Murat AKSOY
'Dershane' ile kamusallaşan AK Parti-cemaat gerilimini artık açık açık tartışıp, konuşabilmemiz, bir 'tabu'nun daha yıkılmış olduğu anlamına geliyor.
Bir tabu daha yıkıldı çünkü; 7 Şubat MİT krizi ile artık saklanamaz hale gelen AK Parti-cemaat gerilimine isim koymaya çalışanlar, hem AK Parti hem de cemaat tarafından 'fitne' kaynağı olarak görülüyordu. Geç de olsa bu gerilimin adının konması ve kabul edilmesi önemlidir.
Dershaneler bugün baştan aşağıya çarpık olan eğitim sisteminin bir sonucu ve gerçeği olarak karşımızdalar. Sistemin çarpıklığı, eğitimin, birey değil devlet odaklı olmasından, yani devletin ideolojik aygıtlarından biri olarak görülmesinden kaynaklanıyor. Eğitime böyle bakan devletler/siyasi iktidarlar için ise eğitim rehabilitasyonu hiçbir zaman esas gündem olmaz.
İTİRAZ EDEN SİYASET YAPMALI
Bugüne kadar neredeyse her siyasi iktidar eğitimi bir sorun olarak ele alıp çözmek yerine, kendi kültürel kimliğinin arka bahçesi olarak algıladı. Bu anlayışla iktidardakiler, müfredat ve ders içerikleriyle kendi kültürel kimliklerini aşılamayı; okul müdürlerinden milli eğitim müdürlerine herkesin homojen kimliğe sahip olmasını istedikleri için düzenlemeleri ona göre yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar.
Keşke dershane konusunu bir eğitim sorunu olarak tartışabilseydik. O zaman, Türkiye'de uygulanan eleştirel aklı, sorgulamayı, araştırmayı devre dışı bırakan ezberci eğitim sistemini de tartışabilirdik. Ne yazık ki, kimse bu konuları konuşmuyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın dershaneleri dönüştürerek sisteme entegre edilmesi gibi bir stratejisi varsa da bunu kamuoyuna yeterince iyi anlatamadığı ortada. İfade edildiği gibi dershanelerle ilgili çalışma 2009'dan bu yana yürütülüyorsa; bugüne kadar konunun en önemli paydaşları olan dershane sahipleri ve dershane öğretmenleri ile yeterince görüşülmemiş olması başka nasıl açıklanabilir ki?
Dershanelerin kapatılması iktidar için siyasal bir tasarruf olarak görülüyor. Hedef de ailelerin üzerindeki dershane maliyetini ortadan kaldırarak oy almak olabilir. Bu konuda siyasi iktidarı eleştireceğimiz nokta; bunun yöntemi ve ilkeler üzerine olabilir. Daha temel itiraz da eğitimi kendi ideolojik aygıtı haline getirme arayışına olabilir.
Bu itirazın alanı siyasettir ve bu itirazın tarafları ise siyasi olarak muhalefet ve sivil toplumdur.
Görüyoruz ki, dershaneler konusunda en büyük itiraz cemaat/hizmet hareketinden geliyor. Tabii dershane sahiplerinin itirazlarını da ekleyelim.
Cemaatin dershaneler konusunu bu kadar ontolojik bir sorun haline getiriyor olması, onların da soruna eğitim değil siyasi olarak baktıklarını gösteriyor. İstisnalar dışında kimse dershanelerin gereksizliğini ya da sorunun daha derin olduğunu ifade etmiyor.
Dershane eğitimin doğal, olmazsa olmaz bir parçası olarak algılanıp savunuluyor. Bu, dershanelerin salt eğitim kurumu olarak değil insan kaynağı devşirmenin -önemli- araçlarından birisi olarak değerlendirilmesinden kaynaklanıyor.
AK Parti'nin tek taraflı 'dönüştüreceğiz' tavrına karşı cemaat 'kapattırmayız' pozisyonunu savunuyor.
Kabul edelim ki, bu gerilimden eğitimin rehabilitasyonu çıkmaz. Bu gerilim bize daha derin bir iktidar savaşının varlığını gösterir sadece.
İlginç olan ise, bu gerilimin sivil alanda değil devlet içinde olması. Ne yazık ki her iki taraf için de devlet, ele geçirilmesi ya da kontrol edilmesi gereken mekanizma olarak görülüyor.
Oysa devlet, tüm farklılıkları ile topluma hizmet eden bir bürokratik mekanizmadır. Bu mekanizma da siyasi iktidara bağlı olarak çalışır.
Burada sorun, siyasi iktidarların devlete atfettikleri ontolojik amaçtır. Bu anlayışta devlet ve siyaset, topluma bir hizmet aracı olarak değil toplumu kendi kültürel kimliğine göre dönüştürme arayışına hizmet eder. Eskiden de böyleydi, ne yazık ki şimdi de böyle.
DEVLETİ KÜÇÜLTÜN ELE GEÇİRMEYİN
Sonuç olarak var olan bu gerilim, meşruiyetini ilahi olandan alan, bir rehbere gönüllü olarak bağlı ve hiyerarşik olarak herkesin yerinin belli olduğu iki ataerkil cemaat arasındadır. Aralarındaki temel fark Kur'an ve sünnetin farklı yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.
Bugün yaşanan iktidar savaşı da bu yorumların devleti ele geçirme arayışından kaynaklanmaktadır. Yani sorun, sivil alanın konusu olan inancın devlet üzerinde bir iktidar arayışına dönüşmesidir.
Oysa devlete, topluma kendi kimliğini dayatmak üzere ele geçirilecek bir mekanizma olarak değil topluma hizmet edecek bir mekanizma olarak bakılsaydı bu gerilimlerin hiç biri yaşanmazdı.
Sonuçta olan çocuklarımızı özgür, sorgulayıcı, iyi birer insan olarak yetiştirme derdinde olan bizlere oluyor. Yukarıda birileri tepiniyor ve ezilen biz oluyoruz.
twitter.com/murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018