Mümtazer TÜRKÖNE
HSYK düzenlemesi, tek başına bu sorunun cevabını vermek için yeterli. Yargı, yürütmenin denetimine girince devlet de bütün kuvvetleri ile AK Parti Hükümeti'nin eline geçmiş oluyor.
Parlamenter sistemde devletin sahip olduğu kuvvetlerin birbirini dengeleyip frenlemesi, fiilen yürütme-yasama ikilisi ile yargı erki arasında gerçekleşir. Yürütme-yasama ikilisine karşı denge kurması ve fren yapabilmesi için yargının onlara karşı bağımsız olması gerekir. Bu bağımsızlığı sağlamak için en kritik düzenleme, yargıçların özlük haklarının ve disiplin işlerinin yani hâkimlik teminatının işlemesi ve yürütme-yasama ikilisinin bu alana burnunu sokmasının engellenmesidir. HSYK adı verilen yüksek yargı konseyinin varlık sebebi işte budur. Şimdi, yasama organı yeni bir yasa çıkartıp, yargıç teftişlerini Bakan'a bağlayacak bir HSYK düzeni oluşturdu; kısaca HSYK'nın varlık sebebi ortadan kalktı. Yargıçlık teminatı, işlemez hale getirildi. Böylece yargı bağımsızlığı iptal edildi, devlet içindeki üç erk, sandıkta çoğunluğu ele geçiren partinin elinde; kısaca AK Parti, devleti bütünüyle ele geçirmiş oldu. Tabii Cumhurbaşkanı yasaya onay verirse.
Gördüğünüz gibi devlet kutsal bir varlık değil, bize ait olan egemenliği ve bu egemenliğin içindeki üç erki kullanan güçten ibaret. Kudsiyet atfedenler, nedense hep bu gücü kullananlar. Öyle ya devlet kutsal olunca, onların iktidarına itaatle mükellefsiniz. Kural değişmiyor; ele geçirenler dönüp bizi bu yüce varlığa itaate çağırıyor.
Yasa çıkartıp, yargının boynuna doladığınız yuları yürütmenin eline verince devleti ele geçirmiş oluyorsunuz. Peki her şey bu kadar basit mi? AK Parti uzun iktidar yıllarının, yolsuzluk dosyaları altında ezildiği en zayıf evresinde, böylesine zorlu bir işi başarabilir mi?
İktidar çekirdeğinin inişli-çıkışlı, ama kendi içinde tutarlı bir ideolojisi, daha doğrusu uzun yıllara yayılan bir devleti ele geçirme stratejisi olduğu anlaşılıyor. Erdoğan, 70'li yıllarda bir parti hatibi olarak halkın karşısına çıktığı zaman, legal-demokratik kurallar içinde mücadele edip, asıl devleti ele geçirdikten sonra kendi düzenlerini kuracaklarını anlatıyordu. Belli ki bugün son aşamaya geldik. HSYK düzenlemesi, sadece yolsuzluk soruşturmalarını engellemek amacıyla sınırlı değil, devleti ele geçirmek adına kritik bir adım. Millî Eğitim Bakanlığı'nda bütün idareci kadroların bir kanun maddesi ile bir anda görevlerine son verilmesi de, devletin fethedilmesi adına kritik aşama olarak yorumlanmalı. Yolsuzluk soruşturmasına konu olan olaylar da aslında devlete hükmetmenin adımlarından ibaret. Siyasetin finansmanı, devlet iktidarı sayesinde özel sektöre paralel bir ekonomik yapının oluşturulması, vakıflar aracılığıyla toplumsal alanın kontrol edilerek devlete eklenmesi gibi.
Devletin ele geçirilmesi, devlet iktidarının araçlarını kullanarak kalıcı bir siyasî düzen oluşturmakta mümkün. Devlet vergi mi topluyor? Vergi müfettişleri eli ile özel sektörü hizaya çekersiniz. Devlet kamu hizmeti için ihale mi veriyor? Medya karteli oluşturur, komisyonları vakıflara aktarıp toplumsal iktidarı kalıcı bir seçmen desteğine dönüştürürsünüz. HSYK'yı Adalet Bakanı'na bağlayıp, yargıçların disiplin amiri haline getirdikten sonra bu iddialı fütuhat boyunca ayağınıza takılan taşları da savcılara ve yargıçlara temizletirsiniz. Geriye eksik ne kalıyor?
Çok önemli bir eksik var. Uzun yıllara yayılan devlet fütuhatı esnasında çok önemli bir aracı kaybettiler: İdeolojilerini. Siyasal İslâm ideolojisi bir iktidar projesi idi, gerçekleşince çöktü. Bugün karşımızda duran bir ideoloji değil, giderek daralan bir elit grubun çıkar ittifakından ibaret. Geçmişten kalanlar, meselâ imam-hatipler, bir amaç için değil, bu iktidarın kalıcılığına hizmet edeceği için yüceltiliyor. Türkiye'nin en geniş dindar cemaatine savaş açtığına göre, dindarlık bile sadece bir iktidar tutkalından ibaret.
Devleti ele geçirdiler ama meşruiyetini tükettikleri bir devletin artık onlara iktidar sunma gücü kalmadı. Devlet, meşruiyetini yeniden kazanacak; sırtındaki yükten kurtularak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025