Murat AKSOY
'15 Temmuz'u son aylarda bir tür 'örtülü tehdit' olarak yaşadık. Öcalan'ın önceki hafta yaptığı avukat görüşmelerinde heyetle 'barış konseyi' konusunda uzlaşma sağlandığını ve artık 15 Temmuz'un bir hükmünün olmadığını söyledi. Ancak bu açıklamadan sonra PKK önce Tunceli'de 2 işçiyi (önceki gün serbest bırakıldılar), ardından Diyarbakır'da 2'si askeri, 1'i sağlık görevlisi 3 kişiyi kaçırdı. Yine aynı günlerde örgütün önde gelen isimlerinden Mustafa Karasu şunları ifade etti; "... Bırakalım yumuşamayı şu anda polisler ve devlet Kürdistan'da tam bir terör estiriyorlar. Bu durum karşısında Kürt Halkı örgütlü olmalı ve tutumunu ortaya koymalıdır. Bunlara tutum koymadan geri adım attırılamaz. Nasıl ki Diyarbakır zindan zulmüne, irade kırma ve teslim alma politikalarına karşı 14 Temmuz'la direnildi ve bu politikalar boşa çıkarıldıysa bugün de aynı anlayışla direnilerek sonuç alınabilir. ... Eğer BDP'ye, 'Kürt Özgürlük Hareketi'ne diz çöktüreceğiz' ya da 'kendi Kürt konseptimizi Kürt Özgürlük Hareketi'ne kabul ettireceğiz' diyorlarsa açıkça söylüyorum, çok büyük yanılırlar. Büyük şoklar bile yaşayabilirler". Karasu devamla; "Biz özgürlük için bu mücadeleye başladık. Birilerinin keyfine ve politikalarına bu halkın özgürlük mücadelesini kurban edemeyiz. Bunun herkes tarafından bilinmesi gerekir." diye devam etmiş. Bu 'Resim 1' olsun.
Geçtiğimiz hafta CHP'nin Meclis'e dönmesine paralel olarak; -Öcalan'ın da çağrısına uygun olarak- BDP'nin de 'boykot'u sonlandırma süreci başladı. BDP ve AK Parti arasındaki 13 Temmuz'da yapılan ilk görüşmeden 14 Temmuz'da tekrar bir araya gelme kararı çıktı. Herkes bu görüşmede bir seçeneğin de boykotun bitmesi olduğunu biliyordu.
Ancak 14 Temmuz -Karasu'nun Diyarbakır zindanını anarak geçmişte yaşanan direnişin tekrarlanabileceği vurgusuna dikkat- iki önemli gelişme bu ihtimali imkânsız hale getirdi. İlki daha önce 30-31 Temmuz'da toplanılması kararlaştırılan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ani bir kararla Diyarbakır'da toplandı. Ve katılanların çoğunluğunun da içeriği konusunda çok muğlak bilgileri olan 'demokratik özeklik' ilan edildi. İkincisi olay ise aynı saatlerde Diyarbakır Silvan'da çıkan çatışmada da 13 asker şehit oldu. Bu da 'Resim 2' olsun.
Şimdi Resim 1 ve Resim 2'ye birlikte baktığımızda görünen şudur; Öcalan ile örgütün farklı yerlerde durmaktadır. Görünen tablo budur. Bunu 'iyi polis' / 'kötü polis' ayrımı olarak değil; görünen durum analizi olarak okumak daha doğru olacaktır.
Elbette Öcalan'ın şiddet kartını süreç boyunca elinde tutmak isteyeceği açıktır; aynı şekilde örgütün de Öcalan'a rağmen çok sert adımlar atması mümkün değildir. Ama buna rağmen şu da bir gerçektir ki; Öcalan dışındaki legal/illegal Kürt siyaseti; Öcalan'a rağmen bazı adımlar atmaktadır. Resim 1 ve Resim 2'nin özeti budur. Asker kaçırma, 13 askerin şehit edilmesi, demokratik özerklik ilanı bunun ipuçlarını vermektedir.
Bunların içinde demokratik özerklik bu farklılaşmanın en açık örneğidir. Bu farkın temeli şudur; demokratik özerlik siyasi bir adım değil tersine tek yönlü olması hasebiyle apolitiktir. Demokratik özerkliğin 'ne olduğunu', 'nasıl uygulanacağını' bir kenara bırakalım; tek başına ilan edilme süreci ve sonraki tartışmalar bile aslında Kürt siyasetinin çizdiği yolu bize göstermektedir. Ve bu yol bizi çözüme değil adım adım çözümsüzlüğe götürmektedir.
Demokratik özerkliği kim ilan etti? DTK. 2009 yılından itibaren Kürt siyasi hareketi açısından görünürde geniş katılımlı bir parlamento modeli olarak sunulan ama esas işlevi Kürtler içinde heterojenliği homojenize etme olan kongre. Bakmayın adının 'demokratik toplum kongresi' olduğuna.
'Demokratik özerkliği' DTK ilan etti. Bunu anladık. Peki demokratik özerkliğin 'ne olduğunu', 'nasıl uygulanacağını', 'ilkelerini' vs. kamuoyuna kim açıkladı? Bunun siyasi misyoneri kim? KCK. İşte düğüm ve soru burada; KCK, DTK'nın neyi olur? 'Demokratik özerkliğin' sahibi kim?
Legal siyaset açısından ne DTK -ki kısa sürece çatı partisi olması muhtemel-, ne KCK muhatap değil. Siyaseten muhatabımız olan BDP nerede bu süreçte? DTK'nın bir bileşeni olarak BDP ne diyor bunlara?
Var olan durumdan en fazla yararlanmasını umut ettiğimiz, sivil siyasete sahip çıkmasını beklediğimiz BDP, bu süreçte her zamanki gibi alınan kararları sadece nesnesi durumunda. En trajik olan da şu; kendi dışında alınan her karar uyan; her karara da kendi kararıymış gibi medya önünde savunma hali.
Neyse ki, DTK içinde homojenize edilmeye çalışılan ve söylem düzeyinde en az BDP ve Kürt siyaseti kadar sert olan isimler demokratik özerklik ilanına itiraz etmiler. Mesela son dönemde hükümete ve AK Parti'ye karşı en acımasız eleştirilerde bulunan Altan Tan, hem özerkliğin içeriğine hem de ilan biçimine itiraz etmiş. Yine Kürt siyasetinde önemli bir figür olan Şerafettin Elçi aynı itirazı kamuoyuna açıkladı. Şimdi BDP'liler demokratik özerkliğin ne olup, olmadığını Van'da 5 gün sürecek toplantıda tartışacaklarmış.
Neyi tartışacaklar?
Devlete nasıl vergi verilmeyeceğini, Kürt gençlerin nasıl askere gönderilmeyeceğini, öz savunma güçlerinin nasıl oluşturulacağını mı?
Demokratik özerkliğin Kürt sorununu çözeceğine olan inanç saf bir 'romantizm' kokuyor. İdari bir yapı olarak demokratik özerklik bir model olarak, devlet-toplum ilişkisinin asimetrik olduğu toplumlarda yerel yönetimlerin güçlenmesi, adem-i merkeziyet ilkesi açısından işlevsel olabilir. Ama bunun yolu bu modeli tek başına, tek taraflı ilan etmekten geçmez. Bunun yolu siyasetten geçer. Siyasi temsilcisinin Meclis'i boykot ettiği, siyasal olarak savunulmayan bir idari modeli tek taraflı olarak ilan etmek pratik siyaset açısından da kendini marjinalize etmekten başka bir işe yaramaz. Bunu yapan BDP'den DTK ve KCK'ya legal/illegal Kürt siyasetidir.
Bu siyaset, bırakın Türkiye'yi, daha kendi içindekileri bile ikna edememişken, kendi dışında farklı partilere oy vermiş Kürtleri nasıl ikna edecek? Kısaca Kürt siyaseti gibi Kürtler de yol ayrımında.
Bütün bu gelişmeler, Kürt siyasetinin Öcalan'a rağmen çözümsüzlüğe adım attığını işaret ediyor. Bu süreç onlar açısından Öcalan'ın yanında masaya oturmak için 'son şans' olarak görülebilir ama maliyeti hem Kürtler hem de Türkler için ağır olur.
Tabi son sözü de başta blok adaylarına koşulsuz destek veren ve bir anda Kürt siyasetinin Batı'daki temsilcilerine söylemek gerekiyor; Bu tablodan memnun musunuz?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018