Murat AKSOY
Uzunca bir süredir Erdoğan’ın siyasi meşruiyetini sürdürmesinin tek yolunun toplumsal uzlaşma değil kutuplaşma ve gerilim olduğunu yazıyoruz, söylüyoruz. Aynı zamanda bunun tehlikeli bir yol olduğunu da.
Bu Erdoğan'ın iradi bir tercihi. Çünkü Erdoğan, Arap Baharı’ndan sonra dış politikada, Gezi’den itibaren de iç politikada gücünü ve iktidarının ancak toplumsal kutuplaşma ve gerilimle konsolide edebileceğini düşündü. Her politikasını bu varsayıma göre üretti.
Dış politikada İslam üzerinden dünyaya yaptığı meydan okumayı, iç politikada AKP’liler dışında kalanlara karşı yaptı. AKP'liler dışındaki herkesi öteki ve düşman görüp, onlara karşı siyasi, kültürel son olarak da ekonomik soykırım uyguladı.
TÜRKİYE'NİN DEĞİL ERDOĞAN'IN KURTULUŞ SAVAŞI
Erdoğan'ın bu politikası, 1 Kasım’da yüzde 49 ile onay aldı. Elbette AKP’ye oy verenlerin hepsinin bu politikaları onayladığını söylemek mümkün olmasa da Erdoğan için bu yüzde 49, kendi politikalarının onayı anlamına geliyor.
Erdoğan, AKP'nin aldığı bu oy oranıyla ekranlarda, meydanlarda sık sık dile getirdiği ve Türkiye için değil kendisi ve yakın çevresi için verdiği “kurtuluş savaşı”na toplumsal destek sağladığını düşünecektir.
Bu desteğin merkezinde, ideolojik temelden ziyade, devlet merkezli ekonomik paylaşımın olduğu ve salt duygulara hitap ettiği için lümpenleşme vardır. Lümpen bir kitlenin İslamı siyasallaştırması olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu lümpenleşmenin pek çok örneğini gördük. Erdoğan’ı karşılamaya gelen beyaz kefenli gençler bunun örneği. Ancak bu lümpenleşmenin en tehlikeli boyutunu önce Konya sonra İstanbul’da gördük.
LÜMPENLEŞEN AKP’LİLER
Konya’da bir futbol maçı öncesi 10 Ekim’de Ankara’da IŞİD'in gerçekleştirdiği katliamda ölenleri anmak için yapılan saygı duruşu ıslık ve tezahüratlarla protesto edildi.
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da Türkiye-Yunanistan maçı öncesi Paris’teki IŞİD katliamında ölenleri için yapılan saygı duruşu da ıslık ve ve tezahüratlarla protesto edildi.
O statlara yansıyan milliyetçilik değil, duygusal yönü ağır basan bir lümpenleşme. Bu, lümpenliğin Erdoğan’dan başlayarak dalga dalga topluma yayılması. Bir tür dünyaya meydan okuma.
Kabul edelim ki bu gidiş sağlıklı bir gidiş değil. Erdoğan iktidarını bu kutuplaşmadan üretse de; bu, Türkiye için büyük bir toplumsal çatışma riski barındırıyor.
Ancak ben bu riskin de Erdoğan tarafından alındığını düşünüyorum. Yanılmayı çok arzu etmeme rağmen Erdoğan'ın uzun süredir siyaseti sokağa itmek istediğini düşünüyorum.
HEDEF SİYASETİ SOKAĞA İTMEK
Önceki yasama döneminde Meclis’te büyük tartışmalara ve kavgalara yol açan Güvenlik Paketi’nin hedefi buydu.
Erdoğan Meclis’i, siyasi partileri yani yasamayı, bağımsız olması gereken yargıyı hatta hükümeti yani yürütmeyi bile işlevsiz kılmak istiyor. Elde ettiği siyasal meşruiyet ile bizatihi siyaseti yok ediyor.
Siyaseti, toplumsal talepleri yok etmek, siyasete sokaktan başka seçenek bırakmamak anlamına gelir.
Toplumsal kutuplaşmayı bu kadar derinleştiren bir anlayışın, yaşanacak toplumsal patlamayı öngörmemesi mümkün mü? Bu kutuplaşmanın sonu Gezi türü bir sosyal paylama olabilir. Ki muhtemelen hedeflenen de bu; devletin şiddet kullanma tekeli üzerinden toplumdaki tüm siyasal tepkileri ortadan kaldırmak.
Erdoğan’ın bu hedefinde kullanacağı devlet gücünün yanında sivil gücün de bu lümpen kitle olacağına kuşku yok.
MURAT AKSOY / HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018