Mustafa ARMAGAN
Birçok e-postada hep aynı terane: Osmanlı, Anadolu'ya çivi çakmamış. Hiç yatırım yapmamış. Hem "Bursa'nın doğusunda kaç tane Osmanlı eseri var ki, övünelim?" Böyle yazmıyorlar mı, insanın "İnsaf imandandır" sözünü kılıçlaştırası geliyor.
Cumhuriyet kuruldu kurulalı aynı terane. Osmanlı bir tek Bursa ile İstanbul'u ihya etmiş, bakın Edirne'den itibaren Balkanlar'a, her taraf bal dök yala. Oysa Anadolu şehirleri kaderlerine terk edilmiş. Osmanlı Devleti Balkanlar'ı ihya edip dururken, "Anadolu'yu sadece asker ve erzak deposu" olarak kullanmış. Üstelik "Türk milletinin evlatlarını" Avrupa ile savaşacağım diye kırdırmış!
İçerisinde Oryantalist körlükten tutun da bilgi ve zekâ kısırlığına kadar birçok kusuru barındıran bu sığ bakış açısının gençlerimiz arasında neden bu denli rağbet bulduğu ise ayrı bir araştırma konusu.
1930'larda bunları söylemenin belki mazur görülebilecek bir tarafı vardı. Kaynak yoktu, olanlar da harf devriminden dolayı yasaktı. Üstelik ulaşılamıyordu. Arşivler açık değildi vs. Lakin şu kadar milyon eğitimli insanız, bu denli bol yayın ve belge, kütüphane raflarını çökertiyor, belediyelerden valilik ve kaymakamlıklara kadar pek çok kurum kültür envanterleri çıkarmaya gayret ediyor ama 85 yıldır aynı şeyleri tekrar ediyorsak daha temelde bir sorun olmalı diye düşünüyorum. Okuma tembeli desem, okuyanlar, hatta iyi okuyanlar var hamdolsun. Ancak galiba eskilerin deyişiyle 'temyiz kabiliyetimizi' kaybettik, ondandır.
Bakın, çalışan çalışıyor. Yenişehir Kaymakamlığı (Bursa) ne çok kitap neşretmiş. Eski Kaymakam Samet Ercoşkun, kitapları gönderdi de sevindirdi fakiri. Sayesinde Osman Gazi'nin emriyle kurulan bu ilk Osmanlı şehrinin geçmişine acı tatlı bir yolculuğa çıktım.
Geçenlerde Konyalılar elime okkalı bir cilt tutuşturdular. 5 kiloluk bu kitabı, fıtık olma riskini göze alarak taşıyıp masama koyduğumda, hele sayfalarını giderek büyüyen bir aşkla çevirdiğimde, "Keşke" dedim, "diğer şehirlerimiz de Konyalılar kadar sevip sahip çıksalar şehirlerine."
Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve Konya öncülük ediyor bu eserlere. Daha önce Selçuklu Belediyesi bir fotoğraf albümü halinde "Konya'da Osmanlı Dönemi Eserleri" (2005) adlı güzel bir kitap çıkarmıştı. O zamanki başkan Adem Esen kitabı elime tutuşturduktan kısa bir süre sonra Konya ve ilçelerinde 200'e yakın Osmanlı eseri bulunduğunu hayretle öğrenmiştim. Evet, Osmanlı'nın Anadolu'ya tek çivi çakmadığı safsatasına kafasını kaptırmış olanların sadece "Selçuklu şehri" zannettiği Konya ve ilçelerinde -o da tespit edilebilen ve ayakta duran- 200'e yakın eser fotoğraflanmıştı.
İşte Meram'daki muhteşem Kapu Camii 1650 yılında yaptırılmış; yıkılınca 1868'de yeniden inşa edilmiş. Ya Karatay'daki Aziziye Camii'ne ne buyurulur? Annesi Pertevniyal Valide Sultan ile Sultan Abdülaziz'in birlikte yaptırdıkları 1872 tarihli bu muazzam cami de mi kemikleşmiş kanaatlerinizi değiştirmez? Bir sayfada Kadınhanı'ndaki Pınarbaşı Camii'nin 1853 yılında yapıldığı yazılı; başka bir sayfayı çevirince Ereğli'de Rüstem Paşa Hanı'yla burun buruna geliyorsunuz. Akşehir'deki Ticaret Lisesi 1918'de, Hasan Paşa Camii de 4 asır önce, 1510'da yaptırılmış. (Nasreddin Hoca Türbesi'ni son tamir ettirenin de Sultan Abdülhamid olduğunu belirtelim.) Hâlâ 'Osmanlı Anadolu'ya yatırım yapmamıştı' demekte ısrar ediyorsanız, ya Anadolu'yu bilmiyorsunuzdur ya da yatırımın ne demek olduğunu.
Mevlânâ Külliyesi mi dediniz? Bakın bakalım, Mevleviliğe en büyük hizmeti kim etmiş? Onu Konya'dan Hanya'ya, yani Girit adasına kim ulaştırmış? Budapeşte semalarından Kahire sokaklarına kim birer mistik tohum olarak ekmiş? Evet, Mevlânâ ve evlatları Selçuklular zamanında yaşamışlardı, elbette tarikat Karamanoğulları zamanında serpilmişti, ama Mevlevilik tarihteki en görkemli çiçeklenişini Osmanlılar döneminde yaşamıştı. Bir bakıma Mevleviliği Mevlevilik yapan Osmanlılar olmuştu.
Osmanlılığın Mevleviliğin mimarı olduğu gerçeğini Mevlânâ Kül-liyesi'nden somut olarak görmemiz mümkün. Osmanlılardan önce türbe vardı, yeşil kubbesi de vardı. Doğu ve batısındaki kubbelerin Karamanoğulları döneminde eklendiği bilinir. Bir şadırvan ve ufak tefek binalar, o kadar. Bunlar dışında bugün Mevlana Türbesi'nin etrafında ne kadar tarihî yapı varsa Osmanlı eseridir. Bu açık. Mescit, minare, selsebil, semahane, tilavet odası, şadırvan revakları, kütüphane, misafirhane, yemekhane, derviş hücreleri, mutfak (matbah), meydan, şeb-i arus havuzu vs. Bir de külliyenin girişinde II. Selim tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan haşmetli Selimiye Camii'ni sayalım da soluklanalım.
Hâlâ inat edenler varsa Konya'da kollarıma teslim edilen bin sayfalık kitaba [1] eğilsinler ve görsünler Osmanlı'nın bu Selçuklu şehrine yaptığı nice yatırımı. Eğildim ve bilmediğim nice çarpıcı bilgiler edindim.
Mesela Selçuklu ilçesinde 1798 tarihli bir çamaşırhane (yunak) bulunduğunu, dahası, bu halka açık çamaşırhanenin halen hizmet vermeye devam ettiğini öğrendim. Daha neler neler... (Bir de, bunlar ayakta duran yapılar. Yıkılıp kaybolanlar listeye dahil değil.)
Mesela Osmanlı dönemi eseri 100'ün üzerinde çeşme varmış Konya'da. 3 Osmanlı hamamı ile 4 han ve 2 köprü halen ayaktaymış. 14 adet kamu binası halen kullanılmaktaymış. (Bunların içinde Hükümet Konağı, Kız Öğretmen Okulu, Sanat Okulu, Gazi Lisesi, DMO vs. de vardır.) Tren istasyonu ile etrafındaki konutlar da Osmanlı dönemi eserleriymiş. (Konya'ya treni TC getirmedi yani.) Yusuf Ağa Kütüphanesi'ne bakarsanız 1795 tarihli. Envanter'de Osmanlı eserinin olmadığı tek kalem, medreseler oldu. Demek ki, Selçuklu medreseleri yeterliydi, yenisine ihtiyaç duyulmamıştı.
Ancak beni asıl şaşırtan, cami ve mescit sayıları oldu. Envanterden çıkarttığım listeye göre halen Konya merkezde ayakta duran tarihî cami ve mescitlerin sayıları şöyle (Cumhuriyet döneminde yapılanlar hariç):
Osmanlı öncesi döneme ait cami ve mescit: 33 adet. Osmanlı döneminde yapılan cami ve mescit: 61 adet. Yani Osmanlı döneminde yapılanlar, öncekilerin 2 katıdır. Nokta.
Şu kadarını söyleyeyim ki, 'Osmanlı döneminde Anadolu'ya yatırım yapılmadı' teranesine sığınanları o camilerde okunan Kur'an-ı Kerimler ve minarelerden dökülen ezanlar da mı rahatsız etmiyor? ('Çarpmıyor' diyemediğim için böyle dedim.) Bütün bu eserleri hangi yüzle ve hangi hakla inkâr edebiliyorlar?
Hem daha envantere Selçuklu eseri olarak geçen Konevi Camii'ni haraplıktan kurtarıp bugünkü dinçliğine kavuşturan zatın bir Osmanlı padişahı olduğunu söylemedim. Kimdir bu padişah? Hiç düşündünüz mü? Adını söylemeyeceğim ama bir ipucu uzatacağım: Üzerindeki kitabede yazmış ismini. Yine de 'Kim?' diyenlere fısıldayayım: Mevlânâ'nın üzerindeki nefis sanduka örtüsünü kim İstanbul'da işletip oraya hediye etmişse o! Ve biz bu soylu duygulara sahip insanlara Anadolu ve Selçuklu düşmanı muamelesi yapıyoruz. Seyyid Rıza'nın dediği gibi, "Ayıptır, günahtır, cinayettir!"
Kartal Tibet, askerî darbeyi nasıl önledi?
Ünlü oyuncu Kartal Tibet'in, Talât Aydemir'in son darbe girişimini ortaya çıkaran kişi olduğunu biliyor muydunuz? O tarihte Meydan Sahnesi'nin genç oyuncularından biri olan Kartal Tibet, 21 Mayıs 1963 gecesi tankların Ankara caddelerinde dolaştığını görür ve darbeden şüphelenerek nöbetçi amiri Seyfettin Karadağ'a, o da o sırada uyumakta olan 28. Tümen Kurmay Başkanı Ali Elverdi Paşa'ya duyurur. Ali Paşa uykudan kalkıp radyoevine gider. Kendilerinden son derece emin olan darbeciler, Ali Paşa'nın tek başına girdiği radyoevinden yaptığı anonsu duyunca şaşkına dönerler. Anonsta isyanın Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bastırıldığı duyurulmuştur.
Ali Elverdi, "Bu Vatana Kastedenler", İst. 1980, Yeni Asya Yayınları, s. 69. [1] Konya İl Merkezi Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri, Konya Büyükşehir Belediyesi Yayınları, 2012.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- 10 dakikada referandum tarihimiz
16.04.2017 - Ayak öptüren cumhurbaşkanından alın öptüren cumhurbaşkanına
9.02.2017 - Osmanlı hanedanının malları haraç mezat nasıl satıldı?
26.03.2017 - Çanakkale’de Kemalist mitolojinin örttüğü bir yenilgi
19.03.2017 - Sultan Abdülhamid Harf İnkılabı mı yapacaktı?
12.03.2017 - Eğitimde altın fırsat önümüzde duruyor
26.02.2017 - İskilipli Atıf Hoca’yı neden idam ettiler?
5.02.2017 - Kazım Karabekir harf inkılabına nasıl karşı çıkmıştı?
29.01.2017 - “Yeni tarih müfredatı”nda eski hamam eski tas
22.01.2017 - İnönü gazilerimize değil, Yunan harp malullerine 300 lira yardım etmiş!
15.01.2017
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Adem Oğlu
Sayın Engin, bakıyorum da siz pkklilerden daha çok pkklisiniz. hani kraldan çok kralcı derler ya, o hesap yani. Bre gardaşım, apo, pkk, bdp ve avrupapkk dan daha mı çok işin içindesiniz ki masanın taraflarının dengesiz olduğunu söylüyorsunuz? hem sonra masanın etrafındakiler neyi görüşüyor? türkiyenin daha çok demokratikleşmesini değil mi? üstelik demokratikleşmek için pkklilere silah bırakmayın demek ne kadar demokratiklik? yazmaya utanmayacak olsanız bunu demeye getiriyorsunuz. yazık...
mehemmed zaza
türkiyede hic bir sorunun cözülecegine inanmiyorum.cünkü türkiyede halk kendi akliyla hareket etmiyor.bir kac parti akp,chp,mhp,bdp vs.bunlar ne derse herkes kendi partisinin fikirlerini körü körüne destekliyor.biri beyaza beyaz derse digeri sirf muhalif olmak icin beyaza siyah diyor.ne zaman ki türkiyede yasayan insanlar birey olarak dogru ile yanlisi birbirinden ayirmak icin,kendi akillari ile hareket ederler iste o zaman bütün sorunlar cözülür.ama simdilik cok zor.