Murat AKSOY
30 Mart nedeniyle gerçekleşmeyen BDP’nin HDP’leşmesi, BDP’nin aldığı kararla yakında hayata geçiyor. Daha doğrusu Öcalan’ın daha önce aldığı karar hayata geçiriliyor.
Öcalan’ın 2006’dan bu yana Kürt siyasi hareketini, Türk solu ile buluşturarak Türkiyelileştirme hedefi bu kez HDP üzerinden gerçekleştirilmesi deneniyor. Ya da tespiti şöyle yapalım; Öcalan, Türk solu üzerinden Kürt siyasi hareketini Batı’da da meşrulaştırma girişimini bu kez de HDP ile deneyecek.
Başarılı olma olasılığı var mı?
Teorik olarak var ama gerçekleşmesi düşük ihtimal.
Türkiyelileşme siyasetten geçiyor
Önce Kürt siyaseti hareketi üzerine birkaç tespit yaparak başlayalım.
Kürt siyasi hareketinin ilk partisi olan HEP, Kandil ve Öcalan’a ne kadar mesafeli ise sonra kurulan her parti giderek daha çok Kandil ve Öcalan etkisine girdi. Bunun nedeni ise devlet ve siyasetin Kürt sorunu konusundaki tavrı oldu. Eğer devlet ve siyaset, HEP ile başlayan Kürtlerin siyasallaşma arayışlarını muhatap alsa, sorunun çözülmesi için adım atabilseydi sorun, bu kadar şiddete savrulmadan normalleştirebilirdi.
Son kertede, devletin Kürt sorununa ve Kürt siyasi hareketine karşı olan olumsuz tavrı, Kürt siyasi hareketini günden güne kaçınılmaz olarak Kandil ve Öcalan bağımlı olmasına yol açtı.
Diğer taraftan Öcalan 1999’da yakalandıktan sonra Kürt sorunun çözülmesi arayışının önemli bir parçasını da, Kürt siyasi hareketinin Türkiyelileşmesi olarak görüyor. Bu yukarda da ifade etmeye çalıştığım gibi temelde pragmatik bir arayış.
Oysa Türkiyelileşmenin yolu siyaset yapmaktan geçiyor, Kandil ve Öcalan’ın gölgesinde kimlik politikasından değil.
Siyasi yenilenme değil isim değiştirme
Bu arayışın ilk denemesi 2007-2008 döneminde yürütülen Çatı Partisi girişimi oldu. Ancak başarısız oldu. Öcalan’ın isteği üzerine arayışlar kesilmedi ve 12 Haziran 2011 seçimlerine ilk sonucunu verdi. 12 Haziran 2011'deki seçimlere ‘Emek-Demokrasi ve Özgürlük Bloku’olarak katılan girişim, önce Halkların Demokratik Kongresi (HDK) sonra da HDP olarak karşımıza çıktı.
Çözüm süreci içinde Öcalan’ın isteği BDP’nin kendini feshederek HDP’ye katılması idi. Ancak BDP, 30 Mart yerel seçimleri nedeniyle buna mesafe aldı. Bulanan çözüm ile bölgede BDP, Batı’da ise HDP olarak seçime girildi. HDP+BDP blokunun aldığı oy önceki seçimlere göre aynı oldu anacak aldıkları belediye sayısı arttı.
Seçimden sonra yarım kalan birleşme tamamlanmış oluyor. BDP aldığı karar ile HDP’ye katılacak.
Başarısızlığın iki nedeni
Ortada düşünsel yenilenme, siyaset tarzında bir değişiklik olmadan BDP’nin HDP’ye katılması, Kürt siyasi hareketini Türkiyelileştirmiyor. Tersine Türk solunun kimlik siyasetine hapsolarak BDP’lileşmesine yol açıyor.
2008’de katıldığım bir Çatı Partisi arayış toplantısında, bu tür arayışların siyaseten hedeflenen başarıya (Türkiyelileşerek yüzde 10’un üzerine çıkma) ulaşma olasılığının iki temel nedenden dolayı gerçekleşmeyeceğini ifade etmiştim.
İlk neden; Çatı Partisi'nin ana gövdesini ‘kimlik siyaseti’ yapan Kürt siyasetinin oluşturmasıdır. Farklı siyasal parti, kurum, aydın ve yazarların bir arada geldiği yeni oluşumlarda siyasal gücün ‘makro siyaset’ten (Özelikle son dönemde Türkiye’nin demokrasi konusunda yaşanan sorunlar, o sorunların kaynağı olan AK Parti’ye) değil ‘mikro siyaset’(Kürt sorunu, kimlik politikası) yaptığı ortamda esas belirleyici olan sürekli mikro siyaset olacaktır. Bu bir anlamda ‘ölü doğum’dur.
İkinci neden ise bu girişimi, partiyi talep edenin kimliğidir. Bu talep ‘siyaset yapanlardan’, toplumdan değil, bizatihi Öcalan’dan gelmiş olmasıdır. Yani bu arayışın içinde olanların eksikliğini hissettikleri bir girişim değil tersine ‘siyasal önder’liğin stratejik aklına teslim olmuş bir siyasal buluşmadır yaşanan.
Elbette Öcalan’ın böyle bir çağrı yapma, talepte bulunma hakkı vardır. Burada sorun şudur ki, başlayan girişimde siyaseti belirleyecek olan ‘kurucular’/‘kuranlar’ değil ‘kurduran/lar’olacaktır.
Tavandan tabana siyaset olmaz
Türkiye’de ‘demokratik muhalefete’ olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Ama bu boşluğun doldurulmasının temel koşulu, bu işe gireceklerin özgür ve demokrat olmalarıdır. Gerek artık HDP’ye ve DTK'ya gerekse Öcalan ve Kandil'e siyaseten mesafe almayan Kürtlerin başlatacağı ya da büyük parçası olacağı bir partinin/girişimin siyaseten Türkiyelileşme şansı yoktur. Bu partinin içinde Batı'da yaşayan Kürt sorununu sahiplenen parti, kurum, aydın ve yazarların olması bunu başarılı kılmaz.
Çünkü şu anda Batı’da Kürt olsun Türk olsun Kürt sorununa duyarlı olanların, soruna sahip çıkan parti, kurum, aydın ve yazarların HDP’ye katılması kendilerini Kürt siyasetinin bedenine hapsetmelerinden başka bir şey değildir.
Sol/sosyalist parti ve kişilerin kendi hikayelerini bir başka kimliğin mağduriyeti üzerinden gerçekleştirme, onların parçası olma arzuları anlaşılabilir. Ama bu tek başına bu hareketi başarılı kılmaz. Tersine Demokratik Toplum Kongresi (DTK) bölgedeki Kürtleri nasıl homojenize ettiyse, HDP'nin de Batı’daki sol/sosyalist Türkleri homojenize etme riski yüksektir.
@murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018