Mustafa Karaalioğlu
Neredeyse bütün cihan sathında giderek derinleşen problemlerimiz olduğu muhakkaktır. Kabaca iki bölüme ayıralım.
Birincisi ülkenin menfaatlerini temsil eden dış politika problemleridir. PKK, IŞİD, FETÖ içerikli terör sorunundan bölgemizdeki gelişmelere, ABD, Almanya gibi ikili problemlerden NATO ve AB ittifaklarıyla yaşadığımız derin krizlere kadar bir dizi dosya… Eklenen her yeni mesele zaten yönetilmesi, sevk ve idaresi zor olan dosyalardaki mesaimizi zorlaştırıyor.
***
İkincisi de ABD’de görülmekte olan Rıza Sarraf davası ve ilaveten eklenen koruma meselesi. Almanya ile krizdeki polemiğin ortaya çıkardığı antipatiden de bu gruba bir pay düşüyor.
İki grubu toplarsak bir ülke için bu kadar dış politika problemi taşıyabileceğinden fazladır. Problemi yönetmenin en sağlıklı ve mantıklı yolu da ortaya çıkmasına mani olmaktır. Biz bu aşamayı geçirdik, fırsatı yitirdik. Elimizde nenedeyse hepsi birbiriyle bağlantılı bir sorunlar dizisi bulunuyor. Daha vahim olanı ise, ikinci gruptaki sorunların birinci grupta bulunan ana sorunları gölgelemesi ve pazarlık gücümüzü düşürmesidir. Bunu da görelim ve adımlarımızı ona göre atalım.
Çözüm? Elbette çözüm vardır ama bunun için en baştan arkasında duracağımız bir karar vermek zorundayız. Mesela, şu sıralarda kabul gören “Ne yaparlarsa yapsınlar, bildiğimizi yaparız” demek de bir yöntemdir ama içinde bulunduğumuz şartlarda tavsiye edilemez. Nitekim, Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunun farkında olmalı ki hem ABD’deki iki aktüel konuyla (Sarraf ve korumalar) yakından ilgileniyor hem de son demeçlerinden anlaşıldığı üzere Almanya ile ilişkilerde köprüleri atmamaya bir ihtiyat payı bırakıyor.
Çıkarlarımızı koruyan çözüm, bütüncül düşünerek; yani ekonomiyi, güvenliği ve kalıcı ittifakları hesaba katarak dünyanın dilini konuşmaktan geçiyor. Bu yol bizi aynı zamanda görevce avantajlı olduğumuzu varsaydığımız Arap ve İslam dünyası nezdinde de değerli kılmaktadır. Portföyünde ABD ve Avrupa ile iyi ilişkiler bulunan bir Türkiye, İslam dünyası için değerlidir. Aksi değil…
Dolayısıyla, sorunumuz ABD ile olduğunda diplomasinin kurallarına riayet etmek kaçınılmazdır ve sözgelimi “Obama bize düşmandı, hatta FETÖ’cüydü. Neyse ki Trump geldi de rahatladık” kafasından kurtulmamız lazımdır. Nitekim Trump geldi ve YPG, bütün itirazlarımıza rağmen Obama döneminde hayal bile edemediği desteği görmeye başladı. Sarraf davasının savcısı değişmesine rağmen yeni savcı davayı daha da genişletti. Üstüne bir de korumalara karşı dava eklendi. Obama döneminde iyi kötü hiç olmazsa Gülen’in iadesi konuşuluyordu, şimdi bahsi bile açılmıyor.
Sorun ya da konu ne Obama ne de Trump. Beğenmesek de ABD’nin bir hukuk sistemi var ve bu sistem başkanın denetiminden değil kendi yasalarından ve geleneklerinden güç alıyor. Obama ya da Trump arayışlarımız ise neticede bizi o hukuk sistemi karşısında dezavantajlı duruma düşürmekten başka sonuç doğurmuyor.
Erdoğan’ın, Sarraf davası için “pis kokular geliyor” diyerek bu girişimin Türk siyasetini hedef alan yönlerini ima etmesi doğrudur. İlaveten, Sarraf davasının çekirdeğini FETÖ’cü polis ve savcıların bilgilerinin oluşturduğu da gerçektir. Ne var ki bununla mücadele etmenin yolu ne bazılarının önerdiği gibi köprüleri atmaktan geçiyor ne de “Ortada derin bir oyun var, ABD yönetimi FETÖ’nün kumpasına alet oluyor” deyip bu örgüte paye vermekten… Nitekim bu yaklaşım ABD ve Avrupa’dan tek bir FETÖ’cünün iadesini sağlamadığı gibi, 15 Temmuz’daki yerden göğe haklı pozisyonumuzun idrak edilmesini de mümkün kılmadı. Hal böyleyken ısrara hacet yok…
***
Türkiye güçlü ve birçok konuda vazgeçilmez bir ülkedir. Bu sermayeyi diplomasi diliyle masaya sürüp, komplocu jargonu terketmek zorundayız. Dünya bir bileşik kaplar sistemi olduğu için bunu en küçük sorundan en büyüğüne kadar, her dosyada yapmalıyız. Dili değiştirip, özgüvenimizi yansıtalım ve gerçeklerle yüzleşelim. En az hasar bu seçenektedir.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025