Murat AKSOY
Türkiye'de siyaset tek bacaklı. Kitle partisi olarak toplumsal talepleri, değişimi kuşatan ve siyasete taşıyabilen tek bir parti var: AK Parti. AK Parti'ye yönelik sıralayabileceğimiz pek çok eleştiriye rağmen bu böyle.
Mesela Uludere'yi aydınlatamadı. Mesela TMK 7., 8., 9.; TCK'nın 226., 257., 285., 286., 288. ve 301.; SPY'nın 86. ve 88 maddelerini içeren mini demokrasi paketini gündeme almıyor. Mesela ana dil/le eğitim gündeme gelmiyor. Mesela Alevilerin talepleri konusunda duyarsız. Bu "mesela"ları çoğaltmak mümkün. Ama aynı AK Parti bu zamana kadar attığı pek çok siyasi adım ile de Türkiye'de değişim ve dönüşüme büyük katkı sağladı. Yani AK Parti'yi yaptıkları ve yapmadıkları ile değerlendirdiğimiz zaman yaptıklarının, yapmadıklarından çok daha fazla ve önemli olduğunu görürsünüz. Bu, AK Parti'yi Türkiye'de siyaseti önemseyen, değişimi siyasette arayan ve bu konuda adım atmaya açık tek siyasi parti yapmaktadır.
AK Parti'nin en büyük sorunu siyasi alandaki yalnızlığı ve siyaseten muhalefetsiz olmasıdır. Bu, AK Parti'nin büyük siyasi yalnızlığıdır. Türkiye'de kendilerini muhalefet olarak tanımlayan siyasi partiler, STK'lar hatta kanaat önderlerinin temel açmazı siyasetlerini AK Parti düşmanlığı ve/veya karşıtlığı üzerine inşa etmeleridir. Bu durumun adı "apolitikleşme"dir.
Siyasal başarısını AK Parti politikalarının eleştirisine, alternatif siyasal söylem ve projeler yerine; AK Parti karşıtlığına, başarısızlığına bağlayan bu anlayış, siyaset değil siyasetsizlik üretir, AK Parti'yi büyütür. Elbette siyasal söylemi, sayısal gücünden daha büyük olan siyasi partiler, siyasi hareketler yok değil. 12 Eylül referandumunda "evet" diyen Has Parti, EDP, DSİP ve "Yetmez ama evet" koalisyonu, AK Parti karşısında siyaseten en önemli güç ve odak olma şansını yakaladılar. Ancak aradan geçen süre içinde bu şansı ne yazık ki, kullanamadılar.
Has Parti AK Parti'nin gölgesinde kalırken; sol muhalefet için umut olabilecek EDP ve DSİP, başını BDP'nin çektiği bloku destekleyerek siyasal intiharlarını gerçekleştirdiler. Çünkü bu tercih Halil Berktay'ın uzun süredir dile getirdiği "haklı şiddet"in desteklenmesi yani siyasetsizlik tercihinden başka bir şey olmadı.
Yeni muhalefetin koordinatları
Bugün Türkiye'de AK Parti'ye karşı bu kadar şikâyet varken, politikaları bu kadar eleştirilirken, kamuoyu araştırmalarında oylarının düşmemesinin iki nedeni olabilir. Ya eleştiriler haksız ya da bu eleştirileri ve şikâyetleri siyasete taşıyacak siyasi aktörün olmaması.
AK Parti'ye yönelik eleştirilerin abartılı olduğunu söylesek bile bazı eleştirilerin haklılığı var. Sorun bu eleştirilerin siyasetin yapacak muhalefet parti/hareketinin olmamasıdır.
O zaman şu soruyu sorabiliriz. AK Parti'nin siyasal rakibi olmanın parametreleri nelerdir?
Bunun için bazı sorular sormalı ve bunlara cevap vermeliyiz.
İlk soru; kimin için siyaset? Cevap: Toplum.
Siyaseten savunulacak değerler nelerdir? Cevap: Temel hak ve özgürlükler, azınlık haklarını garantiye alan yeni bir anayasa, toplumsal değerlere saygılı, farklı ve öteki ile yaşamayı iradi bir tercih olarak sahiplenmiş bir siyasal anlayış.
Nasıl bir ekonomi? Cevap: Toplumsal adaleti, gelir dağılımını eşitlemeyi hedefleyen, devletin ekonomideki rolünü önemseyen, ekonomik rekabet ve devletin düzenleyici rolünü dışlamayan bir piyasa ekonomisi.
AK Parti toplum için siyaset yapan ve yukarıdaki bazı siyasal hedefleri sahiplenmiş bir parti. AK Parti'nin siyasal rakibi olmanın ilk koşulu toplumu referans alan bir siyaset. AK Parti'nin siyasal rakibi olmak temsil edilen değerler sistemi, ekonomik model, kadın, eğitim ve gençlik gibi alanlarda farklı siyasal duruşlarda ortaya çıkacaktır.
AK Parti'nin siyasal rakibi olmanın ikinci koşulu ise; bu parti/hareketin siyasal taşıyıcılarının kimliğidir. Bu muhalif siyasi parti/hareketin taşıyıcıların temel keseni "demokratlık" olmak zorundadır. Ahlaki ve vicdani olarak kendisini "insan" gören, siyasal, toplumsal, ekonomik mağdurları sahiplenen, kısaca devletin ötekilerinin hak ve özgürlüklerini savunan laik ve muhafazakâr bir kültürel kimlikten gelen ve göreli olarak yaşça genç insanlar olacaktır. Bu insanların şu anda bulundukları siyasal yerin, kültürel kimliklerinin bir anlamı yoktur. Onları buluşturacak olan "demokrat" üst kimlik olacaktır. Türk- Kürt, laik-muhafazakâr, Alevi- Sünni, ikincil kimliklerdir.
AK Parti'ye demokratik adımlar attırmanın yolu siyasetten geçmektedir. Sahip olunan hiçbir demokratik iddia ve söylem, bunu dillendirenleri demokrat kılmaz. Yeni Türkiye'de demokratikleşmenin, değişimin ve sivilleşmenin yolu siyasetten geçer. Çünkü siyaset dışı her arayış özü itibarıyla anti-demokratik olduğu için vesayetten başka bir şey üretmez.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018