Murat AKSOY
Birkaç gün önce Şemdinli'de meydana gelen olay BDP'nin, siyasi parti kimliğinden çok PKK ile organik bağı olan siyasi yapı olduğunun açık kanıtı oldu. PKK'nın "alan hakimiyeti" stratejisinin bir aracı olan "yol kesme" eylemi bu kez BDP'li Milletvekilleri ile Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk'a "denk" geldi. Medyaya yansıyan görüntüler yolu kesenin de yolu kesilenin de memnun olduğunu gösteriyor.
Ortaya çıkan görüntülerde milletvekilleri ile PKK'lılar arasındaki samimiyet insani olarak açıklanabilir ama siyasi olarak açıklanamaz. Bu görüntülerin tek bir açıklaması vardır: Ruhunu ve zihnini PKK'nın vesayetine veren BDP, artık bedenini de teslim etmeye hazır olduğudur. Bunun ilk işaretini BDP'nin CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasına verdiği tepkide gördük. BDP, Aygün'ün kaçırılması sonrasında Eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak yaptıkları yazılı açıklamada, kaçırılma eylemini kabul edilemez bulup, Aygün'ün bir an önce serbest bırakılmasını istediler. Açıklamanın buraya kadar olan kısmı hem siyasi hem de insani açıdan doğru tavır idi. Ancak açıklamada, kaçırılma eylemini "alıkoyma" olarak tanımlamak ise bir o kadar yanlış ve apolitikti. Bu dil, siyaset dili değil, PKK dili olması açısından ibretlikti. Bunu tamamlayan Şemdinli'deki görüntüler oldu. Bütün bu yaşananlar BDP'nin siyaseten geri dönülmez yola girmesi anlamını taşıyor.
Oysa son aylarda gerçekleşen bazı gelişmeler BDP'nin PKK'ya, PKK'nın uyguladığı şiddete mesafe alması açısından önemli şanslar sundu. Gerek CHP'nin sorunun çözülmesi için başlattığı girişim gerek Leyla Zana'nın yaptığı çıkış gerek BDP heyetine ABD'de yapılan telkinler gerek Barzani'nin Kuzey Irak'taki çözüm arayışı, sorunun müzakere ile çözülmesi yolunda önemli fırsatlardı. Ancak PKK bütün bunları elinin tersi ile itti ve Dağlıca'da gerçekleştirdiği karakol baskını geldi. PKK bu süreçleri sabote ettiği gibi, BDP'nin de siyaseten işlevsiz kalmasına yol açtı. İşte tam bu noktada BDP'nin eli PKK'ya karşı güçlenmişti. BDP, PKK'ya bu aşamada mesafe alabilirdi. Ama olmadı, yapamadı. Yapamamasının nedenlerini şimdi daha iyi anlıyoruz.
Son gelişmeler gösteriyor ki; BDP, siyaset yapmayı gereksiz bir uğraş olarak algılıyor. Kısaca BDP, bu süreçte PKK ve onun anlamsız şiddetine tavır almak yerine, zihnini teslim ettiği PKK'ya bedenini de teslim etmeyi seçti. Bu durum, BDP'nin Meclis'teki varlığı siyaseten anlamsız ve sembolik hale dönüştürmesi açısından da acıdır.
YENİ CHP'NİN AYGÜN SINAVI
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasına, serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklamalara verilen tepkilerde sınıfta kalan sadece BDP olmadı. Kaçırılma olayına verilen "danışıklı dövüş" gibi gayriinsani yaklaşımda bulunanlardan serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklamada kullandığı "genç arkadaşlar" ifadesinin yapı sökümünden hareketle niyet okuyanlara kadar çeşitli tepkileri gördük.
Benim için önemli olan CHP cephesinden gelecek tepkilerdi. Özellikle Aygün'ün serbest bırakılmasından sonra yaptığı açıklamalara gelen tepkiler, Yeni CHP iddiası açısından önemli bir test olacaktı. CHP cephesinden Aygün'ün açıklamasına verilen tepkileri ikiye ayırmak mümkün.
İlk grupta tepkiler vardı. Bu grupta Aygün'ün yaptığı konuşmada PKK'lılar için kullandığı "genç arkadaşlar" kelimesine, yaşadıklarını ve ortamı anlatırken kullandığı insani dile tepki duyanlar yer aldı. Bu tepkilerin önemli bir kısmının sadece Aygün'ün açıklamalarına olmadığını bilmem belirtmeme gerek var mı. Bu tepkiler aynı zamanda Aygün'ün kişiliği üzerinden kimliğine yönelikti. İlk grupta yani Aygün'ün söylediklerinden rahatsız olanların çoğunlukla "eski" parantezine alabileceğimiz milletvekilinden parti yöneticisine kadar yelpazedeki kişilerin olması "Eski CHP" refleksinin devamıdır. Bunlara halen parti içindeki gerek milletvekili (Nur Serter gibi) gerekse PM'deki (Metin Feyzioğlu gibi) ulusalcı-milliyetçi cepheden gelen tepkileri de ekleyebiliriz. Bu tepkiler de "Eski CHP" refleksinden farklı olmadı. Bu da, mevcut CHP içinde "Eski CHP"lilerin varlığını gösteriyor. Benzer isimlerin Aygün'ün geçen yıl yaptığı Dersim çıkışına da benzer tepki verdiklerini biliyoruz.
İkincisi gruptakiler ise Aygün'ü destekleyenlerdi. Bu gruptakiler Aygün'ün hem kişiliğine hem de söylediklerine sahip çıkan CHP'lilerdi. Aygün'e sahip çıkanların aynı zamanda Yeni CHP'yi temsil eden yüzler olması önemlidir.
Hüseyin Aygün'ün söylediklerine gerek Genel Başkan gerekse MYK düzeyinde sahip çıkılması ve desteklenmesi "Yeni CHP" açısından önemlidir. Ki, bu destek Aygün'ün serbest bırakıldığında "Yeni CHP'nin milletvekili olmaktan gurur duyduğunu" ifade etmesiyle örtüşüyor. Kısaca Aygün krizinde "Yeni CHP" iyi bir sınav verdi ve iyi yolda olduğunu gösterdi. BDP'nin Meclis içinde kendi varlığını işlevsiz hale getirdiği bir süreçte, CHP'ye daha fazla sorumluluk düşüyor.
CHP bu aşamada, ne olursa olsun hükümetle daha sıkı işbirliği yapmak durumundadır. Başbakan'ın "birlikte" hareket edelim çağrısına cevap vermeli ve başlattığı açılımın içini doldurmalıdır. Çünkü, görünen tablo Türkiye'nin Yeni CHP'ye daha çok ihtiyacı olduğu şeklindedir.
twitter: @murataksoy
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018