Murat AKSOY
Son birkaç ay içinde yaşanan olayları alt alta koyduğunuzda karşınıza çıkan, büyük bir kaos ve bölünmüşlük resmidir. Giderek ağırlaşan ve yakın dönemde başka bir veçheye bürünmesi muhtemel Kürt sorunu başta olmak üzere 29 Ekim, 10 Kasım'da ortaya çıkan ve 1990'lara dönüş olarak okuduğum kimlik eksenli kutuplaşma öne çıkan iki temel tartışmadır.
Devlet-toplum ilişkisi normalleşirken, askeri vesayet gerilerken, siyasetin alanı genişlerken bu yaşadıklarımız normal mi?
Değil. Değil çünkü, Türkiye'de siyaset, toplumsal değişimi taşımak yerine bizatihi toplumu esir almaya başladı. Ve siyasetin öznesi toplum değil, siyaset olmaya başladı. Toplumun siyaset algısı ve siyasete bakışı normalleşirken bizatihi siyaset, toplumsal kutuplaşma üzerinden meşruiyet üretmeye başladı. Bu, tarihin tersine akmaya başlaması demektir. Kısaca siyaset AK Parti'den CHP ve BDP'ye kadar kötü sınav veriyor.
AK Parti, kendini hem içinden geldiği gelenekten hem de tüm siyasi partilerden farklılıklaştırarak bir çekim merkezi oldu. 2002'den sonra 2007'de yüzde 47 ve 2011'de yüzde 50 oy ile iktidar oldu. Geçmişte yüzde 21 ile yüzde 26 ile hükümet kuran başbakanları düşününce; yüzde 50'lik toplum desteğinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Peki yüzde 50 oy almış, 10 yıllık hükümet toplumsal sorunların çözülmesi konusunda attığı büyük adımların devamı olan küçük adımları atma konusunda neden imtina eder?
Örneğin mapushane ziyaretinde Kürtçe konuşma engelini kaldıran, okullarda Kürtçeyi seçmeli ders yapan AK Parti, KCK Davası'nda Diyarbakır'daki daha ilk duruşmada ortaya çıkan Kürtçe savunma krizinin çözümü için neden iki yıl bekledi? İnsanın en doğal hakkı olan anadilde savunma hakkı için açlık grevlerinin başlaması mı gerekiyordu?
Cezaevlerinde 62 günü geride bırakan açlık grevlerinin sona ermesi için siyasetin öncelik olması gerekirken, idam tartışmasının gündeme gelmesi ne anlama geliyor?
Türkiye'nin normalleşmesine büyük katkı sunan AK Parti'nin Kürt sorunu başta olmak üzere demokratikleşmenin derinleştirilmesi konusunda daha kararlı durmasını beklemek hakkımız.
Bu noktada hemen ifade etmek gerekir ki, AK Parti'nin en büyük zaafı bizatihi muhalefettir.
AK Parti siyasetin meşruiyetini devletten topluma taşırken yalnız kaldı. Geride kalan 10 yıllık süre içinde çeşitli platformlarda toplumda meşruiyet arayan kişi ve grupların yolu AK Parti ile kesişti. Kimisi oy verdi, kimisi içinde siyasete girdi.
AK Parti siyasetin alanını topluma taşırken; anamuhalefet CHP başta olmak üzere MHP, siyasi meşruiyetini devlette aramayı, devleti kutsamayı sürdürdüler. CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu ile başlayan "Yeni CHP" söylemi, değişim için umut yaratsa da; partiden gelen farklı ve birbirini tekzip eden açıklamalar, umudu, umutsuzluğa bırakıyor. Böyle olunca parti içindeki farklı CHP'liler daha görünür oluyor.
Bu görünürlüğün en kristalize halini 29 Ekim ve 10 Kasım'da gördük. Kılıçdaroğlu'nun da parçası olmak zorunda kaldığı resim "Eski CHP" refleksinin parti yönetimini bile içine almasıdır. 29 Ekim ve 10 Kasım'da ortaya çıkan resim, 2007'de partiye başarı getirmediği seçim sonuçları ile görülen "laik-ulusalcı" söylemden oluşmaktadır.
Laik-ulusalcı söylem, en temelde meşruiyeti toplumda değil, devlette aradığı için sonuç vermez. Bu yol, CHP için geçmişteki yenilgilere bir yenisini eklemekten başka bir sonuç ortaya koymayacaktır. Yeni CHP'nin önündeki seçenek; "laik-ulusalcı" koalisyonu değil, meşruiyeti toplumdan alan ve AK Parti ile meşruiyet siyasetinde değil, değer siyasetinde rakip "sosyal demokrat-sol liberal" koalisyondur. Eski CHP'ye dönüş sadece toplumsal değil, siyasal kutuplaşmayı da arttıracağı için sorunludur. Bu açıdan Kılıçdaroğlu ve CHP için yol ayrımı hızla yaklaşmaktadır.
Siyaset açısından bir diğer şansızlık BDP'dir. BDP, Kürt sorunu konusunda AK Parti'ye olumlu adımlar attırıcı siyaset değil, tersine PKK ve Kandil'in vesayetine teslim parti görüntüsü çizmiştir. 62 günü geride bırakan açlık grevlerinin vebali, bugün en çok BDP'nin ve kendini mahkûm olduğu siyasetsizliğin üzerindedir. Siyasetin toplumu bu kadar kutuplaştırması kabul edilebilir değildir.
Bu olumsuz tabloya rağmen çözümün adresi yine de siyasettir. Bunu talep edecek olan toplum, bu taleplere kulak verecek olan siyasettir.
Türkiye içinde olduğumuz gerginliği, siyasal ve toplumsal kutuplaşmayı daha fazla taşıyamaz.
twitter.com/murataksoy
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/MuratAksoy/tarih-tersinden-mi-akmaya-basladi/34947
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018