Murat AKSOY
İsrail’in Gazze’ye yönelik günlerdir süren hava saldırısı ve kara harekatının yol açtığı insanlık dramına dünyanın tepkisi ne yazık ki sınırlı. Yaşanan onca acıya, şiddete ve ölüme rağmen dünya neredeyse sessiz.
Türkiye’de herkes tepkili. Türkiye’nin aralarında bulunduğu ülkeler, İsrail’i ve yaşananları kınasalar da sonuç değişmedi.
Yine Batılı ülkelerin toplumlarından, sivil toplum kuruluşlarından, kanaat önderlerinden, aydınlarından İsrail’e tepki gelse de, bu, hükümetleri harekete geçirmeye yetecek güç ve etkide değil.
Batı neden tepkisiz?
Peki Batılı ülkeler İsrail’in uyguladığı insanlık dışı şiddete gelen tepkilere rağmen neden yeterli tepkiyi vermiyor?
Bu tepkisizlik, İsrail’in haklı olmasından mı yoksa Batı, bölgede yaşanan karmaşadan ve radikal İslam’ın yükselişi karşısında İsrail’in yanında mı saf tutuyor?
Birbirine bağlı bu iki sorunun cevabı, Ortadoğu’da 2010’un sonunda başlayan Arap Uyanışı, bunun evrildiği yön ve ortaya çıkan sonuçlarıyla doğrudan bağlantılıdır.
Aralık 2010’da Tunus’ta bir gencin kendisi yakmasıyla başlayan süreç Arap dünyasında toplumsal teleplerin kendini ifade edebilmesinin yolunu açtı. Bu süreç Tunus, Mısır ve Libya’da liderlerin iktidardan gitmesiyle sonuçlanırken, Suriye’de Esad 3.5 yıllık iç savaşa rağmen hala koltuğunda.
İsrail'in seçeneksizliği
Arap Uyanışı’nın en çok etkilendiği ülkelerden birisi kuşkusuz İsrail. Tarihsel Arap-İsrail ihtilafları bu süreçte en çok İsrail’i etkiledi. İsrail’in Arap Uyanışı karşısında izlediği politika önce bekle-gör, sonra eski politiklara dönüş şeklinde oldu.
İsrail’i bekle-gör politikasına iten Arap Uyanışı’nın yarattığı belirsizlik oldu. “One minute” ve Mavi Marmara krizi nedeniyle Türkiye’yle ilişkileri asgari düzeye inen İsrail, Mısır’da yakın müttefiki Mübarek’i de kaybedince bölgede iyice yalnızlaştı.
Bölgede yalnızlaşan İsrail, Türkiye’yle ilişkilerin normalleşmesi konusunda girişimlerde bulunduğu gibi Filistin politikası olmak üzere izlediği politikalarda daha dikkatli oldu.
Ancak bu süre çok uzun sürmedi. İsrail politikası belirsizlik şartlarından eski hale döndü. Bunda Suriye’de Esad’ın muhaliflere rağmen ayakta kalması, radikal İslamcı grupların güçlenmesi ile Mısır’da demokratik seçimle gelen iktidarın İslamcı kimliği baskın bir siyasallaşmayı tercih etmesi etkili oldu. Buna Libya’daki karmaşayı da ekleyebiliriz. Bütün bu gelişmeler hem dünya hem de İsrail için Arap Uyanışı’nın terse dönmesi olarak okundu.
Daha çok adalet, daha çok özgürlük için başlayan süreç ne yazık ki, belli bir toplumsal kesimin diğerlerini baskı altına alması, onları dönüştürmesi gayreti olarak işledi.
Batı'nın radikal İslam korkusu
İsrail’in son Gazze saldırısında kendine güvenin arkasında Batı’nın kendisinden vazgeçemeyeceği düşüncesi hakim. Bu özgüvenin temelinde ise Batı’nın bölgedeki en güçlü müttefiki olma yanında, Ortadoğu’da son iki yılda radikal İslamcı terörist yapıların güçlenmesi gerçeği var.
Batı Mısır örneğinde bunu gördü. Batı’nın darbeye darbe dememesinin arkasında da bu vardı. Batı için ikinci kötü hafıza kuşkusuz Suriye ve son olrak Irak’ta yaşanan IŞİD gerçeği. Başta Türkiye olmak üzere kimi ülkelerde Esad’ın kısa sürede (2011 sonuna kalmadan) iktidardan gideceği beklentisi vardı. Bu olmadı. Bunda, Rusya, Çin ve İran’ın Esad’a desteği kadar Batı’nın Esad sonrasının öngörememesinin de önemli payı olduğuna kuşku yok.
Meşru muhalefet Özgür Suriye Ordusu’ndan çok Esad’a karşı mücadele eden radikal İslamcı örgütler El Nusra ve IŞİD’in güçlenmesi Batı’nın endişe ve korkusunu körükledi ve Esad, ehveni şer bir tercih olarak iktidarını korudu.
Sonuç olarak bugün sadece Suriye’de değil, Irak’ta da radikal islamcı örgütler ve onların gerçekleştirdiği şiddet, sadece Batı’yı değil tüm dünyada endişeyle izlenmektedir.
Batı'nın Ortadoğu sigortası
Bugün eğer Batı, İsrail’in uyguladığı insanlık dışı şiddete tepkisizse bunun temel nedeni, Ortadoğu’da yükselen radikal İslamcı teröre karşı İsrail’i -eskisinden daha fazla- kendisi için güçlü bir sigorta görmesidir. İsrail’i Batı için eskisinden daha önemli hale getiren de Türkiye’nin izlediği dış politikadır.
Elbette bugün Gazze’de yaşanan insanlık dramını hiç bir gerekçe meşrulaştıramaz. İsrail şiddeti bir an önce sona ermeli ve Gazze’ye uygulanan abluka sona erdirilmelidir. Ama bunu sağlayacak olan sadece insani ve vicdani haklılık değil siyasi olarak da bunu sağlayacak bir güce sahip olmaktır.
Türkiye’nin düşünmesi gereken bu insani ve vicdani haklılığın neden sonuçsuz kaldığıdır.
@murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018