Mümtazer TÜRKÖNE
Anayasa gündeminde, dışardan bakıldığında bütün taraflar yanlış yerlerde duruyor.
İktidarın inisiyatifiyle gelen gündem, kısa zamanda ters yumruklar yüzünden etkileyici bir dayak yeme sahnesine dönüşebilir. İktidar anayasa gündemlerinin, edindiği tecrübelerle her dem işine yaradığını ve kâr getirdiğini düşünüyor. Ağır bir seçim yenilgisinden sonra da acaba öyle olur mu? Dönüp dolaşıp mağlubiyetinizi gündemde tutup tescil ettirmenin ne alemi var?
İşin asıl doğası daha yıpratıcı. Anayasa dediğimiz kurallar zincirinin varlık sebebi iktidarların sınırlandırılması ve gücün dengelenmesidir. Aslî gerekçe ise temel insan hakları ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasıdır. Son iki buçuk asırdan ibaret evrensel anayasacılık tarihinin özeti bu düsturdur.
YENİ ANAYASA VE MUHAFELETİN DESTEĞİ…
İktidarı sınırlandırmak ve gücün keyfi kullanımını engellemek amacı gütmeyen bir anayasa gündemi sahteliklerle dolu bir tiyatrodan öte gitmez. Meseleyi somutlaştıralım. Anayasa mahkemesi kararlarına, anayasadaki açık hükme rağmen uyulmayan bir devlet ve iktidar düzeni içinde siz temel hak ve özgürlükleri hangi mekanizma ile garanti altına alacaksınız? Yeni ne öneri getireceksiniz? Mevcut anayasa hükümlerine, iktidarın çıkarları ile çeliştiği için uyulmayan bir ülkede yeni anayasa yapmanın ne anlamı var?
Anayasa muhalefetin desteği olmadan değişemiyor. Mevcut anayasa hükümlerine uyulmayan bir düzen içinde muhalefet böyle bir tiyatronun oyuncu kadrosuna neden figüran olarak katılsın?
Demek arka planda daha derin bir hesap var ve bu hesap da iki tarafın bulunduğu yanlış yeri değiştirme ihtimaline dayanıyor.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi iktidarın çıkar hesaplarına artık uymuyor. Ekonomik krizin derinleşmesi ve uzun zamana yayılacak olması AK Parti oylarında önlenemeyecek düşüşün kesin habercisi olarak okunmalı. Bu şartlarda anayasa gündeminden, yürütme-yasama-yargı, yani devlet egemenliğinin bütün yetkilerini tek kişide toplayan sistemin % 50+1 gibi salt çoğunluk yerine, tek turda en çok oyu alan adi çoğunluğun eline verilmesi sağlanabilirse AK Parti iktidarının geleceğini garanti alma ihtimali artabilir. Böyle bir ihtimalin teminat altına alınması ise bugünün iktidarının elini güçlendirir, dağılmasını geciktirir.
Daha derindeki hesabın ise parlamenter sisteme geri dönüş olması gerekir. AK Parti’nin şöyle veya böyle iktidarını düşük profilde sürdürmesini sağlayacak alternatif ancak parlamenter sistemle mümkün. Sembolik cumhurbaşkanı, yasama ve yürütmeyi elinde tutan koalisyonun başbakanı, mevcut sistemin bütün yetkilerini kullanan bir CHP iktidarının bugünden elde edilmesi mümkün görünen pratik alternatifi değil mi?
Parlamenter sisteme dönülmesini savunan CHP’nin potansiyel çıkarı ise mevcut sistemin muhafazasından geçiyor. Bugün Erdoğan’ın sahip olduğu yetkiler ile hükmeden bir CHP dönemini gözünüzde canlandırın.
Parlamenter sistemle dört yıllık bir dönemi işgal edecek dönüştürücü tasarrufların süresi birkaç aya inmez mi? CHP ve iktidara taşıyacağı yandaşları gücü daha pervasız kullanmaz mı?
YENİ ANAYASA YAPILMAZ, YAPILAMAZ
1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun iktidar kanadına ilham kaynağı olması, yeni anayasa tartışmalarının ne kadar kör bir cehalet perdesi altında yürütüldüğünü gösteriyor. İştah kabartan 1921’in 7. Maddesi olmalı; zira “Türkiye devletinin dini Din-i İslâmdır” ibaresi 1921’de yok, 1923’de Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte 2. maddeye konuyor. 7. Madde ise, 1924’de Diyanet İşleri’ni kuran kanun ile aynı ruhu taşıyor. Şeriat’in muamelata, yani medenî hukuka dair kurallarını icra yetkisi dinî otoritelerin elinden alınıp Büyük Millet Meclisi’nin uhdesine veriliyor. Bu dini kurallar ise sadece zamana uyan hükümlerle sınırlanıyor. Kısaca bu maddeden şeriat yorumu çıkmaz, çıksa çıksa dinî meşruiyeti de arkasına almış laik bir devlet düzeni çıkar.
Yeni anayasa yapılmaz, yapılamaz; çünkü kimsenin niyeti yeni anayasa yapmak değil, niyet edenlerin de gücü yeterli değil. Mevcut anayasadan rahatsız olanlar bu anayasal düzenin mimarları-sahipleri, ama değiştirecek güçleri yok.
Maksat cumhurbaşkanlığı hükümet düzenini değiştirip eski düzene dönmek ise, mevcut anayasal düzen ısıya ve kesici aletlere dayanıklı bir eldiven gibi muhalefetin eline uyuyor. Ateşin soğumasını, bıçağın körelmesini neden beklesin?
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025