Mümtazer TÜRKÖNE
“Seçimle iş başına gelen tiranlar”, Eski Yunan demokrasisinin icatlarından biri. İşler sarpa sarıyor, içerde ve dışarda sorunlar büyüyor, her kafadan bir ses çıkıyor.
Demokrasi yavaş işleyen ve maliyetli bir siyasî düzen; uzun tartışmalarla vakit kaybederken düşman dayandığı kapıdan içeri girebilir ve her şey yok olabilir. Bu şartlar altında aralarından birini belirli bir süre “tiran” olarak seçip, bütün yetkileri kayıtsız ve şartsız ona devrediyorlar. Tiran, modern devlette bizim yasama, yürütme ve yargı olarak ayırdığımız egemenlik yetkilerini tek başına kullanıyor. Tek kişinin, yasaya uymayan zorba yönetimine tiranlık adı veriliyor. Süratli hareket ettiği ve disiplini sağladığı için işler bazen yoluna giriyor. Süresi bitince, sıradan bir vatandaş gibi tarlasının, bahçesinin başında hayatının geri kalanını tamamlamak üzere geri dönüyor; kurallar gereği kimse yaptıklarından dolayı ondan hesap soramıyor.
Modern demokrasiler, bu “zorba” çözümü de, kişisellikten çıkartıp yasalara bağladı. İşler çok mu kötü? Olağanüstü hal veya sıkıyönetim düzeni içinde demokratik bazı hakları yasayla sınırlandırıp güvenliğinizi artırabilirsiniz. Bir ölçüde kurallarla işleyen bir tür zorbalık ortaya çıkıyor. Normal şartlar altında kimse malınıza dokunmaz iken, savaş başladığında işe yarar her şeye el konulabilmesi gibi. Her halükârda “zorba yönetim” ile “kötü şartlar” arasında mecburî bir sebep-sonuç ilişkisi var. Ülke tehlike içinde; içeride ve dışarıda düşmanlar var. Yoksa icat edecek gücünüzün ve medya araçlarınızın olmadı yeterli. Daha fazla yetki isteyen politikacı, “kötü şartlar”ı bahane ediyor. Zorbalığın kendini tüketen paradoksu da işte bu mecburî ilişkiden çıkıyor. Akıllı, çevik ve hızlı karar verebilen ve hiçbir güç tarafından engellenemeyen tiran, düşmanlarınızdan daha büyük bir tehlikeye dönüşüyor. Çünkü ülkenin sahip olduğu her şeye yönelik en ciddi tehlike ondan geliyor. Birincisi zorbanın iş başında kalması için hep tehlikeler lâzım. İkincisi zorbanın keyfî yönetimi toplum hayatının, bir siyasî düzenin bir ekonomik pazarın güven içinde işlemesi önünde en büyük engele dönüşüyor; bizatihî kendisi bir tehlike oluşturuyor. Zorba sıkıştıkta daha fazla kural çiğniyor ve kural tanımaz şekilde elindeki denetimsiz gücü rakiplerini ortadan kaldırmaya teksif ettiği zaman düşmanların veremeyeceği büyük zararları ülkesine vermeye başlıyor.
Bu sefer zorbayı var eden dinamikler tersine dönmeye başlıyor. Tiran kendisini yükseklere çıkaran aynı çarkların arasında ezilip ufalanıyor. Tek çaresi kalıyor: Kurallara uymak. Sadece hem onun hem de ona destek verenlerin anlaması zaman alıyor.
Devlet gücü ile bankalara savaş açıldığı, hassas soruşturmalar yürüten emniyet mensuplarının casuslukla suçlandığı, kanunlarınızda yer almayan “paralel” suçlaması ile cadı avının yapıldığı, demokrasinin eşit ve adil rekabet kurallarının işlemediği bir ülkede hiç kimse güvende değildir. Karşınızda duran sorun, devlet gücünü zorbaca kullananlar ile bu zorbalığa muhatap olanlar arasındaki mücadele değildir. Zorbaya dokunulmazlık sağlayan kanun, herkesin hukukunu çiğnemeden çıkartılamaz. Taşlar bağlanmış ve köpekler dışarı salınmış ise her an biri gelip bacağınızı ısırabilir. Bir banka devlet zoru ile batırılırsa sadece bankalar değil piyasalar da çöker. Cadı avı başladığı zaman, bahçesinde komşusunun tavuğunu gören “cadı” ihbarında bulunmaya başlar. Zorbalık daha çok yalan, daha çok entrika, daha çok hırsızlık, daha çok ahlaksızlık üretir. Sonunda zorbayı getiren götürmeyi de bilir.
İki temel sorumuz var: Kim yönetecek ve nasıl yönetecek? Sandık, birincisine karar veriyor. İkinci sorunun cevabını hepimizin mutabık olduğu kurallarda aramamız gerekiyor. Kurallar sadece yönetilenleri değil yönetenleri de koruyor. “Seçimle iş başına gelmiş tiranlar”ın da, süresi bitince huzur bulabilmek için bu kurallara ihtiyacı var.
Zorbanın gücünü tevarüs edenler, onun kişisel keyfiliğini de sürdürmek zorunda mı? Güneşle ayı gökyüzüne birlikte asmak kadar zor bir iş. Ya güneş olacaksınız, ya da karanlıkta yükselen bir ay. Sadece karanlıkta...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025