaseti bunun çok iyi örnekleriyle dolu…
Örnek mi? Bülent Ecevit’in, “Toprak işleyenin, su kullananın…” veya Erbakan’ın, “Hakça düzen…”, Demirel’in, “Nerede kalmıştık… Düşün peşime…” , Özal’ın “Transformasyon… Çağ atlatacağız…” sloganları, bırakın duvarları, dağları taşları, hafızalara kazındı.
Transformasyon kelimesini telaffuzuna dili dönmese de, eğip bükerek gayretinde bulunan seçmenin çabası bunu içselleştirmesinin en önemli göstergesiydi.
Bu dönem de iyi sloganlar üretildi; hatta en iyilerine merhum Erol Olçok döneminde AK Parti sahip oldu, bugün yenilerden çok onları kullanılıyor.
Ancak bu dönem aynı başarının sergilendiğini söylemek olanaksız...
Özellikle de büyükşehir adaylarının sloganları; anlamak da anlamlandırmak da bırakın hafızada kalmasını tekrar etmek de zor.
RAKİBE YARAR
Üretilen politikalarda da sıkıntı var…
Bir hafta önce seçim bildirgesinin açıklanmış olmasına karşın, AK Parti kurmayları onları dillendirmek yerine, daha önce CHP tarafından gündeme getirilen, hatta Aydın, Eskişehir büyükşehirleri başta olmak üzere birçok yerde hayata geçirilen tanzim satış mağazalarına yöneldi.
Emekli maaşlarında artış yapılması sürecinde olduğu gibi CHP’nin önerisi olmuş olsa da reklam ve medyadaki söylem gücüyle bunun getirisinin yine kendine döndürme çabasına yönelebilir.
Ancak toplumun önünde bu kez uygulama örnekleri var ve hükümete yönelik en önemli eleştiri konusu.
Bu durumda söylemi kendisine değil CHP’ye yarayacak.
KENDİNİ ANLATMA YERİNE
AK Parti kadroları içinde yer almış, kamuoyu okuması güçlü arkadaşımın dün söylediği şu cümle ise durumu özetlemeye yetiyor:
“Rakibe bakarak değil, kendini anlatarak propagandayı mükemmelleştiren AK Parti, şimdi rakibe odaklı politika üretiyor. O da propagandasını patinaja düşürüyor. HDP’ye oy vermiş seçmen bunun için en iyi örnek. Genel seçimde partisine oy veren HDP seçmeninin muhafazakar kanadı yerel seçimde AK Parti’li adayları tercih ederdi. Rakibe odaklı söylemiyle onları kaçırdı. İzmir’de ise Tunç Soyer’i parlattı…”
CHP’DEKİ SÖYLEM
CHP’deki durum da bundan farklı değil.
Her ne kadar tam anlamıyla sloganlarını açıklamasa da daha çok bu seçime odaklı olacağı anlaşılıyor.
Örneğin, “Mart’ın sonu bahar…” iyi seçilmiş slogan ancak, Mart ayıyla mühürlendiği için bu döneme özgü…
“Derman belediyeciliği…” de iyi bir tercih ancak o da diğerleri gibi uzun vadeli değil…
Politikasına gelince…
Herkesin anlayacağı basit, hedeflenmiş kitle odaklı söylemler veya açıklamalar yerine bütünü hedefleyen açıklamalara yöneliyor.
Seçmen CHP’nin de kendi derdini hiç önemsemediği algısına sahip oluyor.
FATİH BUCAK’IN ADAYLIĞI
Buna ilişkin bir örnek vermek gerekirse…
Alışveriş merkezlerinde genel tuvaletleri kullanmaktan muzdarip çalışanlar kendi kullanacakları tuvalet istediği dönemde, “AVM’lerde üçüncü cins için pembe tuvaletler kurulsun” propagandası yapmaya benziyor.
En iyi örneği de CHP dün açıkladığı aday listesi ile sergiledi…
Şanlıurfa Siverek Belediye Başkan adaylığına 2015 seçiminde AK Parti’den, bir süre önce de Belediye Başkanlığı için başvurduğu MHP’nin tercih etmediği Mehmet Fatih Bucak’ı aday gösterdi.
Oysa kamuoyu Mehmet Fatih Bucak’ı, bir ay önce MHP’den aday adayı başvurusu sonrası bir televizyon kanalındaki röportajında “Ben oraya seçime değil ölmeye gidiyorum, babayiğit olan çıksın karşıma” sözüyle tanımıştı.
Burada da kalmamış, “(Bucak’ta) Bir tane başka parti levhalı araba görürsem kendileri bilir. Bakalım el mi yaman bey mi yaman hodri meydan” çekmiş, ABD Başkanı’na da meydan okumuştu:
“Bucak’ta bu saatten sonra bırak X, Y partisinin arabasını, Trump gezemez Trump… Şimdi hepsi birleşsin konsorsiyum olsun hodri meydan…”
Aslında Bucak’ın sözlerinin hedefi HDP’nin yanı sıra AK Parti’nin bölgedeki güçlerini de kapsıyordu.
HDP ELEŞTİRİSİNE KARŞI
Mehmet Fatih Bucak, geçen haftaki PM’ye ismi götürülmek istendiğinde MYK tarafından reddedilmişti.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Aziz Aydınlık ve il teşkilatının bastırması sonucu dün resmen aday oldu.
Dikkat çeken ise Bucak’ın sözlerine TBMM’de sert eleştiri CHP’den de gelmiş, MHP de savunmuştu.
Belli ki CHP, “HDP ile işbirliği içinde olduğuna” yönelik eleştirilere karşılık vermek için Bucak’ı tercih etti…
Bucak ailesinin yıllardır devam eden HDP ile olan mücadelesi üzerinden suçlamaları savuşturma yolunu seçti.
Bir süre eleştirilecektir…
Ancak CHP Siverek'te kim kazanır; bunu başarırken de HDP ile işbirliği suçlamalarına duvar da oluşturur diye sorulacak olsa emin olun yine Bucak ailesinden bir isim işaret edilirdi.
Ayrıca Bucak ailesinden ilk kez bir isim de CHP’den aday olmuyor…
Geçen dönem de Ali Murat Bucak CHP’den Şanlıurfa milletvekili seçilmişti…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.08.2021
26.07.2021
21.07.2021
13.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
12.05.2021
11.05.2021
3.05.2021
28.04.2021