Muharrem Sarıkaya
CEZA Muhakemesi Kanunu 2005 yılında AK Parti iktidarı döneminde kapsamlı değişikliğe uğradı.
Kanun’un 90. maddesinin birinci fıkrası son dönemki tartışmaya net bir yanıt niteliğinde…
Madde, “Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir…” diye başlar…
Dikkat edilirse Kanun burada tek başına kolluk güçlerine görevi yüklemez, “herkese” bu görevi yerine getirme hakkını verir…
Yani bir kişi, kolluk kuvveti de olsa eğer suç işlediği konusunda kesin bir kanaate sahipse ona karşı da geçici olarak yakalama yapabilir.
Buna ister “geçici yurttaş yakalaması” deyin, dilerseniz vatandaşlık görevinin ifası olarak bakın.
Kanun devamında hangi hallerde bunun yapılabileceğini de çok açık şekilde sıralar.
Kişiye suçu işlerken rastlaması halini de ilk sıraya koyar.
Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olanağının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması hallerinde de vatandaşa bu görevi kanun emreder.
TEVESSÜL EDENLER
Bütün bunları yazmamın nedeni Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı genelge…
Genelgede, Emniyet personeli görevini ifa ederken, “ses ve görüntü almaya tevessül edecek davranışlara fırsat vermemesi, eylemin veya durumun niteliğine göre kayıt yapan kişileri engellemesi” istendi.
Hatta şartlar oluştuğunda adli işlem yapmaları gerektiği de bu arada hatırlatıldı.
Sorun da bu aşamada başlıyor.
Çünkü bir tarafta bunu vatandaşlık görevi olarak zorunlu kılan CMK duruyor, diğer tarafta ise Kanun’un emrettiği görevi yerine getirenleri engellemesi istenen genelge…
Aslında benzer bir sorunu önceki gün Çek Kanunu’nda da yaşadık.
Ortaya çıkan yanlışlığı önce basın açıklaması, sonrasında da apar topar çıkarıldığı Resmi Gazete’nin yayın tarihinde kendini gösteren Tebliğ çıkarıldı.
Uygulama tebliğ ile Kanun maddesi değiştirilmeye çalışıldı.
Buradaki de farklı değil.
Kanun maddesi genelge ile düzenleniyor…
GÖRÜNTÜ TERÖRÜ
Bunları söylerken bir gerçeği de görmezden gelemem…
Birçok emniyet görevlisi teröristlerin çektikleri görüntüleri yaymaları sonrası şehit edildi.
Çekilen fotoğraflar, ölüm listelerinin ön sıralarında sergilendi.
Bu anlaşılır bir durum.
Bir zamanlar herkesin nefretini kazanan terör görüntüsünün, belirli bir süre sonra görüntü terörüne dönüştüğü de bir gerçek…
Ancak unutulmamalı ki polis memuru da kanuna aykırı eylem ve faaliyetlerde bulunabilir.
ABD’de yaşanan ve bütün dünyanın ilgisini üstüne çeken olay da bunun en iyi göstergesi.
Minneapolis kentinde, 25 Mayıs 2020’de Afro Amerikalı George Floyd’u boğazına basarak ölümüne neden olan polis memuru Derek Chauvin’in görüntüleri olmasaydı yargılanıp ceza alması ne kadar mümkün olurdu.
AŞAĞI BAK MESELESİ
Bir başka örnek ise daha yakın geçmişte Boğaziçi Üniversite’ndeki eylemde yaşandı.
Bir sivil polis memurunun “aşağı bak” demesine dayalı sosyal medyada yükselen o günlerdeki tepkiyi bir anımsayalım.
O tarihte Emniyet, ifadenin böyle olmadığını, “aşağı bak” deyip, “aşağıdan” dediğini iddia ettiği görüntüleri nereden aldı.
Tabii ki o sırada çevredekilerin çektikleri görüntülerden.
Eğer bu genelge o tarihte yayınlanmış olsaydı, Emniyet bunu beyan edecek görüntü de bulamayacaktı.
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Konuyu dün konuşurken Türkiye’nin önde gelen hukukçuları Anayasa Mahkemesi’nin benzer konularda aldığı hak ihlali kararlarını anımsattı.
Prof. Dr. Adem Sözüer, hukuk karşısında böyle bir yasağın geçerliliğinin olmadığını belirtti.
Mahkemeler ile Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi aşamasında bunun hak ihlali olduğuna karar verilebileceğine dikkat çekti.
Anayasa Hukuku alanında Türkiye’nin önde gelen isimlerinden Doç. Dr. Ozan Ergül, CMK’nın yukarıda sıraladığım 90. maddesine dikkat çekti.
Vatandaşın görevi olduğunu anımsattı ve kötü muamelenin görüntüsünün alınmasının engellenmesinin AİHM karşısında da Türkiye’yi güç duruma sokacağını belirtip ekledi:
“Devlet olarak kötü muamelenin görünmesini engelleyen devlet algısı davalar karşısında bizi de sıkıntıya sokar. Bu durumda görüntü alınması yasaklandığı için ispat durumu ortadan kalktı diye bakılır ve iddia eden kişinin sözleri geçerli kabul görür.”
AİHM içtihadında kötü muamelenin ispat gücünün çok daha önemli olduğunu da anımsattı, “Siz ispat edilmesini yasaklarsanız, o zaman üçüncü kişinin iddiasını güçlü kılarsınız…” uyarısında bulundu.
ANAYASA MAHKEMESİ İHLAL DEDİ
Buna ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin yakın geçmişte aldığı bir hak ihlali kararını da anımsattı.
Karar bir gazetecinin polisin görüntü almasını yasaklaması üzerine, açık kalan kamerasına yansıyan sözler ve görüntüleri esas aldı.
Hatta Bireysel Başvuru bu sırada geçen konuşmaları da kararına olduğu gibi tape edip yayınladı.
Polisin görüntü almasını yasaklayıp, şiddet uygulayarak engellemesini de hak ihlali kabul etti ve gazeteciye tazminat ödenmesine hükmetti.
Ortada emsal bir karar da dururken, bu yönde atılacak adım benzer kararları da beraberinde getirir.
Fayda sağlamaz…
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.08.2021
26.07.2021
21.07.2021
13.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
12.05.2021
11.05.2021
3.05.2021
28.04.2021