Murat BELGE
“Tarihi büyük adamlar yapar” diye özetlenebilecek bir tarih yorumu vardır öteden beri. Tarihçiler arasında buna rağbet eden kalmamıştır ama popüler düzeyde hâlâ taraftarı vardır.
O taraftarlara sormalı, “Evren hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye. Evren bu toplumun tarihini ciddi ölçekte belirledi. Bugün hâlâ onun biçimlendirdiği bir toplumda, onun kurduğu kurumlar arasında yaşıyoruz. Böylece, yukarıdaki mantığı ters yoldan izleyerek, “Ergo: Evren ‘büyük adam’dı” demek gerekir.
Tabii Evren, “büyük” filan değil, tam anlamıyla “sıradan” bir adamdı. Her kahvehanede en az dört beş benzeri çıkacak olduğunu çok önce yazmıştım. Hani vardır ya, “Sallandıracaksın yüz tanesini, bak böyle bir daha yapıyorlar mı” diye konuşan adamlar vardır ya…
Onlar kahvede oturur ve bunları söyler, yanlarında oturanlar başlarını sallar ve onaylar, başkaca bir şey olmaz. Ama Kenan Evren bir kurumun bir üyesiydi ve gene “sıradan”lığı sayesinde –son aşamada birkaç rastlantı sonucu– o kurumun en üst kademesine tırmanmıştı.
O kurum Türkiye’de gerçek gücün sahibi olduğu için, belirli bir konjonktürde, Orgeneral Kenan Evren kendini yalnız geldiği kurumun değil, bütün devletin de tepesinde buldu. Böylece “Sallandıracaksın yüz tanesini, bak bir daha yapıyorlar mı?” ideolojisi iktidara gelmiş oldu.
Bütün bu sıradan insanlar gibi Kenan Evren’in de kendi düşüncelerinin doğruluğundan hiçbir şüphesi yoktu. Geldiği kurumla aynı fikirde olduğuna inanıyordu ve belli ki öyleydi. Öyle olduktan sonra zaten sorun yoktu. O kurum “Şu şöyledir” demişse “Hayır, öyle değildir” demek kimsenin haddine düşmemişti.
Böylece Kenan Evren yollara düştü. Kendi bilgeliğine hayran ola ola, durmadan konuştu. Her şeyin eğrisini doğrusunu millete anlattı.
Zaten onunla aynı fikirde olanların sayısı az değildi. Bir de geldiği kurumun toplumdaki yerinin önemini “müdrik” insanlar vardı; böyle biçimlenmiş bir toplumun herhangi bir parçasına dokunulmasını istemeyenler vardı.
Kenan Evren böyle konuşurken, onu oraya getiren irade birtakım serkeşlikler yapmış olan toplumu cezalandırmak ve bunların “bir daha tekerrür etmesini” önlemek üzere, başta anayasa, bir yığın yasa hazırladı. Yani iş “laf”ta kalmadı, konuşan o zihniyet somut kurumlar kılığına girerek her köşe başını tuttu.
Bütün bunlar olmadan önceki hayat pek mi parlaktı? Hayır, hiç değildi. Ama her zaman, bu durum, öncesinin de pek parlak olmaması, birinin yaptığı olmadık işlerin mazereti, gerekçesi olmuştur. Bu da böyle bir garip diyalektik.
Bu işleri yapanların dünya görüşü “Atatürkçülük”tü. Yirmiler ve otuzlarda bu millet altın çağını yaşamıştı (bunun değerini bilmeyen bazı nankörler aramızda dolaşıyor olsa da); o halde, bütün bu yasalar, kurumlar, bizi o yıllara götürmeliydi. Götürmeliydi de, bazı şeyleri diriltmek, restore etmek tarihin bu çağında mümkün değildi. Sözgelişi, “tek-parti rejimi” yeniden kurulabilir mi? Onun için, sonuç, biraz karma bir şey oldu.
Bunları Kenan Evren mi yaptı? Hayır, onu oraya, oralara getiren yapı yaptı. Bu toplumun tarihî koşulları yaptı. Bütün bunların şekillendirdiği “determinizm” yaptı.
Ama Kenan Evren de bunların hepsinin sözcüsü oldu. Köselesi aşındığı için kapatılamayan bir musluk gibi bunların ne kadar iyi olduğunu hiç durmadan anlattı.
Şimdi “devlet töreni yapılacak mı?” yapılacaksa “kim katılacak?” gibi konuşmalar, tartışmalar var.
Aslında bunların Kenan Evren’in kişiliğiyle, “kendi”siyle ilgisi yok. Taşıdığı rütbelerle ilgili. “Evet, darbeciydi, ama şu kadar yıl devlet başkanıydı. Törensiz nasıl gömeriz?”
Gömemezsiniz. Bu toplumun harcı böyle kırılmış. Devlet başkanlığı ile darbecilik birbirinden kolay kolay ayrılamıyor.
P.S. Evren’le aynı günlerde ölmek dışında herhangi bir yakınlığı olmayan Zeki Alasya kalabalık bir cenaze töreniyle gömüldü. Oraya gidenler Zeki Alasya’yı sevdikleri için gittiler.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025